ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrail ve Lübnan’ın, Washington’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler sonucunda “kalıcı barış ve güvenlik” amacı taşıyan bir çerçeve anlaşmaya vardığını duyurdu.

Rubio, anlaşmanın iki ülke arasında ateşkesin uygulanmasına yönelik adımları içerdiğini belirtti.

Söz konusu ateşkesin, Hizbullah’ın tamamen ateşkes sağlaması ve Güney Lübnan’daki Litani Nehri’nin güneyindeki bölgede tüm unsurlarını çekmesi şartına bağlı olduğu ifade edildi.

HİZBULLAH SÜRECİN DIŞINDA KALDI

Hizbullah’ın anlaşmanın tarafı olmadığı ve ateşkese uyup uymayacağının belirsiz olduğu aktarıldı.

Bölgedeki çatışmaların sona ermesinin, ABD ve İran arasında daha kapsamlı bir barış süreci açısından kritik önemde olduğu değerlendiriliyor.

Marco Rubio açıklamasında, “Bugün iyi bir gün, çünkü Lübnan ve İsrail hükümetleri arasında ABD’nin arabuluculuğu ve desteğiyle kalıcı barış ve güvenlik için bir çerçeve anlaşmasını duyuruyoruz” ifadelerini kullandı.

Rubio, bu adımın iki ülkenin de hak ettiği bir gelişme olduğunu vurguladı.

ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: PİLOT BÖLGELER OLUŞTURULACAK

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, tarafların ABD’nin yönlendirmesiyle “pilot bölgelerin” oluşturulması konusunda anlaştığı bildirildi.

Bu bölgelerde Lübnan Silahlı Kuvvetleri’nin, tüm devlet dışı unsurların dışında, bölgenin kontrolünü tamamen üstleneceği ifade edildi.

Açıklamada, bu adımların kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına doğru ilerlemeyi sağlayacağı kaydedildi.

NETANYAHU’DAN AÇIKLAMA

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, imza töreninin ardından yayımladığı video mesajda, Lübnan'la vardıkları çerçeve anlaşmanın kendileri açısından büyük bir başarı olduğunu belirtti.

Hizbullah silahsızlanana kadar Lübnan'ın güneyinde işgal etikleri ve "güvenlik bölgesi" olarak isimlendirdikleri alanlardan çıkmayacaklarını söyleyen Netanyahu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"En kritik nokta, İsrail'in her şeyden önce Lübnan'ın güneyindeki güvenlik bölgesinde kalmaya devam edecek olmasıdır. Bu önemli bir başarıdır. Hizbullah silahsızlandırılmadığı ve İsrail'e tehdit oluşturduğu sürece buradaki varlığımızı sürdüreceğiz."

ABD arabuluculuğunda Beyrut yönetimiyle imzaladıkları çerçeve anlaşma ile "İran'a büyük bir darbe indirdiklerini" iddia eden Netanyahu, "İran, bizi Lübnan'ın güneyinden tek taraflı çekilmeye zorlamaya çalışıyordu. İsrail, Lübnan ve ABD ise onlara şu mesajı verdi: Bu sizi ilgilendirmez." ifadelerini kullandı.

RUBIO DETAYLARI AÇIKLADI

Rubio, imza töreninin ardından anlaşmanın içeriğine dair yazılı açıklama yaptı.

Buna göre anlaşmada, Lübnan'da devlet egemenliğinin güçlendirilmesini ve "Hizbullah'ın silahsızlandırılarak askeri altyapısının dağıtılmasını" öngörülüyor.

Ayrıca İsrail-Lübnan sınırında güvenliği artıracak doğrulanabilir bir mekanizma kurulması hedefleniyor.

ABD arabuluculuğunda kurulan "Lübnan için Askeri Koordinasyon Grubu" (MCG4L) oluşturulacak ve tarafların süreci sahada uygulaması sağlanacak.

Washington yönetimi ayrıca Lübnan'a 100 milyon dolarlık insani yardım ve Lübnan Silahlı Kuvvetlerine 30 milyon dolardan fazla ek destek sağlayacağını duyurdu.

LÜBNAN’DAN ABD VE ARAP ÜLKELERİNE TEŞEKKÜR

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, anlaşmasıyla ilgili olarak X hesabından değerlendirmede bulundu.

Selam, bugün ABD himayesinde varılan anlaşmanın hedefinin, İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi, bu topraklarda yeniden devlet egemenliğinin sağlanması ve yerinden edilenlerin geri dönmesi olduğunu ifade etti.

Selam, Lübnan devletinin, silahlı kuvvetler aracılığıyla toprakları üzerinde egemenlik kurmasının daha önce Taif Anlaşması, Birleşmiş Milletler'in (BM) 1701 sayılı kararı ve 2024'te varılan anlaşmada da yer aldığına işaret etti.

İsrail'in geri çekileceği, yerinden edilenlerin evlerine döneceği ve yeniden imarın başlayacağı anı sabırsızlıkla beklediğini dile getiren Selam, söz konusu anlaşmanın imzalanmasında emeği geçen ABD ile Arap ülkelerine teşekkür etti.