DİLAN KUTLU / NEFES

ÖĞRETMENLİK Meslek Kanunu esas alınarak 1 Ocak 2025’te kurulan Milli Eğitim Akademisi, aradan geçen zamana rağmen belirsizlikleri gidermedi. Toplam 10 bin öğretmenin alınacağı Akademi merkezlerindeki branşlar ve eğitim alacakları 7 il 16 Ocak’ta açıklandı. Asıl ve yedek listeler 30 Ocak’ta yayımlanacak ancak öğretmenlerin eğitime ne zaman başlayacağı belli değil. Henüz eğitimleri başlamayan öğretmenler, mesleğe başlamadan önce ağır bir barınma ve geçim kriziyle karşı karşıya kaldı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın özellikle Ankara ve İstanbul’da herhangi bir barınma planı yapmaması, krizi daha da derinleştirdi.

1 HAFTADA 4 BİN TL ZAM

Akademide alacakları bir yıl eğitim süresi boyunca aylık 31 bin 826 TL ücretle geçimini sağlamak zorunda kalan öğretmenler, yurt ve kira piyasasında fırsatçılıkla baş başa bırakıldı.

Ankara’da Akademi’yi kazanan derece yapmış bir öğretmen, Akademi binasına yürüme mesafesinde olduğu için Yenimahalle ilçesindeki özel bir yurttan yalnızca bir hafta arayla iki farklı fiyat aldığını anlattı. 4 kişilik oda için sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil 16 bin TL istenen yurt, bir hafta sonra fiyatı 20 bin TL’ye çıkardı. Yurt yetkilisi zam gerekçesini, “Akademiden yoğun talep var, yerimiz sınırlı. Bu fiyatla devam edeceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yazın enflasyon yükselecek, devlet bize fiyat verecek, biz de size zam yapacağız. Bir sene boyunca aynı fiyatta kalamazsınız” diye anlattı. Aynı yurtta iki kişilik oda 24 bin, üç kişilik oda ise 22 bin TL. İstanbul’daki akademilere yerleşen öğretmenler de şimdiden yüksek kira ve yurt ücretleri nedeniyle ucuz apart ve otellerle bireysel ya da toplu anlaşmalar yapmaya çalışıyor.

‘ÇOCUKLARI NE YAPACAĞIM?’

NEFES’e konuşan bir öğretmen, “40-50 öğretmen bir araya gelip apart ya da otellerle görüşüyoruz. ‘Toplu gelirsek indirim yapar mısınız’ diye pazarlık yapıyoruz. Başka çaremiz kalmadı” dedi. Barınma sorununun en ağır yükünü ise çocuklu kadın öğretmenler çekiyor. Çocuklu bir kadın öğretmen yaşadığı belirsizliği, “Üç yaşında çocuğum var. Eşim Malatya’dayken ben İstanbul’a nasıl gideyim, çocuğumu nasıl bırakayım? Gideceğim yerde kreş ayarlayabilecek miyim bilmiyorum? Nerede kalacağım belli değil” diyerek dile getirdi.

‘Yatak vermek barınma değildir’

EĞİTİMCİ Özgür Bozdoğan, yaşananları “öğretmeni öğrenci gibi görmek” olarak değerlendirdi. Bozdoğan, “Öğretmenler yatakhane usulü kalmaya zorlanıyor. Bunlar üniversite öğrencisi değil evli, çocuklu, yetişkin insanlar. Barınma hizmeti bir yatak vermek değildir. Özel yaşam alanı olmadan bu ihtiyaç karşılanmış sayılmaz” dedi.