Bayram milyonlar için tatil ve dinlenme anlamına gelirken, turizm ve hizmet sektöründe çalışan emekçiler için yine mesai, yine geçim mücadelesi anlamına geliyor. Geçinemeyen emekçiler “bayramda mesai yapmazsam açım” diyor. Bir yanda otellerde doluluk oranları, tatil kampanyaları ve milyonluk bayram harcamaları konuşulurken, diğer yanda binlerce emekçi için bayram, dinlenme değil daha fazla mesaiden ibaret. Turizm, temizlik ve hizmet sektöründe çalışan işçiler, artan hayat pahalılığı nedeniyle bayramda dahi çalışmak zorunda kaldıklarını söylüyor. Bayram sofralarının yerini geçim hesaplarının aldığı Türkiye’de emekçiler ‘tatil’ kelimesinin kendileri için artık bir lüks haline geldiğini anlattı.

ÇALIŞMAZSAM GEÇİNEMEM
İstanbul’da dış cephe cam silme işinde çalışan 45 yaşındaki Nizamettin Tekin de onlardan biri. Yaklaşık 28 yıldır turizm sektöründe çalışan Tekin, yıllardır değişmeyen tek şeyin ‘çalışma mecburiyeti’ olduğunu söyledi. “Bayram dört gün. Ben ancak bir gününü izin olarak kullanabiliyorum. Çünkü mesai yapmazsam geçinemem. Tatil yapacak durumum yok” dedi. Tekin, “28 yıldır çalışıyorum. Çünkü açım. Aradan geçen yıllarda değişen hiçbir şey olmadı. Çalışmazsam açım, geçinemem. Bayram insanların dinlendiği gün olabilir ama bizim için mesai demek. Dış cephe cam silme işi yapıyorum. Ölümle burun buruna çalışıyoruz ama aldığımız maaş insanca yaşamaya yetmiyor” diye konuştu.
Aylık yaklaşık 45 bin lira kazandığını dile getiren Tekin, özellikle turizm sektöründe emekçilerin görünmeyen büyük bir yük taşıdığını ifade ederek “Oteller doluyor, insanlar tatil yapıyor ama o tatilin görünmeyen tarafında biz varız. İnsanlar denize girerken biz yüksek katlarda cam siliyoruz. Bayramda çocuklarımla vakit geçirmek isterdim ama geçim derdi her şeyin önüne geçiyor” ifadelerini kullandı.
Fatura ödemek zor

İstanbul Karaköy’de bir otelde kat müdürlüğü yapan 46 yaşındaki Gülşen Kezer, yıllardır bayram demeden çalıştığını anlattı. Üç çocuk annesi Kezer, eşinin iflas etmesinin ardından hayatlarının bir anda değiştiğini söyledi.
YÜKÜMÜZ AĞIR
Kezer, “7 yıldır çalışıyorum. Eşim iflas edince çocuklar okuyordu, mecburen çalışma hayatına girdim. Duygusallığa kapılmadım, emeğimle ayakta kalmaya çalıştım. Bayrammış, tatilmiş düşünemiyorsunuz çünkü ev geçindirmek zorundasınız” dedi. Turizm sektöründeki çalışma koşullarının ağır olduğunu dile getiren Kezer, özellikle kadınların büyük bir yük altında çalıştığını belirtti. Aylık yaklaşık 55 bin lira kazandığını ifade eden Kezer, maaşların yüksek görünmesine rağmen yaşam maliyetleri karşısında eridiğini söyledi.
Kezer, “Bugün insanlar bayramda tatil yaptığı için değil, masrafını kapatabilmek için çalışıyor. Çocuk okutmak, kira ödemek, faturaları yetiştirmek çok zor. Bayram bizim için ekstra mesai anlamına geliyor” diye konuştu.