Avrupa Birliği (AB), Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yerinden edilen Ukraynalılara sağlanan geçici koruma mekanizmasını bir yıl daha uzatmayı planlarken, askerlik yükümlülüğü nedeniyle ülkeden ayrılmasına izin verilmeyen Ukraynalı erkeklerin yeni başvurularda bu kapsam dışında bırakılmasını önerdi.
AB Komisyonunun İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner, basına yaptığı açıklamada, Ukraynalılara yönelik geçici koruma mekanizmasının Mart 2028'e kadar uzatılmasını teklif ettiklerini bildirdi.
Brunner, Ukrayna hükümetinin talebi doğrultusunda, Ukrayna yasaları uyarınca askerlik yükümlülüğü nedeniyle ülkeden ayrılmasına izin verilmeyen ve AB'ye yeni gelen erkeklerin geçici koruma statüsünden yararlandırılmamasını da önerdiklerini söyledi.
"Ukrayna'nın istediği bu ve bizim yaptığımız da bu" diyen Brunner, değişikliğin yalnızca yeni başvuruları kapsayacağını, halihazırda geçici koruma statüsünden yararlanan Ukraynalıların ise uygulamadan etkilenmeyeceğini belirtti.
Uygulamanın, fiilen savaşma çağındaki ve AB'ye geldikten sonra ilk kez geçici koruma başvurusunda bulunan Ukraynalı erkekleri kapsaması öngörülüyor.
Komisyonun teklifinin önümüzdeki haftalarda üye ülkelere sunulması bekleniyor.
NE OLMUŞTU?
Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaş başlatmasının ardından AB, Mart 2022'de Geçici Koruma Direktifi'ni ilk kez devreye sokarak Ukrayna'dan kaçan milyonlarca kişiye üye ülkelerde oturma, çalışma ve eğitim hakkı tanıdı.
AB verilerine göre, halen 4 milyondan fazla Ukraynalı bu mekanizma kapsamında "geçici koruma" statüsünden yararlanıyor.
Ukrayna'da yürürlükte bulunan sıkıyönetim nedeniyle 18 ila 60 yaş arasındaki askerlik yükümlüsü erkeklerin büyük bölümü ülkeyi terk edemese de çeşitli istisnalar kapsamında yurt dışına çıkan Ukrayna vatandaşları geçici koruma sisteminden faydalanabiliyor.
Mart 2027'de sona ermesi öngörülen geçici koruma mekanizmasının bir yıl daha uzatılmasını öneren Avrupa Komisyonu, yeni dönemde askerlik hizmetiyle yükümlü olup Ukrayna yasaları uyarınca ülkeden ayrılma izni bulunmayan erkeklerin yeni başvurularda sistem dışında tutulmasını değerlendiriyor.
Öte yandan Komisyon, aday ülkelerin AB üyelik süreci tamamlanmadan önce kademeli olarak Birliğe entegre edilmesini öngören yeni bir çerçeve üzerinde de çalışıyor. Bu kapsamda reformlarda ilerleme kaydeden ülkelere AB fonlarına erişim, tercihli ticaret imkanları ve tek pazara kısmi erişim gibi ekonomik avantajlar sağlanması planlanırken, siyasi karar alma süreçlerine katılım hakkı ise tam üyelik gerçekleşene kadar tanınmayacak.