Beşiktaş eksikleri olan bir takım ama takım... Detaya inersek sayfalarca yazarız. Fakat görünen o mevcut
takımın son dönemdekine göre önemli bir üstünlüğü var. Önder Özen hoca ile başlayan, onun getirdiği İtaliano ile devam eden bir planı var bu kulübün artık. Şaşırtıcı ama sevindirici.
İki maçta da ikili mücadelelerde Kuzeyli rakibinden eksik kalmadı siyah-beyazlılar... İki maçta da rakibine kırmızı kart aldırdılar. Pozisyon da verdiler ama çok da pozisyon buldular. İyi takımların bir özelliği de şanslı olmalarıdır. Beşiktaş için de böyle. Şans çalışana yardım eder sözünü haklı çıkarırcasına rakibin oyunu ısırdığı bölümde direklerden de destek gördüler. Maçın başındaki pozisyon gol olsa, skor avantajı eşitlense belki de bambaşka bir maç izleyecektik. Neticede işler temsilcimizin istediği gibi gitti.
Siyah-beyazlıların kulübesinde ne istediğini bilen ve bunu gösteren bir teknik adamı var. Ahım şahım bir
kadrosu da yok ama işte, isteyen yapıyor... Kısa süredir çalıştığı oyunculara kendini iyi anlatmış, güvenlerini de kazanmış belli.
Oh başta olmak üzere Orkun, Olaitan, İlhan, Murillo ve Djalo eforlu oynadılar. Kale önünde daha etkili olmalılar, doğru. Buna karşın Beşiktaş’ta iyi oynadı diyebileceğimiz oyuncuların fazlalığı, İtaliano’dan bağımsız düşünülemez bence.
Salih Özcan ise ayrı bir paragrafı hak ediyor. Özellikle ilk bir saatte her yere yetişti, kimin ihtiyacı varsa orada bitti. Uzun zamandır bu kadar uyumlu bir takviye görmedi herhalde Beşiktaşlılar...
Midtjylland engelini aşan ve seribaşı avantajını eline geçiren Beşiktaş mutlaka gruplarda yer almalı. Avrupa Ligi macerası, İtaliano ile eğlenceli olacak. Bunu ıskalamamak lazım.