Türkiye Kupası’nda iki Anadolu devini görmek tüm futbolseverleri mutlu etmiştir. Trabzonspor da Konyaspor da oyunun hakkını verdi; helal olsun...
Bordo-mavililer paslaşan, oyunu yöneten, boş alanlarda top isteyen bir kimlikteydi ilk yarıda. Futbolun hakkı onlarındı ve golü de buldular. Sağ kanatta ince ince işleyen paslaşmalar sonunda Pina’nın ortası ve Onuachu’nun golü dengeyi erken bozdu. Onuachu, dev gibi bir adam ama kıvrak, asla hantal değil.
Golün her türlüsünü atan usta bir oyuncu. Maç içinde kayboluyor zaman zaman ama başında hep iki savunmacı. Acaba Fenerbahçe’de ya da Beşiktaş’ta forma giyse ligdeki puantaj nasıl olurdu diye düşündürüyor insanı.
Konyaspor ikinci yarıya çok iyi başladı. İlhan Palut’un devre arası dokunuşu onları oyuna döndürmüş belli. Bardhi’nin çapraz uzun topu, Muleka’nın inatçılığı ve şık vuruşuyla eşitlik sayısı geldi. Ardından bir de penaltı... Beşiktaş’ı eleyen Bardhi bu kez direği geçemedi. Konyaspor aleyhine denge bozan bir andı. Bardhi’nin penaltıyı değerlendirdiği senaryoda maç nereye giderdi? Asla bilemeyeceğiz.
Fakat bildiğim bir şey var; Türkiye Kupası, Fatih Tekke’ye çok yakıştı. Üst üste ikinci finali ve sonunda istediğini aldı. Lig boyunca rakiplerine göre en dar kadroya sahip olup bir de sakatlıklardan çok çekmesine rağmen ne şikayet etti ne de başkalarını suçladı. Net bir tablo çizdi, saha içinde de dışında da tam bir liderdi. Trabzonspor genel olarak sempatik bir takımdı bu sezon ama en çok da Fatih Hoca’ya yakıştı. Darısı nicelerine...
Konyaspor taraftarının yabancı madde atma ısrarını anlayamadık. Buna karşın 90 dakika büyük destek, büyük güç verdiler takımlarına. İlhan Palut’a ve onlara geçmiş olsun. İstikrarla devam etmeliler.