Antalya'da dört kişinin hayatını kaybettiği hortum felaketinin ardından gözler, bu hafta kuvvetli rüzgâr ve sağanak yağış beklenen İstanbul'a döndü.
Megakentte benzer bir hortum yaşanıp yaşanmayacağı sorusu gündeme gelirken konuyu Meteoroloji Uzmanı Dr. Güven Özdemir, NEFES'e açıkladı.

ANTALYA'DA HORTUM CAN ALDI: 4 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Antalya'nın Kepez ilçesinde dün gece saat 23.00 sıralarında meydana gelen hortum, Fevzi Çakmak Mahallesi'ndeki bir şantiyede işçilerin kaldığı iki konteyneri savurdu. Olayda dört işçi yaşamını yitirirken bir işçi yaralandı.
Hortumun görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından Antalya Valisi Hulusi Şahin de yaşananları, "Çok enteresan bir doğa olayı ile karşı karşıyayız" sözleriyle değerlendirdi.
İSTANBUL'DA KUVVETLİ RÜZGÂR VE SAĞANAK BEKLENİYOR
Antalya'daki felaketin ardından İstanbul'da beklenen günler için yapılan meteorolojik uyarılar da dikkat çekti.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün tahminlerine göre, batı bölgelerinde sağanak yağış beklenirken hafta boyunca yurdun geniş kesimlerinde yağışlı hava etkili olacak. Yapılan uyarılarda üç il için sarı, iki il için turuncu kod kullanıldı.
İstanbul'da ise beş ilçeye dikkat çekilirken İstanbul Valiliği, sel, su baskını, yağış sırasında kuvvetli rüzgâr ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı vatandaşları uyardı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) de Balkanlar üzerinden gelecek soğuk hava dalgası ile Orta Akdeniz kaynaklı yağışlı sistemin etkili olacağını duyurdu.
AKOM'un tahminlerine göre, yarın sabah saat 06.00'dan itibaren kuzeyli yönlerden esecek rüzgârın hızının saatte 40 ila 70 kilometreye ulaşması bekleniyor. Özellikle kentin kuzey ilçelerinde kuvvetli sağanak öngörülüyor.
Peki, Antalya'da dört kişinin ölümüne neden olan hortumun benzeri İstanbul'da da meydana gelebilir mi?

"İSTANBUL'DA DA HORTUM OLUŞABİLİR"
NEFES'e konuşan Meteoroloji Uzmanı Dr. Güven Özdemir, İstanbul'da hortum oluşmasının mümkün olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"İstanbul için de bekleyebiliriz ama Antalya'daki kadar kuvvetli olmayabilir. İstanbul'da da tabii ki Antalya'da olduğu gibi hortum oluşabilir. Ancak şiddeti, coğrafi yapıya bağlı olarak değişebilir. Boğaz hattında, Karadeniz kıyılarında veya Marmara kıyılarında daha etkili hortumlar oluşabilir."
İstanbul'daki deniz suyu sıcaklıklarının Akdeniz'e göre daha düşük olmasına dikkat çeken Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama kısa sürelidir. Çünkü deniz suyu sıcaklığı Akdeniz'e göre daha düşüktür. Denizlerimiz daha soğuk olduğu için hortumun gücü de daha az olacaktır.
Yani hortumun oluşması için atmosferik bir kararsızlık söz konusu. Atmosferdeki olayların, konvektif hareketlerin hızlı bir şekilde oluşması gerekiyor.
Hava sıcaklığının hızla düştüğü yerlerde, denizin sıcak olmasından dolayı yükselici hareketler ve konvektif hareketler oluşur. Ancak İstanbul'daki hortum oluşumu, Antalya'dakine göre daha azdır."

"ANTALYA'DAKİ DAHA ŞİDDETLİ OLUR DEMEK BİLİMSEL OLARAK DOĞRU DEĞİL"
Özdemir, iki kent arasındaki sıcaklık ve coğrafya farklarının tek başına hortumun şiddetini belirlemeyeceğini de vurgulayarak şunları söyledi:
"Her iki kentte de hortum gelişmesi mümkün. Antalya'nın coğrafyası bazı olaylarda uygun koşulları daha çabuk destekleyebilir.
Ancak Antalya'daki hortumun daha şiddetli, İstanbul'dakinin ise daha zayıf olacağını söylemek bilimsel olarak doğru değil. Ama genel olarak düşüncemiz de bu yöndedir.
Hortumun şiddetinin incelenmesi için bölgenin coğrafi yapısının da ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Fırtına içindeki dönme hareketi ve uygun rüzgâr kesmesi en önemli belirleyicilerdir. Hortumun şiddetinde fırtınanın yapısı, dönme hareketinin gücü, yüzeye yakın hava akımları ve hortumun geçtiği güzergâh önemlidir."

ANTALYA'DA HORTUMUN OLUŞMASINDA TOROSLARIN ETKİSİ NE?
Antalya'da meydana gelen hortumun oluşumunu da değerlendiren Özdemir, Akdeniz'in sıcaklığı ve Toros Dağları'nın bölgedeki hava hareketleri üzerindeki etkisine dikkat çekti. Özdemir şunları söyledi:
"Birincisi, coğrafi yapı. Toros Dağları var, deniz var ve bunlar hortum oluşumunu etkiliyor. Akdeniz'in nem ve enerji kaynağı olması önemli. Biliyorsunuz, Akdeniz, İstanbul'a göre Marmara ve Karadeniz'den daha sıcak. Yani sonbaharda deniz suyu sıcaklığını korurken yukarıdan soğuk hava gelmesi, atmosferin kararsızlığını artırabiliyor.
Akdeniz'in nem ve enerji kaynağı olması en önemli etken. Coğrafi olarak da Torosların hava akımlarını yönlendirmesi söz konusu. Hava akımları, Toros Dağları'nın etkisiyle yönlendirilebilir. Dağlar, nemli hava kütlelerini yükselmeye zorlayabilir. Çünkü nemli hava kütleleri dağa çarptıktan sonra hızlı bir şekilde yükselmek zorunda kalır.
Vadiler boyunca rüzgârın hızı farklı şekillerde değişebilir. Bu durum bazı bölgelerde sağanak oluşumunu destekler. Ancak dağların tek başına hortum oluşturamayacağı gerçeği de burada ortaya çıkıyor."
"AYNI BULUTUN ALTINDA BİRDEN FAZLA HORTUM OLUŞABİLİR"
Hortumun oluşumunda rüzgârın farklı yüksekliklerde yön ve hız değiştirmesinin önemli olduğunu belirten Özdemir, bu durumu meteorolojide "rüzgâr kesmesi" olarak adlandırdıklarını söyledi. Özdemir şöyle konuştu:
"Biz buna rüzgâr kesmesi diyoruz. Alt seviyelerde rüzgârlar kuzeydoğudan eserken birkaç kilometre daha yukarıda güneydoğudan esebilir. Yani farklı yönlerden esmesi... Hortumun dönme şeklini düşünürseniz, bu rüzgâr kesmesiyle birlikte hortumun oluşması daha da hız kazanabilir.
Nemli havayla üst seviyedeki soğuk hava karşılaştığında kuvvetli konvektif sistemler gelişir. Alçalıcı ve yükselici hareketler en üst seviyeye ulaşır.
Farklı seviyelerdeki rüzgârların hız ve yön değiştirmesi, fırtınanın dönme potansiyelini artırabilir. Hortumlara baktığınızda dönerek hızlı bir şekilde yükseldiğini görüyoruz.
Tabii bu bulutun altında tek bir hortum olmayabilir. İki, üç, dört büyüklü küçüklü hortumların oluşması söz konusu olabilir."
"AKDENİZ'İN SICAK OLMASI HER HORTUMU GÜÇLENDİRMEZ"
Antalya'daki coğrafi koşulların hortum gelişimini nasıl etkilediğini anlatan Özdemir, denizin sıcaklığı ve dağların konumunun her olayda aynı sonucu doğurmayacağını belirterek şöyle devam etti:
"Coğrafi yapılar da burada kendini gösteriyor. Toroslar, yerel hava akımlarını değiştirerek bazı fırtınaların gelişimini destekleyebiliyor. Akdeniz nem ve ısı sağlayabilir. Fakat bu iki etkinin her olayda hortumu güçlendirdiği anlamına da gelmemelidir. Kuvvetli sağanak yağışlarda fırtınalar oluşabilir ama bunlar mutlaka hortum oluşturacak seviyede olmuyor."
Antalya'daki hava sistemini değerlendiren Özdemir, "Buradaki alçak basınç sistemi, kuzeyli yönlerden, yani karayel yönünden gelen hava akımlarıyla Akdeniz üzerinde güçlenir. Çünkü kuzeyden gelen soğuk hava bunu tetikledi. Muğla taraflarına, yani Ege ve Akdeniz bölgelerine doğru kuvvetlenerek bu bölgelerde hortum oluşumuna neden oldu. Maalesef karaya çıkınca sağanak yağışların ve hortumun şiddetlenmesi can kaybına neden oldu" dedi.
İSTANBUL'DA HORTUMLA BİRLİKTE SAĞANAK VE YILDIRIM DA GÖRÜLEBİLİR
İstanbul'da hortum gelişebilmesi için atmosferin alt ve üst seviyeleri arasındaki sıcaklık farklarının önemine değinen Özdemir, yüksek seviyelerdeki soğuk havanın etkisini şöyle anlattı:
"Yüksek seviyelerdeki soğuk havanın, soğuk damla dediğimiz yapının oluşmasını ve derin sıcaklık farklarının oluşmasını buna örnek gösterebiliriz. Bu tarz konvektif hareketlerin oluşması için öncelikle alttaki denizin daha sıcak olması gerekiyor. İstanbul'da ise Marmara ve Karadeniz'in daha serin olması, yani deniz suyu sıcaklığının daha düşük olması, hortumun şiddetini etkiler."
Sıcak ve nemli havanın hızla yükselmesiyle kuvvetli fırtınaların gelişebileceğini söyleyen Özdemir, hortumun başka hava olaylarıyla birlikte görülebileceğine dikkat çekti ve sözlerini şöyle tamamladı:
"Yani sıcak ve nemli hava hızla yükselip gökyüzünde fırtınalara neden oluyor. Bir bakıyorsunuz, hortum oluşuyor. Bu bölgede hortumla birlikte sağanak yağışlar ve yıldırım düşmeleri de meydana gelebilir."
Antalya'da hortum faciası. İşçilerin kaldığı konteyneri parçaladı: 4 ölü, 1 yaralıGündem