ABD’de yapılan yeni bir araştırma, alkol tüketiminin çok sayıda kanser türüne bağlı ölümlerdeki payının son 33 yılda önemli ölçüde arttığını ortaya koydu.

Araştırmanın ilk yazarı Dr. Chinmay Jani, genel kanser kaynaklı ölümlerin azalmasına rağmen, alkolün 20 yaş ve üzerindeki kişilerde kanser ölümlerindeki oransal payının son 33 yılda iki katına çıktığını belirtti.

Araştırmaya göre alkol tüketimi; meme, prostat, kolon, rektum, mide, pankreas ve karaciğer kanserlerinin yanı sıra baş-boyun kanserleriyle de bağlantılı.

GÜNDE BİR STANDART İÇKİ BİLE RİSKİ ARTIRABİLİYOR

Araştırmada dikkat çeken sonuçlardan biri, kanser riskindeki artış için yüksek miktarda alkol tüketiminin gerekmemesi oldu.

Dr. Jani, her gün yaklaşık bir standart içki tüketiminin dahi riski artırabildiğini belirtti. ABD’de bir standart içki; 355 mililitre normal bira, 148 mililitre şarap veya yaklaşık 44 mililitre yüksek alkollü içki olarak tanımlanıyor.

GENÇLERDE VE KADINLARDA RİSK DAHA YÜKSEK

Araştırmaya göre alkolle bağlantılı kanser ölümlerinden en fazla etkilenen gruplar arasında erkekler ve 55 yaş ve üzerindeki yetişkinler yer alıyor.

Erkeklerde karaciğer kanseri, alkolle bağlantılı ölümler açısından en güçlü ilişkiye sahip kanser türü olurken, bunu yemek borusu ve kolorektal kanserler izledi.

55 yaş ve üzerindeki kadınlarda ise meme kanseri ilk sırada yer aldı. Bunu karaciğer ve kolorektal kanserler takip etti.

Dr. Jani, kadınlarda ve 55 yaşından küçük erkeklerde kanser riskinin daha düşük miktarda alkol tüketimiyle dahi artabildiğini belirtti.

20-54 yaş grubunda ise kolorektal kanser, erkeklerde alkolle bağlantılı kanser ölümlerinin önde gelen nedeni olurken, kadınlarda ikinci sırada yer aldı. Kadınlarda ilk sırada alkolle bağlantılı meme kanseri bulundu.

ALKOL VÜCUTTA KANSER RİSKİNİ NASIL ARTIRIYOR?

Ulusal Kanser Enstitüsü'ne göre alkol, kanser gelişimine birden fazla mekanizma üzerinden katkıda bulunabiliyor.

Alkolün parçalanması sırasında oluşan asetaldehit, DNA’ya zarar verebilen ve DNA onarımını etkileyebilen bir madde olarak öne çıkıyor. Alkol ayrıca oksidatif stresi artırarak DNA, proteinler ve hücre fonksiyonlarında hasara ve iltihaplanmaya yol açabiliyor.

Alkol tüketimi, östrojen başta olmak üzere bazı hormonların seviyelerini de etkileyebiliyor. Bu durum, alkol tüketimi ile meme kanseri arasındaki ilişkiyi açıklayan faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Bunun yanı sıra alkol, kanser riskini azaltabileceği düşünülen A, C, D ve E vitaminleri ile B grubu vitaminlerdeki folatların parçalanmasını ve emilimini etkileyebiliyor.

ALKOLLE BAĞLANTILI KANSER ÖLÜMLERİ ARTTI

The Lancet Regional Health – Americas dergisinde yayımlanan araştırmada, Küresel Hastalık Yükü (Global Burden of Disease) çalışmasından elde edilen 33 yıllık ABD verileri incelendi.

1990-2023 yılları arasında alkolle bağlantılı yıllık kanser ölümlerinin sayısı 11 bin 361'den 23 bin 126'ya yükseldi.

İncelenen 10 kanser türü arasında alkolle bağlantılı ölümlerdeki en küçük artışlar prostat, pankreas ve mide kanserlerinde görüldü. Buna rağmen bu kanserlerde de zaman içinde artış kaydedildi.

Baş ve boyun bölgesindeki kötü huylu tümörlerde de alkol önemli bir risk faktörü olarak öne çıktı. Araştırmaya göre dudak, ağız boşluğu, yutak, gırtlak ve yemek borusu kanserlerinin dörtte birine kadarında alkol bir risk faktörü olabiliyor.

UZMANLARDAN ALKOL TÜKETİMİ UYARISI

Araştırmada görev almayan kardiyolog Dr. Andrew Freeman, günlük alkol tüketiminin uzun süre kabul gören yaklaşımının günümüzde yapılan araştırmalarla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Dr. Jani ise araştırmanın kişilerin tamamen alkol tüketmeyi bırakması gerektiğini gösterecek verilere sahip olmadığını, ancak alkol tüketiminin mümkün olan en düşük seviyeye indirilmesinin sağlık açısından daha iyi olacağını ifade etti.