Beşiktaş maçlarında yaşananlar Türk dizilerine taş çıkaracak cinsten... Senaryosunu yazsan ‘bu kadar da olmaz’ der insan. Tamamen formanın ağırlığıyla kazanılmış bir Konya maçı sonrası, ligin en deorganize takımlarından Kasımpaşa’ya karşı iyi futbol beklerken, üstelik doğaçlama bir pozisyonla çok erken
ilk golü de bulmuşken işlerin buraya gelmesi... Alternatif bir evrende, Abraham kaçırdığı net pozisyonu kazandırdığı penaltıyı değerlendirip affettirirdi ama burası Beşiktaş... Korkunç berbatlıkta bir şutla penaltıyı kaçırdı. O top gitti, Ersin’in de büyük sakarlığının payıyla tıngır mıngır siyah-beyazlıların ağlarını gol oldu. 2-0’ı yakalayıp ipleri tamamen eline geçirmeyi bekleyen takım, bir anda rakibini işe ortak etti. Hakemin denge eyyamı yapıp Kasımpaşa’ya çaldığı penaltı VAR’dan dönmese hele... Vay ki vay!

İlk yarıda yüzde 68 topla oynayıp sadece sekiz kez rakip ceza alanında topla buluşan Beşiktaş kanıksadığı bir sorunu yaşıyor yine: Oyuna ağırlığını koyamama... Önde baskı zayıf, yardımlaşma yok, savunma uykulu. Orta alandaki pas kalitesi yine yerlerde; nerede Atiba nerede Ndidi... Beşiktaş ikinci bloğunun idman kalitesindeki basit paslarla bile aşılabilmesi ise göründüğünden de büyük bir sorun.

Tüm bunlara karşın kaçan bir penaltı, direkten dönen iki şutu ve kaçan çok net dört pozisyonu vardı Beşiktaş’ın. Ancak unutulmasın; mevcut yönetim-hoca-oyuncu üçgeninden bir başarı çıkması futbolun ruhuna aykırı. Sergen Yalçın, sahada bile olmadığı maçta Rafa Silva’yı medyanın önünde eleştirirken Beşiktaş’ın bırakın şampiyonluğu üst sıralara oynamasını bile bekleyenler varsa, haberler kötü. Eskilerin deyimiyle, bu çocuk okumaz...