Edirne’de yaşayan 61 yaşındaki Cengiz Bulut, çocukluk yıllarında başlayan tarih ve antika merakını yaklaşık yarım asırdır sürdürüyor. Dedesinin hediye ettiği kemik saplı çakıyla başlayan koleksiyonculuk tutkusu, yıllar içinde Edirne’nin geçmişine ışık tutan belge, fotoğraf, harita ve eski eşyalardan oluşan geniş bir arşive dönüştü. Bulut, biriktirdiği yaklaşık 10 bin parçadan 4 binini tarihi Bedesten Çarşısı’ndaki 15 metrekarelik dükkânında ziyaretçilerle buluşturuyor.

Bulut, çocukluğundan beri Edirne tarihine meraklı olduğunu belirterek, "12 yaşında dedemin bana kemik saplı bir çakıyı hediye etmesiyle başladı bu merak. Halen saklarım o çakıyı. Babaannem de bakır maşrapa hediye etmişti. Bir de aile tarihini çok anlatırlardı. Bizim ailemiz 93 harbi dediğimiz Osmanlı-Rus savaşı sırasında Edirne'ye göç etmiş. Bu hikayelerle büyüdüğümüz için haliyle tarihe olan merakımız gün geçtikçe arttı. Mesela İtalya'da Edirne'yle ilgili belge bulduğumda buna 25 avro para ödüyoruz ama kargosuna 50 avro ödüyoruz. Bu bedellere bakmadan Edirne için önemliyse bu tür şeyler alıyoruz. Mesela Edirne fotoğrafları konusunda çok geniş bir arşivim var. Türkiye'deki Edirne'yle ilgili çalışma yapan bütün profesörler olsun, yazarlar olsun bize başvuruyorlar, bilgi belge desteği istiyorlar, fotoğraf desteği istiyorlar. Bunlara katkı yapmaya çalışıyoruz" dedi.

49 yıllık tutkusu 15 metrekarelik dükkâna sığdı - Resim : 1

'BURADA AĞLAYAN İNSANLARI DA GÖRÜYORUM'

Dükkanında, antikaların yanı sıra, eski objelerin de çokça bulunduğunu belirten Bulut, "Burada genelde 'Vintage' dediğimiz insanların geçmişte kullandığı ürünleri toparlıyoruz. Tabelamız antikacı olmasına rağmen bunlar çok var. Bunlar eski kullandığımız, hepimizin elinde eskiden kullandığı ürünler. Gelen müşteriler çok güzel tepkiler veriyorlar. Daha önceki dükkanımız taşınmadan önce daha büyüktü, 45 metrekareydi. Daha geniş alana sergiliyorduk ve insanlar müze gibi ziyaret ediyorlardı. Devlet kademesindeki insanlarımız da ziyaret ediyorlardı. Geçmişe bir yolculuk yapıyor sanki. Mesela ben burada ağlayan insanları da görüyorum. Çocukluğunda kullandığı bir oyuncağı görüyor. Evde kullandığı babaannesinin bir benzer eşyasını görüyor" ifadelerinde bulundu.

49 yıllık tutkusu 15 metrekarelik dükkâna sığdı - Resim : 2

‘AMACIMIZ PARA KAZANMAK DEĞİL’

Amacının para kazanmak olmadığını dile getiren Bulut, "Biz burada aslında satıştan ziyade bu eşyaları sergiliyoruz. Beğenen, satın alan insanlar da var. Bir maddi beklentim yok. Bu iş aslında insanlarımız şu gözle bakmıyor. Biz bir kültür işi yapıyoruz. Yani Edirne tarihine olsun, kültürüne olsun katkı yapıyoruz. Beş yıldır kirasıyla, vergisiyle, muhasebecisiyle, suyu bunlar hep benim desteğimle gidiyor. Yani dükkan kendini kurtarıyor mu? Para kazandırıyor mu derseniz, bu işte böyle bir şey yok. Her şehirde bu tür bir yer olmalı. Geçmişle gelecek arasında bir köprübaşı görevi yaptığımız bilinciyle bu işi yapıyoruz. Amacımız para kazanmak değil” diye konuştu.

49 yıllık tutkusu 15 metrekarelik dükkâna sığdı - Resim : 3

'GELECEĞE MİRAS BIRAKMAK İSTİYORUM'

Dükkanı, pandemi döneminde açmaya karar verdiğini anlatan Bulut, "Aslında dükkanı açma sebebim, bu pandemi döneminde biliyorsunuz insanlar dışarı çıkamadı, edemedi. Benim de o kadar çok birikimim vardı. Çok samimi çevremden üç dört arkadaşım vefat etti. Eşim dedi ki; 'Bak ölüm var, bir gün sen ölür gidersen bunların biz kıymetini bilmiyoruz, dükkan aç sat' dedi. Zaten dükkan açmayı hep düşünüyordum. Açma sebebim para kazanmak değil. Bunları halkla buluşturmak. Topladığınızda yine şehrimize katkıda bulunmak ve geleceğe miras bırakmak. Bu amaçla açtık. İnsanlar geliyor, görüyor, beğendiğini alıyor" ifadelerini kullandı.