Kaşıntı başladığında kaşımak genellikle kısa süre içinde rahatlama sağlar. Bilim insanları şimdi, beynin ne zaman yeterince kaşınıldığını anlamasına yardımcı olan biyolojik sistemin bir bölümünü ortaya çıkardı.
Keşif, sinir sisteminin kaşınmayı doğal olarak nasıl sınırladığını gösterirken, kronik kaşıntı bozukluklarında bu sürecin neden aksayabileceğine de ışık tutabilir. Bulgular, 70’inci Biophysical Society Annual Meeting’de sunuldu.
TRPV4 MOLEKÜLÜNÜN BEKLENMEDİK ROLÜ
Brüksel’deki Louvain Üniversitesi’nde Roberta Gualdani’nin laboratuvarında çalışan araştırmacılar, kaşıma gibi mekanik uyarılarla tetiklenen kaşıntıda TRPV4 adlı molekülün beklenmedik bir rol oynadığını belirledi.
Gualdani, başlangıçta TRPV4’ü ağrı bağlamında incelediklerini belirterek, “Ancak ağrı yerine çok net şekilde kaşıntının, özellikle de kaşınma davranışının nasıl düzenlendiğine ilişkin bir bozulma ortaya çıktı” dedi.
SİNİR SİSTEMİNDE MOLEKÜLER GEÇİT GİBİ ÇALIŞIYOR
TRPV4, duyusal sinir hücrelerinde küçük moleküler geçitler gibi çalışan iyon kanalları ailesinin bir parçası olarak biliniyor. Bu kanallar, fiziksel veya kimyasal değişimlere yanıt olarak iyonların hücre zarından geçmesini sağlıyor.
Bu yapıların, sinir sisteminin sıcaklık, basınç ve doku stresi gibi duyuları algılamasında rol oynadığı biliniyor. Ancak TRPV4’ün kaşıntıdaki, özellikle de kronik kaşıntıdaki rolü uzun süredir tartışmalıydı.
GENETİK OLARAK DEĞİŞTİRİLMİŞ FARELER İNCELENDİ
Araştırma ekibi, TRPV4’ün etkisini daha net incelemek için bu molekülün yalnızca duyusal nöronlardan çıkarıldığı genetik olarak değiştirilmiş fareler oluşturdu.
Daha önceki çalışmalarda molekül tüm vücuttan silindiği için, TRPV4’ün tam olarak nerede etkili olduğunu belirlemek zorlaşıyordu.
Genetik analiz, kalsiyum görüntüleme ve davranış testleri sonucunda TRPV4’ün, dokunmaya duyarlı Aβ düşük eşikli mekanoreseptörler olarak bilinen nöronlarda bulunduğu belirlendi. Kanalın ayrıca kaşıntı ve ağrı yollarıyla bağlantılı bazı duyusal nöronlarda da yer aldığı görüldü.
KAŞINMA NEDEN BAZEN DURMAZ?
Araştırmacılar daha sonra farelerde atopik dermatite benzeyen kronik bir kaşıntı durumu oluşturdu. Sonuçlar ekibi şaşırttı.
Duyusal nöronlarında TRPV4 bulunmayan fareler genel olarak daha az kaşındı. Ancak her kaşınma atağı normalden çok daha uzun sürdü.
Gualdani, bunun ilk bakışta çelişkili göründüğünü belirterek, “Aslında bu durum kaşıntının nasıl düzenlendiğine dair çok önemli bir şeyi ortaya koyuyor” dedi.
BEYNE “YETER” SİNYALİ GÖNDERİYOR
Çalışmaya göre TRPV4, yalnızca kaşıntı hissini oluşturan bir yapı değil. Molekül, mekanoduyusal nöronlarda negatif geri bildirim sinyalinin devreye girmesine yardımcı oluyor.
Bu sinyal, omurilik ve beyne kaşımanın yeterli rahatlama sağladığını bildiriyor. Bu geri bildirim sistemi çalışmadığında, kaşınmadan alınan tatmin duygusu zayıflıyor ve kaşınma daha uzun sürüyor.
Araştırmacılara göre TRPV4, sinir sisteminin içsel “kaşınmayı durdur” mekanizmasının bir parçası olabilir.
KRONİK KAŞINTI TEDAVİLERİ İÇİN ÖNEMLİ OLABİLİR
Bulgular, TRPV4’ün kaşıntıdaki rolünün sanılandan daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Deri hücrelerinde bu kanal kaşıntı hissini tetiklemeye yardımcı olabilirken, nöronlarda kaşınma davranışını kontrol etmeye ve sınırlamaya katkı sağlıyor.
Bu ayrım, gelecekte geliştirilecek tedaviler açısından önemli olabilir.
Gualdani, TRPV4’ü geniş biçimde bloke etmenin çözüm olmayabileceğini belirterek, gelecekteki tedavilerin çok daha hedefli olması gerekebileceğini söyledi. Buna göre tedaviler, kaşınmayı durdurmayı sağlayan sinirsel mekanizmalara müdahale etmeden yalnızca deride etkili olacak şekilde geliştirilebilir.
MİLYONLARCA KİŞİYİ ETKİLİYOR
Kronik kaşıntı; egzama, sedef hastalığı ve böbrek hastalığı gibi rahatsızlıklarla yaşayan milyonlarca kişiyi etkiliyor. Ancak tedavi seçenekleri hâlâ sınırlı.
Araştırmacılar, vücudun kaşıntıyı nasıl kontrol ettiğini ve kaşınmanın ne zaman durması gerektiğini bildiren sinyallerin nasıl çalıştığını anlamanın, ileride daha etkili tedavilere kapı aralayabileceğini düşünüyor.