Altın, 2026 yılına rekor seviyelerden başladıktan sonra haziran ayında sert bir düzeltme yaşadı. Yılın önceki döneminde ons başına 5 bin 500 doların üzerini test eden değerli metal, haziran ayında 4 bin 540 dolar seviyesinin üzerinden yüzde 11’i aşan düşüş kaydetti. Temmuz başında ise fiyatlar 4 bin-4 bin 100 dolar aralığında dengelenmeye çalıştı.

Piyasadaki geri çekilmede ABD Merkez Bankası’na (Fed) ilişkin faiz beklentilerinin yeniden fiyatlanması, doların güçlenmesi ve risk algısındaki değişim etkili oldu. Enerji fiyatları ve enflasyon endişeleri de dönem dönem fiyatlar üzerinde baskı yarattı. Buna karşın altın, yıllık bazda güçlü görünümünü korudu.

HSBC ALTINDA KONSOLİDASYON BEKLİYOR

HSBC Private Bank analistleri, son düşüşü sert yükselişin ardından gelen sağlıklı bir konsolidasyon olarak değerlendiriyor. Bankanın haziran ortasında yayımlanan değerlendirmesinde, altının Fed beklentileri ve diğer baskı unsurları nedeniyle keskin şekilde düzeltme yaşadığı belirtildi.

HSBC’ye göre güçlü dolar ve faiz artışı beklentileri gibi kısa vadeli olumsuzlukların önemli bölümü fiyatlara yansımış durumda. Banka, altının giderek daha fazla “değerinin altında” görünmeye başladığı görüşünü paylaşıyor.

Değerlendirmede, merkez bankalarının yapısal talebi ve düşük seviyelerden alım yapmayı bekleyen yatırımcıların fiyatlara destek sağlayabileceği vurgulanıyor. HSBC, yüksek reel getirilerin kısa vadede baskı unsuru olmayı sürdürebileceğini ancak enerji kaynaklı baskıların azalmasıyla bu etkinin zayıflayabileceğini belirtiyor.

YILIN SONUNA DOĞRU YÜKSELİŞ SENARYOSU

HSBC’nin beklentisi, altının 2026’nın üçüncü çeyreğinin büyük bölümünde konsolide olması, ardından yıl sonuna doğru yeniden yükseliş eğilimine girebilmesi yönünde. Bankaya göre yapısal talep dinamikleri, sabırlı yatırımcılar açısından orta ve uzun vadede destekleyici olmaya devam edecek.

Haziran sonunda yapılan ek değerlendirmelerde de satış dalgasının sona yaklaşmış olabileceği, uzun vadeli yatırımcıların yeniden piyasaya dönmeye başladığı ve 4 bin dolar civarında destek oluşabileceği ifade edildi.

HSBC’nin 2026 yılına ilişkin altın tahminlerinde jeopolitik riskler, mali kırılganlıklar, borç dinamikleri ve resmi sektör alımları öne çıkıyor. Bankanın daha önceki notlarında, senaryoya bağlı olarak 4 bin 500-5 bin dolar üzeri seviyelerin gündeme gelebileceği belirtilmişti.

MERKEZ BANKALARI VE JEOPOLİTİK RİSKLER ÖNE ÇIKIYOR

HSBC’nin altına yönelik yapıcı duruşunun temelinde birkaç ana unsur bulunuyor. Bunların başında merkez bankalarının altın talebi geliyor. Resmi sektör alımlarının piyasada güçlü bir destek oluşturduğu ve arz üzerindeki baskıyı artırdığı değerlendiriliyor.

Jeopolitik gerilimler, artan kamu borçları ve bütçe açıkları da güvenli liman talebini canlı tutan unsurlar arasında gösteriliyor. Ayrıca altının hisse senedi ve tahvil gibi geleneksel varlıklarla düşük korelasyona sahip olması, portföy çeşitlendirmesi açısından değerli görülüyor.

HSBC’ye göre enflasyon, para birimlerinde değer kaybı endişesi ve geleneksel para politikalarının sınırlarına ilişkin tartışmalar da altının parasal varlık olarak cazibesini destekliyor. Son düzeltme ise uzun vadeli yatırımcılar açısından daha cazip bir değerleme zemini oluşturmuş olabilir.

PİYASADA 4 BİN DOLAR SEVİYESİ İZLENİYOR

Mevcut görünümde altın piyasası, kısa vadeli olumsuz haber akışının önemli bölümünü fiyatlamış görünüyor. Teknik açıdan 4 bin dolar civarındaki destek bölgesi test edilirken, temmuz başındaki dengelenme olası bir taban arayışı olarak değerlendiriliyor.

Altın fiyatlarına ilişkin kurum tahminleri farklılık gösterse de birçok uzun vadeli senaryoda görünüm yapıcı kalmayı sürdürüyor. HSBC’nin perspektifine göre yılın ikinci yarısında konsolidasyonun ardından yapısal desteklerin yeniden öne çıkmasıyla yukarı yönlü hareket alanı oluşabilir.

Bununla birlikte volatilitenin devam etmesi bekleniyor. Reel getiriler, doların seyri, merkez bankası alımları ve yatırımcı talebi altın fiyatları açısından belirleyici başlıklar olmaya devam edecek.

YATIRIMCILAR İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

HSBC’nin değerlendirmesi, sert düzeltmelerin uzun vadeli yatırımcılar için fırsat yaratabileceği görüşünü destekliyor. Bankaya göre fiyatların merkez bankaları ve dipten alım yapmak isteyen yatırımcılar açısından cazip bölgelere yaklaşması, altına yönelik ilgiyi yeniden artırabilir.

Altın, belirsizlik dönemlerinde portföy çeşitlendirmesi açısından önemli bir araç olarak görülüyor. Fiziki altın, borsa yatırım fonları ve madencilik hisseleri farklı risk-getiri profilleriyle öne çıkıyor. Ancak kısa vadeli oynaklık nedeniyle pozisyon büyüklüğü, kademeli alım ve kaldıraçtan kaçınma gibi risk yönetimi başlıkları önemini koruyor.

HSBC’nin bakış açısına göre son düzeltme, çok yıllı bir perspektife sahip yatırımcılar için giriş seviyelerini iyileştirmiş olabilir. Ancak bu durum, kısa vadede hızlı kazanç beklentisi anlamına gelmiyor.

RİSKLER DEVAM EDİYOR

HSBC’nin altına ilişkin değerlendirmesi yapıcı olsa da kısa vadeli riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Reel getirilerin yüksek kalması, Fed’den gelebilecek daha şahin mesajlar ve doların güçlenmesi altın üzerinde yeniden baskı yaratabilir.

Jeopolitik gerilimlerin azalması güvenli liman talebini zayıflatabilir. Küresel büyümenin güçlenmesi ya da enflasyon kaygılarının hafiflemesi de altının cazibesini sınırlayabilir. Ayrıca spekülatif pozisyonların çözülmesi ve kâr satışları fiyatlarda yeni dalgalanmalara yol açabilir.