Dünya'nın jeolojik yapısındaki en büyük dönüşümlerden biri Doğu Afrika'da yaşanıyor. Etiyopya'dan başlayarak Kenya, Uganda ve Malavi üzerinden uzanan yaklaşık 3 bin 500 kilometrelik Doğu Afrika Yarık Sistemi, kıtasal kabuğun yavaş yavaş gerildiği ve parçalandığı bir bölge olarak öne çıkıyor.

Derin vadiler, depremler, aktif fay hatları ve volkanik hareketlilikle dikkat çeken bölgede bilim insanları, kıtasal ayrışmanın hangi süreçlerle gerçekleştiğini araştırıyor. Çalışmalar, yüzeydeki jeolojik hareketlerin yanı sıra Dünya'nın derinliklerindeki sıcak kaya kütlelerinin de bu süreçte etkili olduğunu gösteriyor.

Afrika Kıtası'nı ortadan ikiye bölüyor. Yerin 2 bin 900 kilometre altında tespit edildi - Resim : 1

YERİN 2 BİN 900 KİLOMETRE ALTINDAKİ SÜPER SÜTUN

Dünya'nın çekirdeği ile manto tabakası arasındaki sınır, yüzeyin yaklaşık 2 bin 900 kilometre altında bulunuyor. Bu derin bölgede yer alan sıcak kaya kütlelerinin yükselerek mantoda hareket oluşturduğu düşünülüyor.

“Afrika Süper Sütunu” olarak adlandırılan bu yapı, Doğu Afrika'daki volkanik faaliyetler ve kıtasal kabuğun şekillenmesiyle ilişkilendiriliyor. Mantodaki sıcak malzemenin yükselmesi, kabuğun bazı bölgelerinde yükselmeye, gerilmeye ve incelmeye katkıda bulunabiliyor.

Afrika Kıtası'nı ortadan ikiye bölüyor. Yerin 2 bin 900 kilometre altında tespit edildi - Resim : 2

NEON GAZI DERİN MANTONUN İZLERİNİ TAŞIYOR

Araştırmacılar, Kenya'daki jeotermal alanlardan çıkan gazların kimyasal bileşimini inceleyerek Dünya'nın derinliklerine ilişkin ipuçları arıyor. Bu çalışmalarda neon izotopları, gazların hangi kaynaklardan geldiğini belirlemek açısından önem taşıyor.

Neonun farklı izotop oranları, Dünya'nın derin mantosundan gelen malzemeyle yüzeye yakın kaynakları birbirinden ayırmaya yardımcı olabiliyor. Kenya'da elde edilen bulguların, Kızıldeniz ve Malavi çevresindeki volkanik kayaçlarla karşılaştırılması da bölgedeki magmatik süreçlerin anlaşılmasına katkı sağlıyor.

Afrika Kıtası'nı ortadan ikiye bölüyor. Yerin 2 bin 900 kilometre altında tespit edildi - Resim : 3

Bununla birlikte, benzer kimyasal izlerin bulunması tek başına bütün bölgenin tek bir kaynaktan beslendiğini kesin olarak kanıtlamıyor. Bulguların, diğer jeolojik ve jeofizik verilerle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Afrika Kıtası'nı ortadan ikiye bölüyor. Yerin 2 bin 900 kilometre altında tespit edildi - Resim : 4

YENİ BİR OKYANUS OLUŞABİLİR

Doğu Afrika Yarık Sistemi'nde tektonik hareketler nedeniyle kıtasal kabuk geriliyor ve bazı kesimlerde belirgin biçimde inceliyor. Turkana Yarık Bölgesi'ndeki sismik araştırmalar da kabuğun yapısının bölgeden bölgeye değiştiğini ortaya koyuyor.

Bu süreçte Nubya ve Somali levhaları birbirinden uzaklaşıyor. Ayrışmanın devam etmesi ve kıtasal kabuğun yeterince incelmesi durumunda, milyonlarca yıl içinde bölgede yeni bir okyanus havzası oluşabilir.

Ancak bu değişim kısa vadede gerçekleşecek bir olay değil. Jeolojik süreçlerin hızı ve gelecekte nasıl ilerleyeceği konusunda belirsizlikler bulunuyor.

Afrika Kıtası'nı ortadan ikiye bölüyor. Yerin 2 bin 900 kilometre altında tespit edildi - Resim : 5

AFRİKA NE ZAMAN İKİYE AYRILABİLİR?

Bilimsel değerlendirmelerde, Nubya ve Somali levhalarının ayrışmasının milyonlarca yıl boyunca devam edebileceği belirtiliyor. Bazı senaryolarda, yaklaşık 1 ila 5 milyon yıllık bir zaman aralığında yeni bir okyanus havzasının oluşması ihtimali gündeme geliyor.

Böyle bir durumda Doğu Afrika'nın bazı bölümleri, kıtanın geri kalanından tektonik olarak ayrılabilir. Yarık sisteminin genişlemesiyle aradaki alçak alanların deniz suyuyla dolması da yeni bir okyanusun oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Levhaların hareket hızı, volkanik faaliyetler ve kabuğun yapısı gibi etkenler sürecin seyrini belirleyecek.