ÖZGÜR CEBE / NEFES

Diyarbakır’da eşinin boğazını keserek öldüren ve tek celsede indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılan Ertan Tartuk ile ilgili mahkûmiyet kararı İstinaf Mahkemesinden döndü. Sanığa hem haksız tahrik indirimi, hem de iyi hal indirimi uygulanması gerektiği vurgulandı.

Mahkeme, istinafın bozma kararına direndi ve sanığı yeniden indirimsiz ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırıp iyi hal indirimi uygulamadı. Kadından kaynaklanan haksız tahrik olup olmadığıyla ilgili kesin kararı Yargıtay 1. Ceza Dairesi verecek.

Diyarbakır’da 21 yaşındaki eşi Şule Tartuk’un boğazını kasap bıçağıyla keserek öldüren 30 yaşındaki Ertan Tartuk Ağır Ceza Mahkemesince ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmış, hakkında hiçbir indirim uygulanmamıştı.

Mahkeme, genç kadının annesinin evindeyken konuşma bahanesiyle eve giden kocası tarafından boğazının kesilerek öldürüldüğünü belirtti. Kadının gayrı ahlaki bir yaşam tarzı olduğu iddialarının kocasının iddialarından ibaret olduğunu, kıskançlık krizine gidip sosyal medya hesabındaki paylaşımlarından dolayı eşini öldürdüğünü belirtmişti.

Sanığın, olaydan bir gün önce eşini alkollü mekânda başka bir erkekle otururken gördüğünü belirtmiş olsa da, çiftin 7 yıllık bir ilişkilerinin olduğu, bu süre zarfında eşini karakter yönünden yeterince tanıdığı belirtildi.

ALDATMA İDDİASINI DESTEKLEYEN HİÇBİR DELİL YOK

Eşinin gayrı ahlaki bir yaşam tarzını benimsediği ve kendisinin de bu yaşam biçiminden rahatsız olduğu savunmasının işlediği suçu hafifletmeye ve suçtan kurtulmaya yönelik bir savunma olduğundan itibar edilemeyeceği ifade edildi. Kadının gayrı ahlaki ilişki yaşadığı iddiasını destekleyecek hiçbir delil bulunmadığına dikkat çekildi. Sanığın konuşma bahanesiyle kayınvalidesinin evine giderek güven verip eşiyle odada baş başa kaldığı sırada kasap bıçağıyla boğazını keserek öldürmesi nedeniyle de indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldığına vurgu yapıldı.

HAKSIZ TAHRİK DE İYİ HAL DE UYGULANMALI

Bölge İstinaf Mahkemesi ise Ağır Ceza Mahkemesi kararını esastan bozdu. İstinaf, cinayet günü yaşanan tartışmanın olaydan bir gün önce Şule’nin alkollü bir mekanda Yasin adlı kişiyle oturmasından kaynaklandığına dikkat çekti. Şule ile eşi arasındaki mesajlaşmalar, alkollü mekanda oturduktan sonra Şule’de kalan Yasin’e ait telefonun sanık tarafından kırılması, Şule’nin annesi Sibel Akdeniz’in de olaydan önce sanığın Şule’ye şiddet uyguladığına dair ifadelerinin bulunmadığı vurgulandı. Sanığın cinayeti haksız tahrik altında kalarak işleyip işlemediğinin tespit edilmesi için cinayet günü olayın tanığı olan komşuları ile eşiyle alkolü mekanda oturan Yasin’in duruşmada tanık olarak dinlenilmeleri gerektiği ifade edildi.

İYİ HAL İNDİRİMİ UYGULANMAMASI SOYUT GEREKÇE

Yine iyi hal indirimini düzenleyen 62. Maddenin uygulanmamasının “Makul” ve “Makbul” olup olmadığının değerlendirilmediği gibi, yasal ve haklı bir gerekçeye dayanmadığı belirtildi. Sanık hakkında belirlenen olumsuz kişilik özellikleri, suçun öncesi ve sonrasındaki davranışları gibi soyut gerekçelerle indirim yapılıp yapılmayacağının yeterince tartışılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna karara verdi,

MAHKEME DİRENDİ AYNI KARARDA ISRAR ETTİ

Bozma kararından sonra yeniden hakim karşısına çıkan sanık, aldatma iddiasını sürdürüp, “Çok üzgünüm. Eşimin beni ikna etmesini istiyordum. Yüzüme tükürüp ağır hakaretlerde bulundu. Yakamı tutunca yere düştüm. Eşim bana, ‘Dün gece nasıl Yasin'in masasına oturduysam, yarın onun yatağına da oturacağım’ dedi” iddiasında bulundu.

Katilin kayınvalidesi Sibel A. ise, “Kızım sabah evime geldi, kapıyı ben açtım, kolu çatlaktı. Kızım kardeşinin doğum günü için gelmişti. yıllık evliydi. Ertan kızıma tecavüz ettiği için kızım kendisiyle evlenmek zorunda kaldı. Ertan, kızıma tehdit mesajları atarak ‘Seni öldüreceğim’ diyordu. Ertan bize geldi ve oturup konuştuk. Ben evde ikisini baş başa konuşmaları için bırakmıştık. Ama kızımı öldürdü” diye konuştu.

TELEFONDAKİ MESAJLAR DOSYAYA GİRDİ

Ölen kadının telefonunda sanığın eşine, “Geldim Diyarbakır’dayım. Konuşacağız her şeyi. Merak etme senin için gelmedim. Boş triplere girme. Saniye bekleme git dava aç. De ki tek celsede boşayın bizi. Sen de instagramı edepli kullan. Boşanana kadar koru bir takım şeyleri. Sonrası hayat senin, isteğini yapmakta özgürsün. Boşanana kadar bunları yerine getir. Bak zora sokma beni seri uyarıyorum” mesajlar gönderdiği de tespit edildi.

ÖLENİN İFFETİYLE İLGİLİ İDDİALAR SUÇTAN KURTULMAYA YÖNELİK

Mahkeme, sanığın eşinin yaşam tarzından rahatsız olduğu iddialarıyla suçunu hafifletmeye ve suçtan kurtulmaya çalıştığını belirtti. Kadının gayriahlâkî yaşantısı olduğuna dair katilin iması dışında somut hiçbir delil bulunmadığını vurguladı. Sanığın eşinin iffetiyle ilgili iddialarının somut delillerle ortaya konulmasının gerektiğine dikkat çeken mahkeme, aksi durumun her benzeri öldürme olayında maktulün kendisini savunamayacağı, iffetine yönelik söylemler neticesinde haksız tahrik sonucunu ortaya çıkarabileceği ifade edildi.

Kadının iffetsiz yaşam sürdüğünü gösterir özellikle eşiyle birliktelikleri ve evlilikleri boyunca alışılagelmiş yaşam formlarının dışında ve sanığa yönelik haksız tahrik sayılabilecek bir yaşam formu ortaya koyduğuna ilişkin sanığın soyut anlatımı dışında hiçbir delilin bulunmadığı kaydedildi.

ALKOL İDDİASI ASILSIZ ÇIKINCA İKİNCİ KEZ AĞIR MÜEBBET ALDI

Mahkeme, sanığın “Eşim alkollü mekanlardan çıkmıyordu. Olaydan bir gün önce de mekanda alkol aldı” iddiasına rağmen otopsi raporuna göre, kanında ve idrarında alkol, uyuşturucu veya uyarıcı hiçbir maddeye rastlanılmamış olması da sanığın iddiasını desteklemediği belirtildi. Sanığın iddialarının itibar edilemez olduğuna kanaat getiren mahkeme hakkında haksız uygulanamayacağına kanaat getirip ikinci kez indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı. Mahkeme, sanığın savunma yaparken eşinin iffetine yönelik iddialarda bulunarak işlediği suçtan kurtulmaya çalışmış olması nedeniyle de hakkında ayrıca iyi hal indirimi uygulanmamasına karar verdi.

İstinaf’ın “Tahrik ve iyi hal indirimi uygulayın” diyerek bozma kararı verdiği davayla ilgili son kararı Yargıtay 1. Ceza Dairesi verecek.

28.04.2026