MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin süreçle ilgili önerileri ve “Terörsüz Türkiye gelişmelerini takip etmek üzere yasama ve yürütme içerisinde iki ayrı komisyon kurulabilecektir. Komisyonlar terörsüz Türkiye hedefi gerçekleşene kadar devam edecektir. Gelişmeler konusunda hem TBMM, hem de kamuoyu belirli aralıklarla bilgilendirilecektir. TBMM’de kurulacak komisyon, Meclis başkanının oluru ile her partiden teamüllere göre belirlenecek sayıda milletvekilinin yer alacağı bir takip komisyonu hüviyetinde olacak, Meclis'te temsil edilen tüm siyasi partilerin komisyonda yer almasına özen gösterilecektir” açıklaması TBMM kulislerinde AKP'liler tarafından değerlendirildi.

AKP'li yetkililer, “Devlet Bey aslında bir yol açıyor, bu çok kıymetli” ifadelerini kullanarak, Bahçeli’nin önerilerini olumlu bulduklarını, ancak tartışılması gerektiğini dile getirdi.

"SİLAH BIRAKMA TATMİN EDİCİ DÜZEYDE DEĞİL"

Silah bırakmanın tatmin edici düzeyde ilerlemediğini vurgulayan AKP'liler, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 18 Şubat'ta yayımladığı ortak raporunda da ifade edilen müstakil geçici yasanın bu nedenle çıkarılmadığını ifade etti.

Süreçle ilgili komisyon kurulmasının, komisyonda farklı toplum kesimlerinden ve kurumlardan 137 kişinin dinlenmesinin, komisyonda oluşturulan heyetin İmralı’da Abdullah Öcalan’ı ziyaret etmesinin ve ardından ortak hazırlanan raporun yayımlanmasının bütünüyle bir mekanizma olduğunu vurgulayan AKP'li yetkililer, buna rağmen geçici müstakil yasanın çıkmasını sağlayacak fonksiyonel bir gelişme olmadığını ifade etti.

"TEYİT MEKANİZMASINI GÜÇLENDİRİR"

Bu aşamada Bahçeli’nin önerilerinin değerli olduğunu ve tartışılması gerektiğini vurgulayan AKP'liler, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun görevi süresinin geçtiğimiz şubat ayında sona erdiğini anımsattı. Yetkililer, Bahçeli’nin önerdiği gibi komisyon yerine “Danışma Kurulu”, “İzleme Danışma Kurulu”, “İzleme Değerlendirme Kurulu”, “Danışma ve Değerlendirme Kurulu” gibi isimler kullanılabileceğini belirterek, şunları söyledi:

“14 parti, 6 grup var. Belki, yeniden her bir partiden birer temsilciyle beraber, belki bu kadar olmayabilir de, Meclis Başkanı'na bilgi verecek teyit mekanizması, silah bırakmanın kalıcı mahiyette tatmin edici düzeyde izlenmesi; dönem dönem ilgili kurumlardan da bu kurula, Meclis Başkanı’na bilgi verilmesi gibi bir mekanizma olabilir. Bunlar tartışılacak öneriler. Yine kurumsal manada belli bakanlıkların koordinasyonu sağlanabilir. Silah bırakmanın kalıcı şekilde sağlanması, örgütün kendini feshetmesi, dağıtması noktasında teyit mekanizmasını güçlendirecek şeyler bunlar” ifadelerini kullandı.

“ÇEŞİTLİ KESİMLERLE GÖRÜŞECEĞİ BİR ORTAM SAĞLANABİLİR”

Yetkililer, “Öcalan’ın etkisinin artırılması ve Öcalan’a statü verilmesi” ile ilgili önerileri ve tartışmaları değerlendirirken de bunların tartışılıp konuşulması gerektiğini vurguladı.

Öcalan’ın şu anda İmralı Cezaevi’nde cezası infaz edilen bir mahkum olduğunu ifade eden AKP'li yetkililer, “bu pozisyonu belirlerken doğru yolları bulmak gerektiğini” belirtti.

Yetkililer, daha önce de dile getirdikleri gibi Abdullah Öcalan’ın ortamıyla ilgili düzenlemeler yapılabileceğini ifade ederek, “Öcalan’ın kararlılığının, 27 Şubat’ta açıkladığı amacının daha iyi ortaya konulması için toplumun farklı kesimleriyle, toplumun ileri gelenleriyle; STK başkanları, akademisyenler, siyasi kişilikler ve gazetecilerle, sürece destek verecek kişilerle bir araya gelebilmesi, fikirlerini paylaşabilmesi, beklentilerini ortaya koyabilmesi sağlanabilir. Bunlar tartışılabilir çünkü silah bırakmayı güçlendirecek şeyler” dedi.

"YASAL DÜZENLEME İHTİYACI ORTAYA ÇIKACAK"

AKP'liler, silah bırakma tespit ve teyit edildikçe süreçle ilgili ilerleme kaydedileceğini vurgulayarak, “Bunu ilerlettikçe idari ve yasal düzenleme ihtiyacı ortaya çıkacak. Ama silah bırakmayla ilgili bir ilerleme yoksa nasıl bir yasal ve idari düzenleme yapılacak” ifadesini kullandı.

“Sürecin hızlandırılması” çağrılarına ilişkin AK Partili yetkililer, IRA ve ETA gibi örneklerde sürecin hazırlık ve takip gibi aşamalarla birlikte 6-7 yılı bulduğuna işaret ederek, “Üstelik onlar daha ufak ölçekte terör yapılarıydı. Bu, çok daha karışık. Farklı ülkeler var içinde, Suriye, Irak, İran… Avrupa’yı etkiliyor. Aynı zamanda da bir suç örgütü, yasa dışı. Bu çok kolay birşey değil. Yani hızlandırma değil, bizim amacımız kalıcı mahiyette, tatmin edici düzeyde silah bırakmanın varlığını ortaya koymak” ifadelerini kullandı.

"FİZİKEN GÖRÜŞME YOK"

Yetkililer, Abdullah Öcalan ile bazı örgüt yöneticilerinin ve Mazlum Abdi ile İlham Ahmed’in İmralı’da görüştürüldüğü iddialarına ilişkin ise “mesajlaşmalar, mektuplar ve videolar dışında fiziken bir görüşme olmadığını” belirtti.