ABD’de servet eşitsizliği yeniden tırmanışa geçti.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 2025 üçüncü çeyrek verilerine göre, ülkenin en zengin yüzde 1’lik kesimi toplam servetin yüzde 31,7’sini kontrol ediyor.
Söz konusu pay, yaklaşık 55 trilyon dolarlık bir büyüklüğe karşılık geliyor.
Bu oran, Fed’in 1989’dan bu yana tuttuğu kayıtlardaki en yüksek seviye olurken, akademik çalışmalara göre II. Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen en büyük servet yoğunlaşmasına işaret ediyor.
BORSA EŞİTSİZLİĞİ DERİNLEŞTİRDİ
Fed tahminlerine göre son yıllardaki eşitsizlik artışının en önemli nedeni, üst üste üç yıl süren güçlü borsa yükselişleri oldu.
Varlıklı kesim servetini ağırlıklı olarak hisse senetleri ve finansal yatırımlarda tutarken, orta ve düşük gelirli hanelerin serveti büyük ölçüde konutlara bağlı kaldı.
Mannheim Üniversitesi’nden ekonomist Moritz Kuhn, pandemi döneminde hızla yükselen konut fiyatlarının sonrasında yavaşlamasının bu kesimleri geride bıraktığını belirterek, “Eşitsizlik fiilen konut piyasası ile borsa arasındaki bir yarışa dönüştü” değerlendirmesinde bulundu.
EN ZENGİNLER ARASINDA DA UÇURUM VAR
Veriler, servet artışının en çok en üst dilimde yoğunlaştığını gösteriyor.
Son üç yılda en zengin yüzde 0,1’lik kesimin serveti yüzde 40 artarken, nüfusun en yoksul yüzde 90’ının servet artışı yüzde 20’de kaldı.
Bloomberg Milyarderler Endeksi’ne göre, dünyanın en zengin 500 kişisi yalnızca geçen yıl servetlerine 2 trilyon dolardan fazla ekledi. Bu grubun toplam serveti on yılın başından bu yana neredeyse iki katına çıkarak 12 trilyon dolara yaklaştı.
Dünyanın en zengin beş kişisinin tamamının Amerikalı olduğu belirtilirken, bu grubun serveti geçen yıl ortalama yüzde 31 arttı.
ZENGİNLERDEN DAHA FAZLA VERGİ TARTIŞMASI
Artan eşitsizlik, ABD genelinde zenginlerden daha fazla vergi alınmasına yönelik politika önerilerini de gündeme taşıdı. California’da oylamaya sunulması planlanan bir girişim, eyaletteki milyarderlerin servetine tek seferlik yüzde 5 vergi getirilmesini öngörüyor.
California Üniversitesi Berkeley’den ekonomist Emmanuel Saez, bu adımı desteklediğini belirterek, mevcut dönemi 19. yüzyılın sonlarındaki “Altın Çağ”a benzetti.
Buna karşılık bazı siyasetçiler ve akademisyenler, servet vergisinin ters etki yaparak teknoloji şirketleri ve zengin girişimcilerin eyaletten ayrılmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.