Feke Devlet Hastanesi'nde hemşire olarak çalışan Muhammed Ataş, ‘Dünyanın en değerli baharatı” olarak anılan safranı haberlerde gördükten sonra üretim yapmaya karar verdi.
Safranbolu'dan temin ettiği 50 kilogram safran soğanını toprakla buluşturan Ataş, geçen 3 yılda bu miktarı 500 kilograma çıkardı.
Sağlık sektörünün yoğun ve stresli çalışma temposundan arta kalan zamanlarını yaylada geçiren Ataş, yaklaşık 3 dönümlük arazisinin 1 dönümünde safran yetiştiriyor. İş yoğunluğu nedeniyle arazisinin tamamında üretim yapamayan Ataş, doğayla iç içe vakit geçirerek iş stresini atıyor.

BAŞLAYANLARIN YÜZDE 95'İ VAZGEÇİYOR
Safran üretiminin zahmetli bir süreç olduğunu belirten Ataş, bitkinin değerinin de bu zahmetten kaynaklandığını söyledi.
Ataş, "Değeri üretiminin zahmetli olmasından kaynaklanıyor. İnsanlık tarihi kadar eski ve her zaman değerli olmuş bir bitki. Safran ekmeyi düşünüp araştıran her 100 kişiden yaklaşık 90-95'i zahmetinden dolayı vazgeçiyor. Safranın içindeki 140'ın üzerinde farklı bileşenin en önemlileri uçucu yağlar. Hasadı doğru yapılmazsa bunlar buhar olup uçabiliyor. Fiyatı ben 800-900 TL arasında satıyorum. O yüzden kaliteli safran için hasadını doğru yapıp uçucu yağları kurumuş ürünün içinde tutmak gerekiyor" diye konuştu.

50 KİLOGRAMLA BAŞLADI, 500 KİLOGRAMA ULAŞTI
Üretim serüvenini anlatan Ataş, "Safranı yaklaşık 3 yıl araştırdıktan sonra ektim. İlk başta az bir alan ekmiştim, zamanla çoğaldı. 50 kilogram soğan ektim. 3 yıl sonra 500 kilogram soğan elde ettim. Sonra onları yeniden ektim. Şu anda yaklaşık 1 dönüm alan ekili. Tarlanın toplamı 3 dönüm ama tek başıma tamamının bakımını yapamadığım için bu kadar ekebildim" diye konuştu.
170-180 ÇİÇEKTEN SADECE 1 GRAM SAFRAN ÇIKIYOR
Safranın kullanım alanları ve üretim miktarı hakkında bilgi veren Ataş, "170-180 çiçekten ortalama 1 gram safran çıkıyor. Bununla bir bardak çay yapılabiliyor. Biraz daha yoğun yaptığımızda bile 1 gram safrandan minimum 60-70 bardak çay çıkabiliyor. Ürünlerime güveniyorum. İstanbul'da bir müşterim vardı. Safranımın Safranbolu'daki safran kadar hoşuna gittiğini ve ürünlerimin kaliteli olduğunu söyledi. Genellikle çay veya yemeklerde kullanmak için alıyorlar. Ben de kilogram fiyatı için 900 ile 1000 lira arasında bir rakam düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Ataş, sağlık sektörünün oldukça yoğun ve yorucu bir sektör olduğunun altını çizerek, "Burada doğayla iç içe vakit geçiriyorum. Doğanın bize sunduğu bitkilerden üretim yapıyorum" dedi.

KÖY KADINLARINA DA GELİR KAPISI AÇTI
Ataş'ın başlattığı üretim, Feke'de köyde yaşayan kadınlara örnek olurken kadınlar safranı çay, sirke ve farklı ürünlere dönüştürüp ekonomik değeri yüksek ürünler elde ederek ev ekonomilerine katkı sunuyor.
Köyde safran üretiminin kadınlar için bir avantaj olduğunu aktaran Hatice Köse, "3-4 yıldır Muhammed beyden safran alıyorum. Kalitesinden çok memnunum. Türkiye'de sanırım safran sirkesi üreten yok. Ben de safran sirkesi üretiyorum. Güvenilir yerden almak benim için önemli. Safran sirkesinin de maddi değeri yüksek. 3 yıl önce araştırdığımda litresinin 20 bin lira olduğunu görmüştüm. Sirke yapıyorum, kremlerde de kullanıyorum. Adana'da safranı çok bilen yok. Muhammed bey bir ilki başarmış. Buradaki kadınlara da örnek oldu. Ben de bunlarla evime katkıda bulunuyorum" diye konuştu.