Osmanlı padişahları hakkında duymadığınız 36 ilginç gerçek. Kimi marangoz kimi bestekârdı
Osmanlı padişahları tarih boyunca daha çok savaşları, fetihleri ve devlet yönetimindeki kararlarıyla tanındı. Ancak 36 hükümdarın hayatına daha yakından bakıldığında tablo oldukça farklılaşıyor. Padişahların bir bölümü şiir yazıyor, bazıları hat sanatıyla ilgileniyor, kimileri kuyumculuk veya marangozluk yapıyor, bazıları ise müzik aletleri çalıyordu. İşte Osmanlı tahtında bulunan 36 padişahın az bilinen yönleri...
Osmanlı padişahları denildiğinde akla çoğunlukla savaşlar ve fetihler geliyor. Oysa 36 hükümdarın hayatı incelendiğinde marangozluktan kuyumculuğa, şiirden musikîye ve hat sanatına kadar birbirinden şaşırtıcı ilgi alanları ortaya çıkıyor.
36 padişahın hayatına birlikte bakıldığında Osmanlı tahtında bulunan hükümdarların yalnızca savaş ve devlet yönetimiyle ilgilenmediği görülüyor. Kimi şiir yazıyor, kimi hat sanatıyla uğraşıyor, kimi kuyumculuk yapıyor, kimi marangozlukla vakit geçiriyor, kimi ise musikî alanında eserler veriyordu. Bu çeşitlilik, padişahların saray hayatının kişisel meraklar ve sanat faaliyetleri bakımından da oldukça zengin olduğunu gösteriyor.
İşte Osmanlı tahtında bulunan 36 padişahın az bilinen yönleri...
1. OSMAN GAZİ: GİYİMİNİ İHTİYAÇ SAHİPLERİNE VERİRDİ
Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi, yalnızca savaşçılığı ve devlet kuruculuğuyla öne çıkmadı. Kaynaklarda cömertliği ve sade yaşamıyla da anılır. Üzerindeki kıyafetleri beğenen veya ihtiyacı bulunan kişilere verdiği aktarılır. Her ikindi vakti evinde bulunanlara yemek ikram ettiği de belirtilir. Ata binme, kılıç kullanma ve savaşçılık konusunda başarılıydı. Bu yönleri, Osman Gazi'nin hükümdarlık anlayışının yalnızca askerî mücadelelerden ibaret olmadığını gösterir.
2. ORHAN GAZİ: HALKIN ARASINA KARIŞMAYI SEVERDİ
Osman Gazi'nin oğlu Orhan Gazi, uzun süren hükümdarlığı boyunca devletin kurumsallaşmasında önemli rol oynadı. Bunun yanında halkla yakın ilişki kurduğu aktarılır. Hâkimiyeti altındaki yerleşimleri dolaştığı, insanların durumunu yakından görmek istediği ve zaman zaman halkın arasına karıştığı belirtilir. Dönemin kaynaklarında sakin, merhametli ve adaletli kişiliğiyle öne çıkar. Bu nedenle Orhan Gazi'nin kişiliği, sert savaş koşullarının yanında sosyal yönü güçlü bir hükümdar portresi de ortaya koyar.
3. I. MURAD: ÖZEL KÜTÜPHANESİ BULUNAN İLK PADİŞAH OLARAK ANILIR
Sultan I. Murad, Osmanlı'nın Balkanlar'daki ilerleyişinde önemli bir rol üstlendi. Ancak onun farklı yönlerinden biri kitaplara duyduğu ilgiydi. Bazı tarih anlatımlarında I. Murad, kendisine ait özel kütüphanesi bilinen ilk Osmanlı padişahı olarak gösterilir. Avcılığa da meraklı olduğu aktarılır. Hükümdarlığı döneminde askerî başarıların yanı sıra devlet teşkilatının gelişmesi hız kazandı. Böylece I. Murad'ın savaşçı kimliğinin yanında okumaya ve bilgiye değer veren bir hükümdar olduğu da görülür.
4. YILDIRIM BAYEZİD: HIZLI KARARLARIYLA ÖNE ÇIKTI
Yıldırım Bayezid, Osmanlı tarihinin en hareketli hükümdarlarından biri olarak bilinir. Lakabını savaşlardaki hızlı hareketlerinden aldığı kabul edilir. At binme, avcılık ve askerî faaliyetlere büyük ilgi gösterirdi. Merkezi otoriteyi güçlendirmeye çalışırken Anadolu'daki siyasi birliği sağlama yönünde önemli adımlar attı. Onun döneminde Osmanlı'nın askerî gücü hızla büyüdü. Ancak Ankara Savaşı'ndaki yenilgi sonrasında yaşanan Fetret Devri, Yıldırım Bayezid'in hayatındaki en büyük kırılmalardan biri oldu.
5. I. MEHMED: YAY VE KİRİŞ YAPIMINI ÖĞRENDİ
Çelebi Mehmed olarak da bilinen Sultan I. Mehmed, Fetret Devri'nin ardından Osmanlı Devleti'ni yeniden toparlayan hükümdar oldu. Onun dikkat çeken kişisel özelliklerinden biri yay ve kiriş yapımına duyduğu ilgiydi. Gençliğinde kirişçilik öğrendiği ve güçlü yayları kullanabildiği aktarılır. Güreşe ve avcılığa da meraklıydı. Çok sayıda savaşa katılan padişah, Osmanlı'nın parçalanma tehlikesinden kurtarılmasında önemli rol oynadı. Bu nedenle tarihçiler tarafından devletin ikinci kurucusu olarak da değerlendirilir.
6. II. MURAD: ŞİİR VE MUSİKİYLE YAKINDAN İLGİLENDİ
Sultan II. Murad, Osmanlı hükümdarları arasında sanat ve edebiyata verdiği önemle dikkat çekti. Şiire ve musikîye ilgi duyduğu, sanatçıları desteklediği bilinir. Güzel konuşması ve kültür çevreleriyle ilişkisi de kaynaklarda yer alır. II. Murad'ın en sıra dışı kararlarından biri ise tahtı kendi isteğiyle oğlu Mehmed'e bırakmasıydı. Daha sonra yeniden hükümdar olmak zorunda kaldı. Böylece hem savaşçı hem de sanatsever bir padişah kimliği taşıdı.
7. FATİH SULTAN MEHMED: SANATÇILARI SARAYDA TOPLADI
Fatih Sultan Mehmed yalnızca İstanbul'u fetheden hükümdar olarak değerlendirilmemeli. Çok yönlü bir eğitim alan Fatih, farklı dilleri ve kültürleri öğrenmeye önem verdi. Şiir yazdı ve “Avni” mahlasıyla eserler kaleme aldı. Bilim insanlarını, sanatçıları ve düşünürleri çevresinde topladı. Resim sanatına da ilgi gösterdi ve İtalyan ressam Gentile Bellini'yi İstanbul'a davet ettirdi. Bu yaklaşım, Fatih'in askerî başarılarının yanında entelektüel dünyaya da ciddi önem verdiğini gösterir.
8. II. BAYEZİD: HATTAT VE BESTEKÂRDI
II. Bayezid, Osmanlı tarihinde sanata yakınlığıyla öne çıkan hükümdarlardan biridir. Şehzadelik döneminden itibaren hat ve tezhip sanatlarıyla ilgilendiği aktarılır. Aynı zamanda musikîye meraklıydı ve besteler yaptığı belirtilir. Okçuluk konusunda da yetenekli olduğu kaynaklarda yer alır. Onun döneminde ilim insanlarına ve sanat çevrelerine verilen destek devam etti. Bu nedenle II. Bayezid, savaşçı hükümdar imajının yanında hat, şiir ve musikîyle ilgilenen bir padişah olarak da hatırlanır.
9. YAVUZ SULTAN SELİM: KUYUMCULUKLA UĞRAŞTI
Yavuz Sultan Selim, kısa süren hükümdarlığına rağmen Osmanlı'nın siyasi ve askerî gücünü büyük ölçüde artırdı. Sert mizacıyla tanınan padişahın kitaplara da büyük ilgi duyduğu aktarılır. Çok okuduğu ve geceleri uzun saatler boyunca kitaplarla ilgilendiği rivayet edilir. Kuyumculuk yaptığı, özellikle altın işlemeciliğine merak duyduğu belirtilir. Okçuluk, güreş, binicilik ve avcılık da ilgi alanları arasındaydı. Böylece Yavuz'un yalnızca savaş meydanlarıyla sınırlı bir yaşamı olmadığı görülür.
10. KANUNÎ SULTAN SÜLEYMAN: ŞAİRLİĞİYLE DE TANINDI
Kanunî Sultan Süleyman, Osmanlı tahtında en uzun süre kalan hükümdarlardan biri olmasının yanında güçlü bir edebiyatçıydı. “Muhibbî” mahlasıyla şiirler yazdı. Divan edebiyatının en fazla gazel yazan şairlerinden biri olarak kabul edilir. Kuyumculuk ve mücevher işlemeciliğine de ilgi gösterdiği aktarılır. Hat sanatı, musikî ve çeşitli el sanatlarıyla ilgilendiği belirtilir. Dolayısıyla Kanunî'nin hayatında savaş ve devlet yönetimi kadar şiir, sanat ve zanaatın da önemli bir yeri bulunuyordu.
11. II. SELİM: ŞİİR VE SANATA DEĞER VERDİ
II. Selim, Osmanlı tarihinde İstanbul'a yakınlığı ve Edirne'deki yaşamıyla da hatırlanan hükümdarlardan biridir. Şiirle ilgilendiği ve “Selimî” mahlasıyla şiirler yazdığı bilinir. Döneminde sanat ve mimari alanındaki çalışmalar da devam etti. Özellikle Mimar Sinan'ın önemli eserlerinden Selimiye Camii'nin temelleri onun saltanatı döneminde atıldı. II. Selim'in hükümdarlığı askerî seferlerden çok saray hayatı ve kültürel gelişmelerle de ilişkilendirilen bir dönem oldu.
12. III. MURAD: SAATLERE ÖZEL İLGİ DUYDU
III. Murad döneminde Osmanlı Devleti sınırlarını genişletmeye devam etti. Padişahın kişisel merakları arasında saatlerin önemli bir yer tuttuğu aktarılır. Aynı zamanda şiire ilgi gösterdi ve edebiyatla yakından ilgilendi. Çok sayıda çocuğunun olduğu tarih kaynaklarında yer alır. Devlet yönetiminde saray çevresinin etkisinin arttığı dönemde yaşayan III. Murad, kişisel olarak sanat ve edebiyata yakınlığıyla da dikkat çekti. Saat merakı ise onun daha az bilinen özelliklerinden biri olarak öne çıkar.
13. III. MEHMED: SAKİN VE NAZİK KİŞİLİĞİYLE ANILDI
Sultan III. Mehmed, Osmanlı'nın sancak tecrübesi yaşayan son padişahı olarak bilinir. Kaynaklarda sakin, nazik ve ölçülü bir karaktere sahip olduğu belirtilir. Şehzadelik yıllarının ardından tahta çıktığında annesi Safiye Sultan'ın saray siyaseti üzerindeki etkisi dikkat çekti. III. Mehmed'in döneminin en önemli olaylarından biri Haçova Savaşı oldu. Padişahın kişiliği, sert askerî dönemlere rağmen sakin mizacı ve ailesine bağlılığı üzerinden de anlatılır.
14. I. AHMED: ŞİİR YAZDI VE HAT SANATIYLA İLGİLENDİ
Sultan I. Ahmed, Osmanlı tarihinin önemli hükümdarlarından biri olmasının yanı sıra sanatla ilgilenen padişahlar arasında yer aldı. Şiirler yazdığı ve “Bahtî” mahlasını kullandığı bilinir. Hat sanatına da ilgi gösterdi. Onun döneminde İstanbul'un simge yapılarından Sultanahmet Camii inşa edildi. Genç yaşta tahta çıkan I. Ahmed'in hayatı, siyaset ve saray mücadeleleri kadar edebiyat ve mimariyle de bağlantılıdır. Özellikle şiirleri onun sanata olan ilgisini açıkça gösterir.
15. I. MUSTAFA: TAHTA İKİ KEZ ÇIKTI
Sultan I. Mustafa, Osmanlı tarihindeki sıra dışı saltanat süreçlerinden biriyle öne çıkar. İki farklı dönemde tahta çıktı ve hükümdarlıkları arasında II. Osman'ın saltanatı bulundu. Uzun süre sarayda kapalı bir yaşam sürmesi, onun kişiliği hakkında farklı tarihî değerlendirmelerin yapılmasına yol açtı. Yönetimde istikrarsızlığın yaşandığı dönemlerden birinde padişah olan I. Mustafa, klasik anlamda sanat veya zanaat merakından çok sıra dışı taht hikâyesiyle Osmanlı tarihinin dikkat çekici isimleri arasında yer alır.
16. II. OSMAN: YENİLİK ARAYIŞLARIYLA DİKKAT ÇEKTİ
Genç Osman olarak bilinen II. Osman, henüz genç yaşta tahta çıktı ve devlet düzeninde değişiklik yapmayı amaçladı. Yeniçeri Ocağı'nın yapısını değiştirme düşüncesi, onun dönemindeki en tartışmalı girişimlerden biri oldu. Arapça ve Farsça öğrenmeye önem verdiği, şiirle ilgilendiği ve “Farisi” mahlasıyla şiirler kaleme aldığı aktarılır. Genç yaşta öldürülmesi nedeniyle tasarladığı yeniliklerin büyük bölümü uygulanamadı. Kısa hayatına rağmen Osmanlı tarihinde derin iz bıraktı.
17. IV. MURAD: SATRANÇ VE DAMA OYNARDI
IV. Murad, sert yönetim anlayışı ve fiziksel gücüyle tanınan padişahlardan biridir. Ancak özel yaşamına bakıldığında farklı bir yönü daha ortaya çıkar. Satranç ve dama oyunlarını iyi bildiği aktarılır. Aynı zamanda çok iyi bir binici olduğu ve hareket hâlindeki atlar arasında atlayabilecek kadar yetenekli olduğu rivayet edilir. Okçuluk ve silah kullanma konusunda da başarılıydı. Böylece sert hükümdar imajının yanında oyunlara, biniciliğe ve fiziksel becerilere meraklı bir kişiliğe sahipti.
18. I. İBRAHİM: FARKLI NESNELERE MERAKLIYDI
Sultan I. İbrahim, Osmanlı tarihinin en tartışmalı padişahlarından biri olarak bilinir. Hükümdarlığı sırasında ruhsal durumuyla ilgili farklı tarihî değerlendirmeler yapılmıştır. Deniz kaplumbağası kabuklarından tesbih ve çeşitli aksesuarlar yaptırdığına ilişkin anlatımlar bulunur. Kürk ve amber gibi ürünlere özel ilgi gösterdiği de kaynaklarda aktarılır. Ancak I. İbrahim hakkında anlatılan bazı ayrıntılar dönem kaynakları ve sonraki tarih anlatımları arasında farklılık gösterebildiğinden, bu bilgilerin bir bölümü rivayet niteliğindedir.
19. IV. MEHMED: “AVCI” LAKABINI BOŞUNA ALMADI
IV. Mehmed, Osmanlı tahtına yalnızca yedi yaşındayken çıktı. Saltanatının uzunluğu kadar avcılığa duyduğu büyük ilgiyle de tanındı. Bu nedenle “Avcı Mehmed” adıyla anıldı. Av sırasında saatlerce at üzerinde kalabildiğine ilişkin anlatımlar vardır. Doğayla iç içe olmaktan hoşlandığı ve özellikle Edirne çevresindeki av faaliyetlerine önem verdiği bilinir. Hükümdarlığı sırasında saray çevresinde avcılık önemli bir uğraş hâline geldi.
20. II. SÜLEYMAN: HAYATININ UZUN BÖLÜMÜNÜ SARAYDA GEÇİRDİ
Sultan II. Süleyman, Osmanlı tarihinde tahta çıkmadan önce çok uzun süre sarayda kapalı yaşam sürdüren padişahlardan biridir. Yaklaşık kırk yıl boyunca Şehzadegan Dairesi'nde kaldığı aktarılır. Bu nedenle hükümdar olduğunda ileri yaştaydı. Saltanatı kısa sürdü ve sağlık sorunlarıyla mücadele etti. Siyasi başarılarından çok uzun bekleyişi ve hayatının büyük bölümünü saray içinde geçirmesiyle dikkat çeker. Onun hikâyesi, Osmanlı şehzadelerinin tahta çıkmadan önceki hayatının ne kadar farklı olabileceğini de gösterir.
21. II. AHMED: KUR'AN-I KERİM YAZACAK KADAR USTA BİR HATTATTI
Sultan II. Ahmed, Arapça ve Farsçaya hâkimiyetiyle bilinen padişahlardan biriydi. Kıyafet değiştirerek halk arasına karıştığı ve insanların sorunlarını dinlediği aktarılır. En dikkat çekici özelliklerinden biri ise hat sanatındaki yeteneğiydi. Kur'an-ı Kerim nüshaları yazdığı belirtilir. Şiir ve şairlere de ilgi gösterirdi. Karar verirken uzmanların görüşlerine başvurması, onun yönetim tarzında danışmaya önem verdiğini gösteren özelliklerden biri olarak anlatılır.
22. II. MUSTAFA: ŞİİRLE İLGİLENEN PADİŞAHLARDANDI
Sultan II. Mustafa, Osmanlı'nın Avrupa karşısındaki askerî mücadelelerinin yoğunlaştığı dönemde tahta çıktı. Kendisi de savaşlara katılan ve seferlere önem veren bir hükümdardı. Bununla birlikte şiirle ilgilendi ve “İkbâlî” mahlasıyla şiirler yazdı. Döneminin kültür ve sanat çevrelerini desteklediği aktarılır. Padişahın hayatında savaş ile edebiyatın birlikte yer alması, Osmanlı hükümdarlarının yalnızca askerî görevlerle sınırlı bir yaşam sürmediğinin örneklerinden biridir.
23. III. AHMED: LÂLELERİ VE KİTAPLARI SEVDİ
III. Ahmed, Lale Devri ile özdeşleşen hükümdar olarak bilinir. Şiir yazdı, hat sanatıyla ilgilendi ve musikîye yakınlık gösterdi. “Necib” mahlasıyla şiirler kaleme aldığı bilinir. Kitaplara özel önem veren padişah, saraydaki eserlerin düzenlenmesine ve kütüphanelerin oluşturulmasına destek verdi. Döneminde İstanbul'da mimari ve kültürel faaliyetler hızlandı. Lale yetiştirme merakı da dönemin sembollerinden biri hâline geldi.
24. I. MAHMUD: KUYUMCULUK VE MÜZİKLE İLGİLENDİ
Sultan I. Mahmud, tarih, edebiyat ve şiire ilgi gösteren hükümdarlardan biriydi. “Sebkati” mahlasıyla şiirler yazdığı aktarılır. Lale yetiştirmekten hoşlandığı ve satranç oynadığı belirtilir. Bunun yanında kuyumculuk ve mühür kazımacılığı gibi zanaatlarla ilgilendi. Musikîye olan ilgisi ise daha da dikkat çekiciydi. Keman ve tambur çaldığı, besteler yaptığı ve bazı eserlerinin günümüze ulaştığı aktarılır. Bu özellikleri onu Osmanlı'nın sanatla yakından ilgilenen hükümdarları arasında gösterir.
25. III. OSMAN: BOŞ ZAMANLARINDA MARANGOZLUK YAPARDI
Sultan III. Osman, tahta çıkmadan önce yaklaşık yarım yüzyıla yakın süre sarayda kapalı bir hayat sürdü. Bu uzun bekleyiş sırasında iyi bir eğitim aldığı ve kendisini geliştirdiği belirtilir. Padişah olduktan sonra yalan ve rüşvete karşı sert tutumuyla tanındı. Ancak en ilginç özelliklerinden biri marangozluğa duyduğu ilgiydi. Boş zamanlarında ahşap işleriyle uğraştığı aktarılır. Böylece Osmanlı tahtındaki hükümdarların zanaatlara duyduğu ilginin dikkat çekici örneklerinden birini oluşturdu.
26. III. MUSTAFA: BİLİME VE TEKNİK GELİŞMELERE ÖNEM VERDİ
Sultan III. Mustafa, Osmanlı'nın Avrupa karşısında askerî ve teknik açıdan yeni arayışlara yöneldiği dönemde hükümdarlık yaptı. Bilim ve mühendislik alanındaki gelişmelere önem verdi. Mühendislik eğitimi veren kurumların desteklenmesi onun dönemindeki dikkat çekici gelişmeler arasındadır. Şiirle de ilgilenen padişah, “Cihangir” mahlasıyla şiirler yazdı. Devlet yönetimindeki sorunlarla yakından ilgilenirken eğitim, askerî teknikler ve kültürel faaliyetlerin geliştirilmesini de desteklemeye çalıştı.
27. I. ABDÜLHAMİD: DUYGUSAL VE HAYIRSEVERDİ
Sultan I. Abdülhamid, Osmanlı'nın zor bir siyasi döneminde hükümdarlık yaptı. Tarih kaynaklarında merhametli, hassas ve hayırsever kişiliğiyle anılır. Devletin ekonomik ve askerî sıkıntılarıyla ilgilenirken halkın ihtiyaçlarına yönelik yardım faaliyetlerini de destekledi. Şehzadelik yıllarındaki uzun bekleyiş, onun karakterinin şekillenmesinde etkili oldu. Döneminde eğitim ve dinî yapıların desteklenmesine önem verdi. Hükümdarlığının savaşlarla geçen yılları, kişisel olarak daha sakin ve duyarlı karakteriyle dikkat çekti.
28. III. SELİM: BESTEKÂR PADİŞAH
III. Selim, Osmanlı tarihinin en önemli bestekâr hükümdarlarından biri kabul edilir. “İlhami” mahlasıyla şiirler yazdı ve Türk musikîsinde çok sayıda eser besteledi. Batı müziğine de ilgi gösterdi. Askerî alanda ise Nizam-ı Cedid adı verilen yenilik hareketiyle yeni bir düzen kurmaya çalıştı. Dolayısıyla III. Selim'in hayatında sanat ve devlet reformları birlikte ilerledi. Onun musikîdeki yeteneği, padişahların sanatla ilişkisinin en belirgin örneklerinden biri olarak öne çıkar.
29. IV. MUSTAFA: KISA SÜREN BİR SALTANAT YAŞADI
IV. Mustafa, Osmanlı'nın siyasi açıdan oldukça çalkantılı bir döneminde tahta çıktı. Saltanatı yalnızca yaklaşık bir yıl sürdü. Tahta çıkışı, III. Selim dönemindeki reform hareketlerine karşı oluşan siyasi ortamla bağlantılıydı. Hükümdarlığı sırasında saray ve devlet içindeki güç mücadeleleri belirleyici oldu. Kısa saltanatı nedeniyle kültürel veya sanatsal yönleri diğer bazı padişahlar kadar öne çıkmadı. Buna rağmen Osmanlı'nın reform ve gelenek arasında yaşadığı büyük gerilimin önemli isimlerinden biri oldu.
30. II. MAHMUD: MUSİKİ VE HAT SANATINDA YETENEKLİYDİ
Sultan II. Mahmud, Osmanlı Devleti'nde kapsamlı reformların gerçekleştirildiği dönemin hükümdarıydı. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması ve devlet kurumlarının yeniden düzenlenmesi onun saltanatında gerçekleşti. Ancak II. Mahmud yalnızca reformlarıyla değil, sanat yönüyle de dikkat çekti. Ney ve tambur çaldığı, hat sanatında özellikle sülüs ve nesih yazılarına ilgi duyduğu aktarılır. Böylece büyük siyasi değişimlere imza atan padişahın aynı zamanda musikî ve hatla ilgilenen bir sanatsever olduğu görülür.
31. ABDÜLMECİD: FRANSIZCA BİLİYOR, BATI MÜZİĞİNİ SEVİYORDU
Sultan Abdülmecid, Osmanlı'nın Batılılaşma hareketlerinin hız kazandığı Tanzimat döneminin padişahıydı. Batı kültürüne yakın bir eğitim aldı ve Fransızca öğrendi. Batı musikîsine ilgi duyduğu bilinir. Saray yaşamında Avrupa tarzı kültürel unsurların yaygınlaşmasında onun etkisi oldu. Dolmabahçe Sarayı gibi Batı mimarisiyle bağlantılı yapıların öne çıktığı dönemde hükümdarlık yaptı. Bu nedenle Abdülmecid, Osmanlı padişahları arasında Batı kültürüyle en fazla ilişkilendirilen isimlerden biri oldu.
32. ABDÜLAZİZ: GÜREŞÇİ, MÜZİSYEN VE RESSAMDI
Sultan Abdülaziz'in kişisel özellikleri oldukça çeşitlidir. Güreş, cirit, avcılık ve bilek güreşine meraklıydı. Fiziksel olarak güçlü bir hükümdar olduğu aktarılır. Ancak sanat tarafı da dikkat çekiciydi. Piyano, lavta ve ney çaldığı, musikî konusunda bilgi sahibi olduğu belirtilir. Resme de ilgi gösterdiği ve çizimler yaptığı aktarılır. Böylece Abdülaziz, sporla sanatın aynı kişilikte birleştiği Osmanlı hükümdarlarından biri olarak tarihe geçti.
33. V. MURAD: KISA SALTANATINA RAĞMEN SANATA DÜŞKÜNDÜ
Sultan V. Murad yalnızca 93 gün süren saltanatıyla Osmanlı tarihinin en kısa süre tahtta kalan padişahı olarak bilinir. Ancak tahta çıkmadan önce oldukça iyi bir eğitim aldı. Fransızca öğrendi, edebiyata ve müziğe ilgi gösterdi. Piyano çaldığı ve besteler yaptığı da kaynaklarda yer alır. Batı kültürüne yakınlığıyla tanınan V. Murad'ın saltanatı sağlık sorunları nedeniyle sona erdi. Buna rağmen sanat ve kültür merakı, hayatındaki belirgin özelliklerden biri olarak kaldı.
34. II. ABDÜLHAMİD: USTA BİR MARANGOZDU
Sultan II. Abdülhamid, Osmanlı padişahları arasında marangozluk denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biridir. Şehzadeliğinden itibaren ahşap işlerine ilgi duyduğu ve marangozhanede uzun zaman geçirdiği aktarılır. Yaptığı eşyaları sattırarak elde edilen gelirlerin ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığına ilişkin bilgiler de bulunur. Bunun yanında müzik, binicilik, atıcılık ve fotoğrafçılıkla ilgilendi. Güçlü hafızası ve ayrıntıları hatırlama yeteneği de dönemin kaynaklarında özellikle vurgulanır.
35. V. MEHMED REŞAD: NEZAKETİYLE TANINDI
Sultan V. Mehmed Reşad, Osmanlı'nın son dönem hükümdarlarından biri olarak daha çok sakin ve nazik kişiliğiyle anılır. Saltanatından önce uzun yıllar sarayda yaşadı. Eğitim hayatı diğer bazı şehzadeler kadar yoğun olmasa da hafızasının güçlü olduğu belirtilir. Dinî vecibelerine bağlılığı ve çevresine karşı nezaketi dikkat çekti. Osmanlı'nın siyasi açıdan en zor dönemlerinden birinde tahta çıktı. Bu nedenle kişisel özelliklerinden çok imparatorluğun son yıllarındaki siyasi gelişmelerle birlikte hatırlanır.
36. VI. MEHMED VAHDEDDİN: OSMANLI'NIN SON PADİŞAHIYDI
VI. Mehmed Vahdeddin, Osmanlı Devleti'nin 36. ve son padişahı oldu. Çabuk kavrayan ve zeki bir kişi olarak tanımlandığı kaynaklar bulunur. Saltanatının sona ermesinin ardından yurt dışına çıktı ve hayatının son dönemini İtalya'nın San Remo kentinde geçirdi. 1926'da burada hayatını kaybetti. Cenazesi Türkiye'ye getirilemedi ve Suriye'ye defnedildi. Böylece Vahdeddin'in hayatı, Osmanlı hanedanının yüzyıllar süren iktidarının son döneminin en dikkat çekici hikâyelerinden biri olarak tarihe geçti.