Beşiktaş eksilirken çoğaldı, çok daha iyi bir skorla alması gereken maçı bir şekilde kazanmayı başardı.
Rakibinden kalite olarak çok üstün olduğu ilk andan beri belliydi siyah-beyazlıların... Buna karşın Çeklerin katı savunması, pastan çok uzun toplarla oyun kurması temsilcimizi zorladı. Orkun’un Beşiktaş’taki en kötü maçlarından biriydi. Belki de hücumdaki aksamamızın bir nedeni de buydu. Hücum bağlantıları yetersiz kaldı. Sanki Oh ve Cerny takımın kalanından ayrı bir futbol oynuyor gibi... Cerny fizik olarak yetersiz ama doğru koşuyu yapıyor. Oh ise fizik olarak iyi ama bir türlü alan bulamıyor.
Her maçın ayrı bir canı vardır. Hradec Kralove mücadelesini Beşiktaş 2-0 kazanabilecek seviyede oynarken maçın en kötüsü Ouattara yaptı yapacağını. Önce golü yediriyordu. Ardından kendini boş yere attırdı; akıl almaz bir gençlik hatası. Hazır gözükmedi. Konsantrasyonu düşüktü. Fiziksel yetersizlikleri ve taktiksel zafiyeti olduğu intibaı oluşturdu.
Outtara atıldı ama bu Beşiktaş’a bir fırsat verdi. Rakip değişikliklerle hücumu düşündü. Bu da Ndidi ve Olaitan ile geliştirilen kontratağı ve Semih’in golünü getirdi. Şans Beşiktaş’ın yanındaydı. Rövanşta daha iyi bir futbolla alınacak bir galibiyet ve tur, bu maçın vergisi olarak düşünülmeli...
Teşekkürler Nübel!
Son söz olarak Nübel’e değinmek gerek. Rakibin kalitesi net karar vermeye yetmez ama Alman kaleci hep oyunun içinde hep konsantre. Duvar gibi bir adam ama çok atik. Top kendisine gelince hemen boştaki arkadaşını görebiliyor. Midtjylland maçında olduğu gibi skor 0-0 devam ederken yaptığı kurtarışla takımına adeta hayat verdi. Son bölümdeki baskıya da iyi direndi. Doğru yer tuttu. Rakibi adeta cüssesiyle korkuttu. Mohamed Salah transferi olmadı ama onun etkisinde bir transfer olabilir Beşiktaş için Nübel...