Kuzey Sudan’da granit bir tepeye oyulmuş insan boyundaki bir figür, binlerce yıldır bölgeyi gözetliyor. Mahas bölgesindeki Miseeda’da bulunan kabartmanın kimi tasvir ettiği ise henüz kesin olarak bilinmiyor. Araştırmacılar, figürün Kuş Krallığı’nın bir hükümdarını temsil ediyor olabileceğini düşünüyor. Figürün çevresine ise 7. yüzyılda yerel inşaatçılar tarafından bir Hıristiyan kilisesi inşa edildi.
KABARTMA VE KİLİSE İNCELENDİ
Varşova Üniversitesi’nden Dr. Joanna A. Ciesielska liderliğindeki ekip, hem kaya kabartmasını hem de kiliseyi araştırdı. Ekibin bulguları Antiquity dergisinde yayımlandı.
“Miseeda’nın İyi Çobanı” (Good Shepherd of Miseeda) adı verilen proje kapsamında araştırmacılar, bölgenin zaman içerisinde geçirdiği değişimi ortaya koymak için yüzey araştırması, kaya sanatı incelemeleri, yerel halkla görüşmeler ve bilgisayar destekli haritalamayı bir arada kullandı.
Yüzey araştırmaları yaklaşık 300 arkeolojik alanı kapsadı. Kilise çalışmanın merkezinde yer alırken granit tepenin başka arkeolojik izler de barındırdığı ortaya çıktı.
Ekip bölgede bir aslan, bir fil, olası bir gergedan ve daha küçük sığır figürlerini kayıt altına aldı. Bunun yanı sıra haçlar ve gemiler gibi daha geç döneme tarihlenen Hıristiyan betimleri de bulundu. Bu tasvirlerin bir bölümünün doğrudan kiliseye yöneldiği görüldü.

ÇANAK ÇÖMLEKLER BÖLGENİN TARİHİNİ ORTAYA KOYDU
Bölgede bulunan çanak çömlekler, farklı dönemlerde burada kimlerin yaşadığına ilişkin önemli ipuçları sundu. Üç dönem özellikle öne çıktı.
İlk dönem, 12 bin ila 8 bin 200 yıl öncesine tarihlenen Mezolitik dönemdi. İkinci dönem, yaklaşık MÖ 3 bin ile 2 bin 500 yılları arasındaki Geç Neolitik dönem olarak belirlendi. Üçüncü yoğun dönem ise MS 6. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar uzanan Hıristiyanlık dönemi oldu.
Buna karşılık yaklaşık MÖ 1.700 ile MS 350 yılları arasını kapsayan Kerma’dan Kuş Krallığı dönemine ait buluntuların oldukça az olması dikkat çekti. Bu durum daha da ilginç hale geliyor çünkü söz konusu boşluk, kabartmanın muhtemelen yapıldığı dönemi de kapsıyor.
Çanak çömlekler bölgede farklı kültürel etkilerin bulunduğunu da ortaya koydu. Mezolitik döneme ait kaplar yerel özellikler taşırken, daha sonraki dönemlere ait örneklerde hem kuzey hem de güney geleneklerinin izleri görüldü.
Bu durum, bölgenin coğrafi konumuyla da örtüşüyor. Mahas, kuzeyde Mısır denetimindeki topraklarla daha güneydeki bölgeler arasında doğal bir geçiş alanı oluşturan Üçüncü Nil Çağlayanı’nın yakınında bulunuyor.
GİZEMLİ FİGÜR BİR HÜKÜMDARI MI GÖSTERİYOR?
Peki granit tepeye oyulan figür kimi tasvir ediyor?
Araştırma ekibi, bu soruya yanıt bulabilmek için çevredeki benzer anıtları da inceledi. Bunlardan biri, Gebel Qeili’de bulunan Kral Sherkarer’in dev kabartması oldu.
Bu büyüklükteki kabartmaların bölgede oldukça nadir görüldüğü belirtiliyor. Sherkarer’in kabartması, Meroë egemenliğinin güney sınırını işaret ediyor.
Araştırmacılara göre Miseeda’daki figür de benzer bir işleve sahip olarak bir sınır bölgesini göstermiş olabilir. Ancak figürün kesin olarak hangi döneme ait olduğu henüz belirlenebilmiş değil.
KİLİSE DE BÖLGENİN GEÇMİŞİNE IŞIK TUTUYOR
Miseeda’daki kilise de kendine özgü bir tarih barındırıyor. Yapıda bulunan çanak çömlekler arasında erken Nobadia Krallığı’na ait kadehler ile Makuria Krallığı atölyelerinin üslubunu taşıyan erken dönem kaplar yer alıyor.
İnşaatçıların, farklı dönemlerde insanlar için önem taşıyan bir noktayı seçtiği düşünülüyor. Kilisenin çevresinde bulunan çok sayıdaki Hıristiyan betimi de yapının yerel kutsal peyzajın merkezlerinden biri haline geldiğini düşündürüyor.

YEREL HALKIN ANLATILARI DA ARAŞTIRILDI
Araştırma ekibi bölgedeki güncel anlatıları da kayıt altına aldı. Yerel halkın aktardıklarına göre kilise geçmişte hacılar ve adaklarla ilişkilendirilen bir merkez olarak görülüyordu.
Günümüzde bölge sakinleri buraya Beit Kitchiner veya Beit Sheitan adını veriyor. Bazı kişiler bölgeyi lanetli olarak tanımlarken, bazıları ise burayı mucizevi kabul ediyor.
Yerel anlatılarda kilise, Orta Çağ sonrasına ait bir kale ve birkaç su türbesi; altın, ruhlar ve efsanevi yerlerle ilişkilendiriliyor.
Bugünkü başlıca kutsal alan ise Miseeda köyündeki Şeyh Kuman türbesi. Bu alanın, suya ve efsanevi varlıklara yönelik inançları Sufilikle birleştirdiği belirtiliyor.
BİNLERCE YILLIK KÜLTÜREL BULUŞMA NOKTASI
Araştırmacılara göre bölge, binlerce yıl boyunca kuzey ve güney kültürlerinin bir araya geldiği ve birbirine karıştığı bir kavşak görevi gördü.
Taş Çağı kamplarından Orta Çağ Nubia krallıklarına kadar farklı toplulukların bu tepeye geri döndüğü ve ona zaman içerisinde yeni anlamlar yüklediği belirtiliyor.
Granit tepeye oyulmuş figürün ise hâlâ bir adı bulunmuyor. Ancak araştırmacıların çalışması sayesinde kabartmanın çevresindeki tarihsel ve kültürel kayıtlar artık çok daha kapsamlı.