Almanya, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin geçici üyeliği için yürüttüğü kampanyada tarihinde ilk kez başarısızlığa uğradı.

BM Genel Kurulu'nda yapılan gizli oylamada Avusturya ve Portekiz, Batı Avrupa ve Diğerleri Grubu'na ayrılan iki koltuğu kazanırken, Almanya yeterli desteği sağlayamadı.

Oylama sonuçlarına göre Portekiz 134, Avusturya ise 131 oy aldı. Almanya'nın oy sayısı ise 104'te kaldı.

Zimbabve 182 ve Latin Amerika-Karayipler grubundan Trinidad ve Tobago 181 oy alarak, 2 yıllığına BMGK üyesi oldu. Asya-Pasifik grubunda ise Kırgızistan, Filipinleri geride bırakarak üyeliğe seçildi.

Yeni seçilen beş ülke, 1 Ocak 2027'de başlayacak iki yıllık görev süresinde Pakistan, Somali, Yunanistan, Danimarka ve Panama'nın yerini alacak.

İSRAİL'E DESTEK OYLARI DÜŞÜRDÜ

Almanya'nın yenilgisinde İsrail yanlısı tutumunun etkisi olduğu düşünülüyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz,"Adaylığımızı kararlılıkla sunduk. Hedefimize ulaşamadık." ifadelerini kullandı.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, sonucu "gerçek bir hayal kırıklığı" olarak değerlendirdi.

Berlin yönetimi daha önce Güvenlik Konseyi'nin geçici üyeliği için yaptığı altı başvurunun tamamını kazanmıştı. Almanya, 1977-1978, 1987-1988, 1995-1996, 2003-2004, 2011-2012 ve 2019-2020 dönemlerinde Konsey'de görev yapmıştı.

Önceki seçimlerde ya rakipsiz olan ya da açık ara favori gösterilen Almanya, güçlü rakiplerle karşılaşma ihtimalinin bulunduğu bazı dönemlerde ise yarışa girmemeyi tercih etmişti.

Almanya uzun yıllardır BM Güvenlik Konseyi'nde daimi üyelik elde etmek için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Berlin, Konsey'in günümüzün siyasi ve ekonomik dengelerini yansıtacak şekilde genişletilmesi gerektiğini savunuyor.

BM Güvenlik Konseyi toplam 15 üyeden oluşuyor. Konseyin veto hakkına sahip beş daimi üyesi Rusya, Çin, ABD, Birleşik Krallık ve Fransa. Kalan 10 üye ise bölgesel temsile göre seçiliyor ve iki yıllık sürelerle görev yapıyor.

BASIN VE MUHALEFET HÜKÜMETİ TOPA TUTTU

Sonuçlarla ilgili "Federal Hükümet için büyük bir utanç. Almanya, BM Güvenlik Konseyi üyeliğini kaçırdı" başlığını kullanan Bild gazetesi, Başbakan Friedrich Merz hükümetinin, Portekiz ve Avusturya karşısında feci şekilde başarısız olduğunu yazdı.

Frankfurter Allgemeine gazetesi, seçimde alınan bu sonucun, Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile Başbakan Merz'in Almanya'yı önceki yıllara kıyasla uluslararası sahnede daha güçlü bir aktör olarak konumlandırma çabalarına büyük darbe vurduğu yorumunu yaptı.

Welt gazetesinde, seçim sonuçlarına etki eden bir faktör olarak Almanya'nın dış politikadaki çekingen tavrı olduğu ifade edildi. Yapılan yorumda, Almanya'nın İsrail'in Gazze saldırılarına ilişkin tutumunun eleştirilere yol açtığı ve Almanya'nın İsrail'in İran'a yönelik saldırısı ile ABD'nin Venezuela'daki müdahalesi karşısında sergilediği çekingen tutumun da eleştirildiği aktarıldı.

Sosyal Demokrat Parti Meclis Grubunun Dış Politika Sözcüsü Adis Ahmetovic, yaşadığı hayal kırıklığını dile getirerek, "Ülkemizin adaylığı, uluslararası alanda nasıl algılandığının da bir göstergesiydi" ifadesini kullandı.

Sol Parti Başkanı İnes Schwerdtner de Alman medyasına yaptığı açıklamada, sonucun hezimet olduğunu belirterek, "Almanya, ABD veya İsrail tarafından işlenen uluslararası hukuk ihlallerine karşı sessiz kaldı" değerlendirmesinde bulundu.

Aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) Genel Başkanı Alice Weidel de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, "Utanç verici olaylar arka arkaya geliyor. Merz, Başbakanlığının başında ülkemizi ‘uluslararası sahneye geri getirmek’ istemişti ancak Almanya'nın artık BM Güvenlik Konseyinde koltuğu kalmadı" ifadelerine yer verdi.

Seçim sonucunu, Merz ve Wadephul için yenilgi olarak gören Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı Franziska Brantner, "Sonuç kimseyi şaşırtmamalı. Almanya, son aylarda uluslararası sahnede çok fazla güven kaybetti. Almanya'nın seçilememesi, uluslararası alanda güvenilirliğini ve güvenini yitirmiş bir dış politikanın bedeli olarak anlaşılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.