Real Madrid’in Manchester City karşısında oynadığı maçta dikkat çeken yalnızca Fede Valverde’nin golleri olmadı. Karşılaşmanın en çok konuşulan görüntülerinden biri, Arda Güler’in kornerlerde Erling Haaland’ı marke etmesiydi. Aradaki belirgin boy farkı nedeniyle bu eşleşme ilk anda şaşkınlık yarattı. Arda Güler 1,75 boyundayken Norveçli golcünün boyu 1,95.
Ancak bu görüntü, sahadaki bir paylaşım hatasının sonucu değildi. Marca'da yer alan habere göre, tam tersine, Real Madrid teknik ekibinin önceden hazırladığı özel savunma planının bir parçasıydı.
Yapılan analizlerde, City’nin duran toplarında Haaland’ın doğrudan son vuruş tehdidi oluşturan ana isim olmadığı sonucuna varıldı. Teknik heyet, bu nedenle daha uzun savunmacıları başka görevlere yönlendirdi.
KARARIN ARKASINDAKİ DURAN TOP ANALİZİ
Maç sırasında ilk izlenim, Madrid savunmasının dengesiz yakalandığı yönündeydi. Özellikle Haaland gibi fizik gücü yüksek bir oyuncunun daha kısa bir isimle eşleşmesi, savunma organizasyonunda hata yapıldığı düşüncesini doğurdu. Aynı görüntünün birkaç kez tekrarlanması da bu yorumu güçlendirdi.
Ne var ki kulüp cephesindeki değerlendirme farklıydı. City’nin korner ve yandan kullanılan serbest vuruşları ayrıntılı biçimde incelendi.

Çalışmaların sonunda Haaland’ın bu organizasyonlarda çoğu zaman bitirici rolünden çok, alan açan ve rakip savunmanın dengesini bozan oyuncu olarak kullanıldığı belirlendi.
Bu kararın, tesadüfen verilmiş anlık bir tercih değil, üzerinde çalışılmış, analiz edilmiş ve belgelenmiş bir uygulama olduğu vurgulandı.
HAALAND DEĞİL, ETRAFINDAKİLER HEDEF ALINDI
Pep Guardiola’nın bu tür duran toplarda Haaland’ı farklı bir işleve yönlendirdiği tespit edildi.
Norveçli futbolcu, perdeleme yapmak, kaleciyi rahatsız etmek ve fizik gücüyle takım arkadaşlarına boş alan hazırlamak için önemli bir unsur olarak değerlendirildi. Kısacası, asıl rolü her zaman topa vurmak değil, başkalarının etkili olmasını sağlamaktı.

Real Madrid de savunma planını buna göre kurdu. Arda Güler’in yanı sıra zaman zaman Fran Garcia ve Eduardo Camavinga’nın da Haaland’la eşleşmesinin nedeni buydu.
Madrid ekibi, elindeki uzun oyuncuları Haaland’a bağlamak istemedi. Huijsen, Rüdiger, Valverde ve Tchouameni gibi isimler, duran toplarda daha tehlikeli görülen rakipleri savunmak üzere farklı noktalara yerleştirildi.
PLANIN DOĞAL BİR PARÇASI
City karşısında en uzun ve fizik gücü en yüksek oyuncular, hem alan savunmasında hem de bire bir eşleşmelerde öncelikli tehdit kabul edilen isimlere yönlendirildi.
Teknik ekibin değerlendirmesinde asıl dikkat edilmesi gereken oyuncular Rodri, Ruben Dias, Semenyo, Guehi, O’Reilly ve Doku oldu. Bu nedenle Haaland karşısında daha kısa bir oyuncunun görevlendirilmesi, planın doğal bir parçası olarak kabul edildi.
ARDA GÜLER PLANI İŞE YARADI
Real Madrid’in hazırladığı savunma düzeni maç içinde karşılığını verdi. City’nin hava toplarında etkili isimlerine rağmen duran top organizasyonları büyük ölçüde kontrol altında tutuldu. Madrid ekibi bu bölümde ciddi bir sorun yaşamadı ve rakibine bu yolla gol fırsatı tanımadı.
Sonuç olarak, Arda Güler’in Haaland’ı savunması ilk bakışta sıra dışı görünse de kararın net bir futbol mantığı vardı.
Real Madrid teknik ekibi, boy farkına rağmen bu eşleşmeyi bilinçli biçimde tercih etti, uzun oyuncularını ise daha büyük hava topu tehdidi olarak görülen rakiplere ayırdı. Sahadaki görüntü şaşırtıcıydı, ama planın kendisi son derece açıktı.
Arda Güler oyundan çıkarken gülerek protesto etmişti: Real Madrid'den açıklama geldiFutbol