İLKE ÇITIR / NEFES
Başkentte barınma krizi gün geçtikçe derinleşiyor. Bir yandan otogarın sert banklarında sabahlayan insanlar, diğer yandan ucuz otel odalarına terk edilen emekliler... Ankara Ulus’ta ‘ucuz emekli otelleri’nin gölgesinde kalan bir otel daha var. Adı “Kral Paris Otel”... Burası, Ankara Valiliği tarafından “Kimsesizler Misafirhanesi” olarak tahsis edilen ucuz otellerden yalnızca biri. Ankara’da bu amaçla yılın altı ayı için tutulan Derya ve Bahar isimli iki otel daha bulunuyor. Bu üç otelde yaklaşık 400 kimsesiz erkek barınıyor.

ÇÖZÜM ACIMASIZ
Bu otellerde “yaşlı ve geçimsiz” erkekler tek kişilik odalarda, kalanlar ise iki-üç kişilik odalarda konaklıyor. Günde üç öğün yemek çıkıyor. Akşam 20.00’de Valilik görevlileri tarafından sayım yapılıyor. Sayım saatinde otelde olmayan kişiler uyarı alıyor ve üç uyarının ardından kapı dışarı ediliyor.
Yaklaşık 400 erkeğe barınak olan bu otellerde kalanların çoğu 60 yaş üzeri ve engelli. Ancak, barınma krizine üretilen “çözüm” acımasız. Oteller yalnızca kış ayları için kimsesizlere açık tutuluyor. Baharın gelişiyle ise çaresiz insanlar kendi kaderlerine terk ediliyor. 17 gün sonra sözleşme sona erecek ve bu 400 kimsesiz yine sokağa atılacak. Görülüyor ki, devlet kimsesizlere “kimse” olamamış… Valilik, Ankara’nın dondurucu soğuğu için bu çözümü üretmesine karşılık baharın gelmesiyle kimsesizler kendi kaderlerine terk ediliyor. Böylece, mayıs ayından kasıma kadar kimsesizlere sokaklar, parklar yeniden “barınak” haline geliyor. Her bahar aynı döngü: Kış bitti, artık gidebilirsiniz…
Bu otellerde konaklayan çoğu kişi 60 yaş üzeri ve engelli. Çeşitli “sebeplerle” toplumdan dışlanmış ve işsiz kalmış bu insanların bütün hayatı bir yatağa ve bir tas yemeğe hasret geçiyor. Çoğunun hiçbir gelir kaynağı yok. Engelli olanlar ayda 5 bin ile 7 bin arası aylık alıyor. Geriye kalanlar ise Valilik tarafından bu otellerde konaklayan kimsesizlere iki ayda bir verilen “750 lirayı” dört gözle bekliyor. NEFES, ‘Kimsesizler Misafirhaneleri’nin nabzını tutmak için Ulus’a gitti. Kış aylarında ‘Kral Paris Otel’de konaklayan kimsesizler, kara kara otelden çıkartılacakları 17 gün sonrasını düşünüyor.
Bir köpeğin kulübesine özeniyorum
Yusuf Atakan, 57 yaşında. O da yüzde 46 engelli. Atakan, beş yıldır kış aylarında bu otellerde konaklıyor. Atakan, “5 bin 103 lira engelli aylığı alıyorum. Misafirhane kapanınca günlüğü 200 lira olan Ulus’taki otelde konaklayacağım. Param olmadığı için ancak iki ay kalabileceğim. Otelin hali beter, banyo dahi yok. Kalan dört ay sokakta, parkta yaşayacağım. Karnımı aşevlerinde doyuracağım” dedi. Bir evin hayaliyle yaşayan Atakan, “Bir umut TOKİ’nin engelli kontenjanından ev çekilişine katılmıştım ama bana çıkmadı. Devlet kışın ölmeyelim diye bize otel tahsis ediyor. Yaz geldiğinde sokak köpeği gibi dışarı atılıyoruz. Ben bir köpeğin kulübesine özeniyorum” ifadelerini kullandı. ‘Kimsesizler Misafirhaneleri’nin yıl boyunca devam etmesi gerektiğini söyleyen Atakan, “Yetkiliye gidip ‘Yazın bizi sokağa atmayın, biz çaresiz insanlarız’ dedim. Bana ‘devletin gücü buna yetiyor’ oldu. Bizi görmüyorlar” diye konuştu.
Yüzde 86 engelliyim sokakta ne yaparım?
Mirze Mehmet Uçar 66 yaşında, yüzde 86 engelli. Herhangi bir işte çalışabilecek durumda olmayan Uçar’ın gidecek bir yeri de yok. Uçar, ayda aldığı 7 bin 655 lira engelli aylığıyla yaşamaya çalışıyor. Uçar, “Otelde konakladığım altı ayda 40 bin lira para biriktirdim. Hayalim bir gecekondu kiralamak. Engelli olduğum için ihtiyaçlarımı karşılayamıyorum. Ailem bana sahip çıkmıyor. 17 gün sonra bu otelden çıkınca ne yaparım ben? Bir eve yerleşsem de bana bakacak birine ihtiyacım var ama bakıcı tutacak param yok. Tek gelirim engelli aylığım. Ben ne yiyip, içeceğim? Misafirhanede kaldığım altı aya şükrediyorum ama bundan sonrası peki? Sokakta bir başıma ne yaparım ben?” diye konuştu.

2 ayda bir aldığım 750 lirayla yaşıyorum

Ali Şener, 60 yaşında. Çobanlık yapan Şener, 12 sene önce memleketi Yozgat’tan iş bulma umuduyla Başkente geldi. Ancak, şansı yaver gitmedi. 12 senedir Kimsesizler Misafirhanesi’nde kalıyor. Şener, “Ailem olmadı, evlatlık olarak yetiştim. Hiçbir gelirim yok. Yaşım 60 kimse bana ne iş ne de ev veriyor. Valiliğin iki ayda bir verdiği 750 lirayla yaşamaya çalışıyorum. Bu parayla çay bile içemiyorum. Boya sandığım aldım, iki hafta oldu çay parası bile kazanamadım. Misafirhane kapanınca Polatlı’ya çobanlık yapmaya gideceğim. Orada konteynerde kalacağım” ifadelerini kullandı.