16 yaşında doktoraya başlamış. İşte dünyanın en yüksek IQ'suna sahip olan kişi
Sosyal medyada dolaşan "dünyanın en zeki insanı" listeleri genellikle 200 puanın üzerindeki rakamlarla süsleniyor. Ama bu sayıların arkasındaki gerçek, göründüğünden çok daha karmaşık.
Zeka sıralamalarında en sık anılan iki kişi var: Avustralyalı-Amerikalı matematikçi Terence Tao ve yazar Marilyn vos Savant.
Tao, 9 yaşında matematiğe olan yatkınlığıyla dikkat çekmiş; henüz ergenlik çağına gelmeden ileri düzey matematik dersleri almış, 16 yaşında Princeton'da doktoraya başlamış ve bugüne dek yüzlerce bilimsel yayına imza atmış bir isim. Tahmini IQ'su 220-230 bandında gösteriliyor.
Vos Savant ise 1980'lerin sonunda Guinness rekoruna 228 puanla girmişti. Kendisi, olasılık teorisindeki ünlü bir bulmacaya (Monty Hall problemi) verdiği yanıtla geniş çevrelerden -aralarında akademisyenlerin de bulunduğu- yoğun tepki toplamış, ancak zamanla haklılığı kanıtlanmıştı.
GUINNESS NEDEN VAZGEÇTİ?
Az bilinen bir detay: Guinness Rekorlar Kitabı, 1990'da IQ rekor kategorisini tamamen listeden çıkardı. Sebep, bu testlerin güvenilir ve bilimsel olarak doğrulanabilir bulunmamasıydı. Yani bugün paylaşılan "rekor" puanların resmi hiçbir geçerliliği kalmadı.
TARTIŞMALI TARİHİ İSİMLER
Geçmişe gidildiğinde, William James Sidis gibi çocukken olağanüstü yetenekler sergilemiş isimlere de 250-300 arası puanlar yakıştırılıyor. Ancak bu rakamlar da tıpkı Einstein'a atfedilen IQ puanı gibi büyük ölçüde efsaneye dayanıyor - çünkü Einstein'ın yaşadığı dönemde modern anlamda bir IQ testi henüz yoktu.
Nörobilim alanındaki araştırmalar, IQ puanlarının sık sık yanlış yorumlandığına dikkat çekiyor.
Öne çıkan noktalar şöyle: 160-200 bandının üzerinde testlerin ölçüm güvenilirliği ciddi b.içimde düşüyor. Puanlar orantısal değil: 130 alan biri, 100 alandan "%30 daha zeki sayılmıyor
Sonuçlar yorgunluk, kaygı ya da teste alışkanlık gibi faktörlerle değişebiliyor; özellikle ergenlik döneminde belirgin dalgalanmalar gözleniyor.
Bugünün psikolojisi artık zekayı tek bir sayıya sığdırmaktan uzaklaşmış durumda. Bunun yerine akışkan/kristalize zeka ayrımı, çoklu zeka kuramı ve duygusal zeka gibi çok boyutlu yaklaşımlar tercih ediliyor.