Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Olağan Yüksek Divan Kurulu toplantısında stat meselesinden teknik direktör İsmail Kartal’ın geleceğine kadar birçok konuda açıklama yaptı.

Fenerbahçe'nin Maltepe'de yapılacak yeni bir stada taşınacağı iddiasıyla ilgili ilk kez resmen konuşan Yıldırım, Kadıköy’deki stattan çıkma şartını da açıkladı.

Toplantıya katılımın düşük olmasına sitem eden Yıldırım, bir daha divana gelmeyeceğini söyledi.

“BENİMLE BERABER AYRILIR”

Taraftarların istifaya davet ettiği İsmail Kartal’ın görevden ayrılmayacağını belirten Aziz Yıldırım, şunları söyledi:

“İsmail Kartal istifa etti. Ben göndermem, hepiniz bilin. Ben gidene kadar İsmail Kartal kendisi gitmek istemezse ben göndermeyeceğim. Benimle beraber ayrılır. Ayıp yahu."

Kartal’a yönelik tepkilere de değinen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sekiz senedir niye hesap kitap sormadınız? Bir maçta beraber kaldı diye herkes ayağa kalktı. Bu bağıran çağıranlar neredeydi sekiz senedir? Şampiyonlar Ligi’nde şampiyon mu olacağız dedik. İnsanlar niye bu kadar hazımsız? Tek Fenerbahçe var. YouTube’da üç lira, beş lira kazanacağım diye yayın yapıyorlar. İnsanlar buna kanıyorlar.”

Kartal’ın göreve gelme sürecini de hatırlatan Yıldırım, mayısa kadar sabır istedi:

“İsmail Kartal benim kafamda yoktu. Aykut Kocaman’ı getirmemek için her çıktığım toplantıda laf söylemediniz mi? İsmail Hoca’yı getirin demediniz mi? Yahu ne istiyorsunuz? Mayıs ayı gelir, başarısızsa bir daha da buraya gelemez. Ama mayısa kadar bir sabredin ya. Slavia’ya 2-0 galiptik, 2-2 bittik. Yarın Liverpool geliyor, pazartesi Galatasaray’ı yeneriz.”

KADIKÖY’DEN ÇIKMANIN ŞARTINI AÇIKLADI

Stat sürecini anlatan Yıldırım, Türkiye’nin 2032 Avrupa Şampiyonası finali için 75 bin kişilik bir stat yapmak istediğini aktardı:

“Stat meselesi var. Bizden önceki isimler devletle diyaloğa girmişler. Bu diyaloğun sonunda devlet, 2032'de Avrupa Şampiyonası’nı İtalyanlarla birlikte yapmak için almışlar. 2032'deki finalin burada oynanmasını istiyor Türkiye. Bunun için de 75 bin kişilik stat yapmak istiyorlar. Bizim yönetimlerle konuşmuşlar. Belli aşamalara da gelmişler. Ama yönetim gidince, top bize kaldı. Top bizde.”

Yıldırım, mevcut stadın büyütülmesine yönelik projelerin bakanlıklara sunulduğunu, Çevre Bakanı’nın ise kulübe yeni stadı tahsis etmeyi önerdiğini anlattı:

“Mevcut stadın büyütülmesiyle ilgili Nihat Özbağı projeleri hazırladı. Hem Gençlik ve Spor’a hem de Çevre Bakanlığı’na verdik. Hızlandırmak için Ankara’ya gittik. Çevre Bakanı ile konuştuk. Bu konuyu tekrar açtı. ‘Arzu ederseniz bu stadı size tahsis edelim. Siz Saraçoğlu’ndan çıkıp buraya gelin.’ dedi.”

Kadıköy’den ayrılmanın ancak Fenerbahçe’nin menfaatine olması hâlinde gündeme gelebileceğini söyleyen Yıldırım, son kararı kongrenin vereceğini ifade etti:

“Ben de şunu söyledim. ‘Fenerbahçe’nin menfaatine olmayan hiçbir şeye evet demem. Ama menfaatleri görürsem, bizim de isteklerimizi kabul ederseniz kongreyi toplar, kongre karar verir.’ Bu şekilde konuştuk. Onlar bir hazırlık yapıyorlar. Bu hazırlık da fizibilite çalışması. Biz bu konuşmanın sırasında da menfaatlerimiz olması gerektiğini ifade ettim. Olmazsa kongreyi toplamam dedim.”

“DEVLETLE HİÇBİR ZAMAN PAZARLIK YAPMADIM”

Stat konusunda kendisi hakkında yazılanlara da tepki gösteren Yıldırım, başkanlık döneminden örnekler verdi:

“Ben iş almak için devletle hiçbir zaman pazarlık yapmadım. 20 sene başkanlık yaptım. Geldiğim zaman param çoktu. 1999 yılında 30 milyon dolar Fenerbahçe’ye para verdim. Tamer Yelkovan burada şahit. Parayı çuvalla şirketten aldılar. Hepsini TL’ye çevirdik korkudan. Dolar olarak borç gözükmedi. Sıfırladık.”

“Başkanlığı bıraktığım zaman, arabalar sattım, şirketimdeki insanların maaşını ödedim. Bir gün gidip devletten bir şey istemedim. 1996 yılında Türkiye’nin en büyük projesine imza attım. ‘Stadı şöyle yapalım, böyle yapalım, bana iş verin’ diyecek şerefsiz değilim. Onu yazan şerefsizlere söylüyorum.”

“BİR DAHA DİVANA GELMEYECEĞİM”

Yüksek Divan Kurulu’nda katılım hakkı bulunan 5.416 üyeden toplantıda 350 kişinin bulunduğunu söyleyen Yıldırım, üyelere seslendi:

“Bir daha divana gelmeyeceğim. Ben mayıstan sonra yokum. Bir daha kulübün içine gelmem. Kulübünüze sahip çıkın.”

“60 bin 65 kişi üyemiz var. Bunun 6 bin kişisi aidat borcunu ödememiş, 54 bin kişi ödemiş. Yüksek Divan Kurulu’na geldik. Aidat borcu olmayan üye sayısı 5.416. Aidat borcu 669, toplam 6.085.”

“Divan Kurulları, kanunda yoktur. Bizim Medeni Kanun’da yoktur. Bunu bütün kulüpler, gelip kulüplerin durumlarıyla ilgili konuşmak için, aydınlatmak için bir araya gelmesi sağlanan bir kurumdur. Aklıselim insanların olması gereken kurumdur.”

“6.085 kişi var, bunun 5.416'sı buraya katılma hakkına sahip. Kaç kişiyiz? Ben sabah geldiğimde aldığım rakam 318'di, şimdi 350 kişidir. Ben neden geleyim buraya? Ben ayda bir sizinle toplantı yapacağım, aynı burada anlattığım şeyleri anlatacağım. Öbürlerine gerek yok, kulübe sahip çıkmıyorlar. Gelin burada fikirlerinizi söyleyin! Bana değil, ben yarın yokum!”

ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDEN 26 MİLYON EURO

Son maçları da değerlendiren Yıldırım, Şampiyonlar Ligi’ne katılım sayesinde kulübe 26 milyon euro geldiğini açıkladı:

“Slavia Prag’la 2-2 berabere kaldık, olabilir. Aston Villa’dan 6 tane yedik, yemememiz lazımdı. Bireysel hata sonucunda 3 tane gol yemişiz. O da olabilir, insan yani. Fenerbahçe’yi şampiyon yapacağım, benim sözüm bu. İlerleyen günlerde ne dedik? Şampiyonlar Ligi’ne katılmamız lazım. Katıldık. Bu katılımdan dolayı 26 milyon euro para geldi.”

“Biz kulübe borç vermedik, hep sponsorluk verdik. Geri alma şeyi yok artık. Şimdi Şampiyonlar Ligi’ne katılmakla, bütün Fenerbahçelilere sesleniyorum. Ya kardeşim, 18 senedir Şampiyonlar Ligi’ne katılmayan bir takım katılmış. Katıldık diye herkes mutsuz. Böyle bir insanlık görmedim.”

“MEMLEKETTE SEVGİ BİTMİŞ”

Yıldırım, ülkedeki genel ortama ilişkin de konuştu:

“Türkiye çok kötü bir yere gitti. Ve gidiyor. Sevgi bitmiş. Memlekette sevgi bitmiş. Herkes birbirinin aleyhine konuşuyor. Yan yana geliyorsun, seni methediyor. En son odadan kim çıkarsa başlıyorlar onun aleyhine anlatmaya.”

Konuşmasında Adalet Bakanı ve yardımcılarına teşekkür eden Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

“Ben inanmadığım şeyleri söylemem. Yapamayacağım şeyleri söylemem. Her gün bağırmam. Bir defa söylerim. Sessiz derinlik dedim. Durmadan bir şey oluyor. O yaptı, bu yaptı diyorlar. Devlet yapıyor, devlet. O yüzden Adalet Bakanı’na ve yardımcılarına teşekkür ediyorum. Devlet bazı şeyleri biliyor ve onların üzerine yürümeye başladı.”