Afganistan'da müzikle hayatını kazanan sanatçılar, Taliban yönetiminin getirdiği yasakların ardından büyük bir yaşam mücadelesi veriyor. Bir zamanlar Kabil sokaklarında kafelerden ve restoranlardan yükselen müzik sesleri yerini sessizliğe bırakırken, bazı müzisyenler geleneksel enstrümanlarını evlerinde saklayarak kültürlerini yaşatmaya çalışıyor. Abcnews'in haberine göre, ülkedeki sanatçıların karşı karşıya kaldığı zorlu koşulları gözler önüne serdi.
2022'DEN BU YANA MÜZİK YASAĞI UYGULANIYOR
Taliban'ın 2021 yılında yeniden yönetimi ele geçirmesinin ardından Afganistan'da müzik üzerindeki baskılar arttı. 2022 yılından itibaren müzik dinlemek ve çalmak resmî olarak yasaklandı. Yönetim, yalnızca enstrüman kullanılmadan gerçekleştirilen dini ezgilere izin verildiğini belirtiyor. Yasağın ardından çok sayıda sanatçı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Afganistan'da kalan müzisyenlerin bir bölümü ise enstrümanlarını yurt dışına gönderdi, bir bölümü de yetkililer tarafından parçalanmasından korktuğu için evlerinde sakladı. Kabil'in tarihi müzik merkezi Kucha-e-Kharabat'ta da büyük değişim yaşandı. Geçmişte müzik aletlerinin satıldığı dükkanların yerini gıda, giyim ve günlük ihtiyaç ürünleri satan işletmeler aldı.
10 BİN AFGANİ KAZANIYORDU, ŞİMDİ 100 AFGANİYE ÇALIŞIYOR
Haberde anlatılan müzisyenlerden biri, yasağın ardından hayatı tamamen değişen isimlerden biri oldu. Babası ve dedesi de müzisyen olan sanatçı, geçmişte hem müzik öğretmenliği yapıyor hem de geleneksel enstrümanlar satıyordu. Bu iki işten günlük yaklaşık 10 bin Afganisi kazanan müzisyen, iş yerini kapatmak zorunda kaldı. Bugün ise ailesini geçindirebilmek için gündelik işlerde çalışıyor ve yaklaşık 100 Afganisi kazanabiliyor. Başka bir ifadeyle sanatçının günlük geliri yaklaşık 100 kat azaldı. Eşi ve çocuklarının geçimini sağlamakta zorlanan müzisyen, yaşadığı ekonomik kaybın yanında mesleğinden uzak kalmanın acısını da taşıyor.
ENSTRÜMANLARINI GÖRÜNCE GÖZYAŞLARINI TUTAMIYORLAR
Haberde yer alan bir diğer sanatçı ise geçmişte konserlerde ve kutlamalarda sahne alan bir şarkıcı. Rubab, armonyum, flüt, tabla ve klavyesini evinde bir örtünün altında saklayan müzisyen, enstrümanlarını çalamamanın kendisini derinden etkilediğini anlatıyor. Sanatçı, müzik aletlerini örtüyle kapattığı günü hayatının en ağır anlarından biri olarak tanımlıyor. Bazen sakladığı enstrümanlarının karşısına geçerek ağladığını ifade ediyor.
GİZLİ MÜZİK TOPLANTILARI BİLE TEHLİKELİ HALE GELDİ
Yasağın ilk dönemlerinde bazı müzisyenler gizli toplantılarda bir araya gelerek müzik yapmayı sürdürdü. Ancak bu buluşmalar da zamanla büyük risk taşımaya başladı. Haberde anlatılan bir olayda, katılımcılardan birinin çektiği fotoğrafları yetkililere göndermesi üzerine bir müzik toplantısına baskın düzenlendi. Çok sayıda kişi gözaltına alınırken müzisyenlerden biri kaçmayı başardı. Sanatçılar artık tutuklanma korkusu nedeniyle bu tür buluşmalardan uzak duruyor. Ancak müzikten tamamen vazgeçmiş değiller.
RUBAB GELENEĞİNİ OĞLUNA AKTARMAK İSTİYOR
Afgan müziğinin önemli geleneksel çalgılarından rubabı çalan müzisyen, ailesinden miras kalan sanatın sona ermesini istemiyor. Babasından öğrendiği müziği şimdi de en büyük oğluna öğretmeye hazırlanıyor. Onun için mesele yalnızca bir enstrüman çalmak değil, kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel mirası korumak.