2008 küresel finans krizinde ABD mortgage piyasasına karşı yaptığı zamanlaması güçlü işlemlerle dikkat çeken hedge fon yöneticisi Lee Robinson, piyasalarda yeni bir kırılganlık alanına işaret ederek yeni bir pozisyon aldı.

Londra merkezli Altana Wealth’in kurucusu ve yatırım direktörü Robinson’a göre, 1,8 trilyon dolarlık özel kredi piyasasında biriken riskler henüz tam olarak fiyatlanmış değil. Ancak Robinson bu kez doğrudan özel kredi piyasasına karşı pozisyon almak yerine, bu piyasanın en büyük destekçilerinden olan sigorta şirketlerini hedef aldı.

Robinson, Lincoln National, MetLife ve Berkshire Hathaway gibi şirketlere karşı kredi temerrüt takasları (CDS) yoluyla aşağı yönlü (short) pozisyonlarını artırıyor. Kredi temerrüt takasları, yatırımcıların bir şirketin borcunu ödeyememe riskine karşı korunmak için kullandığı türev araçlar olarak biliniyor.

ÖZEL KREDİ RİSKİNE DOLAYLI BAHİS

Robinson’un yaklaşımı, özel kredi piyasasında olası bir bozulmanın sigorta şirketlerinin bilançoları üzerinde yaratabileceği ikinci dalga etkiye dayanıyor.

Ona göre sigorta şirketleri varoluşsal bir krizle karşı karşıya değil. Ancak piyasalar, özel kredi portföylerinde yaşanabilecek değer düşüşleri ve zarar yazma risklerini yeterince fiyatlamıyor.

Özel kredi varlıkları özellikle hayat sigortası şirketlerinin portföylerinde son yıllarda daha büyük yer tutmaya başladı. Robinson’a göre bu varlıklar birçok büyük şirketin toplam yatırımları içinde hâlâ sınırlı paya sahip olsa da, riskler göz ardı edilemeyecek seviyede.

Robinson, “Ağustos 2008’de volatilitenin nasıl bu kadar düşük kalabildiğini anlamaya çalışıyorduk. Şimdi biraz o dönemi andırıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Robinson’a göre piyasada zincirleme etki yaratmak için tek bir sorunlu sigorta şirketi yeterli olabilir.

SİGORTA ŞİRKETLERİNDE CDS HAREKETLİLİĞİ ARTTI

Ancak bu tür işlemleri piyasada tek yapan yatırımcı Robinson değil. Bazı risk fonların da sigorta şirketlerinin kredi temerrüt takaslarına yöneldiği, JPMorgan ve Goldman Sachs gibi Wall Street kurumlarının da müşterilerden gelen talebe yanıt olarak bu alandaki risklere karşı koruma sağlayan ürünler üzerinde çalıştığı belirtiliyor.

ABD’li sigorta şirketlerine yönelik CDS pozisyonlarının net nominal büyüklüğü, geçen yıl sonunda 4,9 milyar doların altındayken 22 Mayıs itibarıyla 5,5 milyar dolara yükseldi.

Bu kontratlarda işlem hacimleri de artarken, sigorta şirketlerinin temerrüt riskine karşı koruma satın alma maliyeti yükselmeye başladı. Ancak bu artışın, olası risklere kıyasla hâlâ sınırlı olduğu belirtiliyor.

SİGORTACILARIN ÖZEL KREDİ MARUZİYETİ BÜYÜDÜ

Sigorta şirketlerinin özel kredi piyasasıyla bağı son 10 yılda güçlenmişti. Düşük faiz döneminde getiri arayışı ve portföy çeşitlendirme ihtiyacı, varlık yöneticilerini ve sigortacıları daha fazla özel krediye yönlendirdi.

Moody’s Ratings’in analizine göre, ABD hayat sigortası sektörünün 4 trilyon dolarlık sabit getirili varlıklarının beşte biri 2025 sonunda likit olmayan varlıklara ayrıldı. Bu varlıkların büyük bölümünü özel kredi oluşturdu. Bir yıl önce bu oran yüzde 18 seviyesindeydi.

Chicago Fed araştırmacıları da sigortacıların özel kredi ekosistemiyle giderek daha iç içe geçtiğine dikkat çekti. Bu eğilim özellikle özel sermaye kolları bulunan büyük varlık yönetimi şirketlerine ait hayat sigortacılarında daha belirgin hale geldi.

Buna karşın Avrupa Merkez Bankası da özel kredi kaynaklı potansiyel zararların sigorta şirketlerini bankalardan daha fazla etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Moody’s analistleri de özellikle orta ölçekli şirketlere verilen doğrudan kredilerde risklerin belirginleştiğine dikkat çekti. Analistlere göre zayıflayan kredi kalitesi ve borçlular üzerindeki artan stres, özel kredi piyasasında yeni kırılganlıklar yaratıyor.