CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 2 Mart’ta partisinin iktidar manifestosunu kamuoyuna duyuracaklarını açıkladı. CHP lideri Özel, İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ve İl Başkanı Özgür Çelik ile gazetemiz NEFES’i ziyaret etti. Özel, NEFES Yönetim Kurulu Başkanımız İsmail Yılmaz, NEFES Genel Yayın Yönetmenimiz Mustafa Cesur, Yayın Koordinatörümüz Şahin Bayar, Yazı İşleri Müdürlerimiz Pervin Sümer ve Sibel Akmen, yazarımız Aytunç Erkin, nefes.com.tr Genel Yayın Yönetmeni İsmail Şahin ile bir araya geldi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan ve partisinin çalışmalarını anlatan Özel, şu mesajları verdi:
GÖRÜŞME İZNİ: Ekrem Başkan’la, hemen her hafta görüşüyoruz. Bu hafta görüşemedik, benim başvurum yoktu. Ancak başvuru yapanlara da izin çıkmamış. Bir bakacağız, görev değişikliği, şu bu… Bu işin 2-3 gün mazereti olur. Ama Ekrem Başkan’la görüşmeye izin vermiyorlarsa, tepelerine bineriz tabii, yapacak bir şey yok. O izni verecek, vermeme gibi bir durumu yok. Hatırlarsınız Ahmet Özer’e de 20 gün izin çıkmadı, sonra biz sertleşince izni vermeye başladılar. Çok erken tepki göstermek istemiyoruz, kötü niyet varsa gereğini yapacağız.
MİTİNGLER: Önümüzdeki süreçte İstanbul’un üç seçim bölgesinde mitingler düzenlenecek. 3’üncü bölge operasyon olan bir ilçe olabilir. 2’nci bölge Eyüpsultan, 1’inci bölge Kadıköy veya Üsküdar olabilir. 19 Mart’ta Saraçhane’de miting olacak.
AKP’NİN STRATEJİSİ: AK Parti’nin eskiden bir stratejik aklı vardı, beğen beğenme. Şu anda stratejik akılla yönetilmeyi bıraktı. Kararları kim alıyor, hangi hissiyatla alıyor? Bu kadar göz göre göre yanlış yapmamaları lazım. Siyasi strateji hatası yapıyorlar.
İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜ: Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) açtık. Parti okulunu parti bünyesine aldık. Bir yerde büyük direniş veriyoruz, bir yandan da petekteki arılar gibi parti programına, hükümet programına ve seçim vaatlerine çalışan 130 kişi Çevre Sokak’ta çalışıyor. Ben 15 günde bir CAO’ya başkanlık ediyorum. Bunu ilk kez burada açıklıyorum. 2 Mart’ta 350 kişilik kadroyu, bir fotoğrafı Türkiye’nin önüne koyacağız. Öne çıkan 20 vaadimizi, bu ülkenin sorunlarına kalıcı çözümleri nasıl üreteceğimizi anlatan bir sunumla Türkiye’nin karşısına çıkacağız. 2 Mart’ta 20 vaat için bir start, bir başlangıç olacak. Temel vatandaşlık geliri de olacak sürpriz şeyler de olacak. Taklit edilmesini istemediklerimizi seçim döneminde anlatacağız. Okulda mutlaka 3 kap sıcak yemek vaadini, bütün herkesin duyması gerekir. 9 Mart’ta da Ekrem İmamoğlu iddianamenin karşısına dikilecek. Dünya siyaset tarihinin en büyük seçim kampanyasındayız. 338’inci gündeyiz. “Gerekirse 1000 günlük kampanya yaparız” demiştik. Daha üçte biri bitti üçte ikisi duruyor. Geçen sürenin iki katı geçtiğinde, AK Parti’den kurtulmuş olacağız. 14 Aralık 2027 tarihinde ya iktidarda ya da iktidara yürüyüşümüzün bininci gününde olacağım.
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ: Bu iktidarla bir anayasa yapmaya niyetimiz yok. Ama anayasa değişikliği diye neyi getirecekler, gerçek niyetleri ne bunları görmek lazım. Bizi dışarıda bırakacağı bir sürece liderlik etmesini kabul etmem.

1 Mart tezkeresini unutmayalım
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ABD’nin İran’a yönelik tehditleri ve giderek öne çıkan savaş ihtimalini değerlendirirken, 1 Mart 2003’te Irak krizi sırasında Meclis’te reddedilen “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması”na ilişkin hükümet tezkeresini hatırlattı ve şunları kaydetti:
- Süreç komisyonu ve CHP üzerine düşeni yaptı. İş; İran, Suriye ve Irak’ta neler olacağı ile ilgili. 1 Mart tezkeresini unutmamak lazım.
1 Mart’ta, karşımızda, o günün Amerikan yönetimine “Askerinizi Doğu ve Güneydoğu’da konuşlandırıp Kuzey Irak’ı işgal edebilirsiniz. Yeter ki benim önümü açın, beni meşru görün” dedi. Partisinin başında ama henüz başbakan değilken Amerika’ya 1 Mart tezkeresini taahhüt etmiş birinden, Erdoğan’dan bahsediyoruz.
- Maalesef bizim ülkenin başında da ABD ile o pazarlığı geçmişte yapmış birisi var. Ve o pazarlığı yaptıklarından çok daha gözü kara bir Trump var. O yüzden “İç cepheyi güçlendirelim” diyor ya Bahçeli, evet iç cepheyi kuvvetli tutmakta ben varım ama Erdoğan’a karşı müteyakkız da olmak lazım. Erdoğan Irak’taki pazarlığın benzerini ABD ile yaparsa, burada Bahçeli’nin tutumu da çok belirleyici olacak. Şimdi kendi siyasi geleceği açısından İran üzerinden pazarlık konusu yaptığında Erdoğan’ı mı düşüneceğiz, Türkiye’yi mi düşüneceğiz? Trump’la Erdoğan İran işgalinde anlaştıysa, Türkiye için de yeniden bir asker postalı tehlikesi varsa, iç cepheyi güçlendireceğiz diye Amerikan postalına, Erdoğan’a destek verecek halimiz yok.

O faturayı Erdoğan’a ödetmeden, yeni aday çıkarmak doğru değil
CHP lideri Özgür Özel, partisinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının devam ettiğini belirterek şunları kaydetti:
- Ekrem İmamoğlu’nun hapiste olması ve aday olamaması bir maliyettir. Rakibinden korkan korkağa, maliyettir. Bu maliyeti ortadan kaldırmamak lazım. Benim “A, B, C, Z planım İmamoğlu” dememin sebebi bu. İçeride de olsa adayımız Ekrem Başkandır, yeter ki diploması dönsün. Önce bunu yaptırmadığını görelim.
- Anadolu seçmeninin, rakibinden korkana keseceği faturayı görelim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimi iptal edilince, Fatih’te rutin esnaf ziyareti yaptım. Bir dükkâna girdim. İçerdeki çember sakallı amca gülümsedi. Tam konuya gireceğim “bu yenisi, bu da eskisi” diyerek eşit kollu terazileri gösterdi bu hacı amca. “Burada 40 sene bulgur tarttım, fasulye tarttım. Dengeye geldi mi bir avuç daha atarım, müşteriye hak geçmesin diye. Ben 30 senedir Tayyip Bey’e oy veriyorum. Kimi derse ona vermeye devam edeceğim. Ama bu seferlik Ekrem’e vereceğim. Çünkü hak geçti oğlum. Ben kul hakkı yemem” dedi. Tekrar eden seçimde 13 bin farkı 806 bine çıkaran şey Anadolu irfanı denilen şey. Bir görsün hacı amca İmamoğlu’nun aday olmamasını, bakalım faturayı nasıl kesecek. Ekrem başkanın aday olamamasının faturasını Erdoğan’a ödetmeden yeni bir aday çıkartmak doğru değil.

Ailemi özlüyorum
En çok ne dinliyor? Sanılanın aksine klasik müzik dinlerim. En çok dinlediğim Autobahn Classics var. Ankara’daysam Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası dinlerim. Bu ilginin nedeni de yatılı okulda, evci izniniz yoksa çarşı iznine çıkarsınız. Çarşı izni de şarta bağlıydı. Cuma akşamı tiyatroya gideceksin. Pazar da klasik müzik konseri izleyeceksin. O gün bugündür, klasik müzik dinlerim. Ama Grup Yorum da, Zülfü Livaneli de severim.
En çok neyi özlüyor? Ailemi özlüyorum… Annem, babam ve eşim Manisa’da. Kızım İstanbul’da. 19 Mart’tan önce daha düzenli spor yapıyordum şimdi aksıyor. Yatılı okul arkadaşlarımla king oynardık, onu da oynayamıyoruz.
En son gittiği konser: Mehmet Ünal’ın Kozmik Senfoni konseri
Başucu kitabı: Tanıl Bora
(Cereyanlar)
En son okuduğu kitap: Altan Öymen (Bir Dönem Bir Çocuk), Ataol Behramoğlu (Yarım Yüzyıldan Şiirler)
En çok etkilendiği kitap: Heinrich Geiselberger (Büyük Gerileme)