ABD’de çoğu uzayla ve Dünya dışı maddelerle ilgili hassas araştırmalarla bağlantılı en az 10 bilim insanının ölümü ya da ortadan kaybolması, son dönemde çok sayıda habere, spekülasyonlarına ve komplo teorilerine konu oldu.

NASA’ya bağlı Jet Propulsion Laboratory bünyesinde uzun yıllar çalışan Frank Maiwald'ın 2024 yılında Los Angeles’ta gizemli şekilde hayatını kaybettiği belirtildi.

ABD’nin nükleer araştırmalarının merkezlerinden biri olan Los Alamos Laboratuvarı'nda uzun yıllar görev yapan Anthony Chavez, 2025 yılında evinden çıktıktan sonra kayboldu ve kendisinden bir daha haber alınamadı.

Aynı laboratuvarla bağlantılı bir diğer isim olan Melissa Casias da benzer şekilde ortadan kayboldu. Casias’ın telefonlarının içeriği silinmiş halde evinde bulunması ve kişisel eşyalarını yanına almadan kaybolması, olayın şüpheli yönlerini güçlendirdi.

NASA ile bağlantılı bir başka kayıp ise Monica Reza oldu. Reza’nın 2025 yılında Kaliforniya’da yürüyüş yaparken kaybolduğu, olayın halen çözülemediği bildirildi. Reza’nın çalışmalarının, kaybolan bir diğer isim olan emekli ABD Hava Kuvvetleri generali William Neil McCasland ile bağlantılı olduğu da öne sürülüyor.

Bazı yetkililer, özellikle ABD'nin nükleer sırları ve UFO çalışmaları konusunda bilgi sahibi olan Neil McCasland'ın kaybolmasının çok endişe verici olduğunu vurguluyor.

Bilim insanlarının kaybolması ve ölmesiyle ilgili tartışmaya ailelerden tepki - Resim : 1
Carl Grillmair

Bu vakalara ek olarak, son dönemde bazı bilim insanlarının şüpheli ölümleri de gündeme geldi. Carl Grillmair evinin önünde vurularak öldürülürken, füzyon enerjisi üzerine çalışan Nuno Loureiro ve ilaç araştırmacısı Jason Thomas da hayatını kaybeden isimler arasında yer aldı.

TRUMP: ÇOK ÖNEMLİ BİR MESELE

Art arda yaşanan bu olaylarla ilgili çok sayıda iddia gündeme gelirken ABD Başkanı Donald Trump da geçen hafta konuya değinerek "Umarım bu olaylar tesadüftür. Ne olduğunu önümüzdeki birkaç hafta içinde öğreneceğiz. Çok önemli bir mesele" demişti.

BBC'nin haberine göre, sosyal medyada bu ve benzeri vakalar “kayıp bilim insanları” başlığı altında bir araya getirilerek birbirleriyle bağlantılı olduğu öne sürülüyor. Ancak listede yer alan kişilerin meslekleri ve yaşam öyküleri oldukça farklı, bazıları bilim insanı bile değil.

Hayatını kaybeden ya da kaybolan kişilerin yakınları da, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve acılarını derinleştirdiğini söylüyor.

Şubat ayında Kaliforniya’daki evinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden tanınmış astronom Carl Grillmair’in eşi Louise Grillmair, eşinin ölümünün kişisel bir husumetten kaynaklandığını düşündüklerini belirterek, komplo teorilerini “tamamen saçmalık” olarak nitelendirdi. Aileye göre saldırgan, daha önce yaşanan bir olay nedeniyle yanlış bir intikam motivasyonuyla hareket etti.

Bilim insanlarının kaybolması ve ölmesiyle ilgili tartışmaya ailelerden tepki - Resim : 2
William Neil McCasland

Benzer şekilde kaybolan isimlerden biri olan emekli Hava Kuvvetleri generali William Neil McCasland’ın eşi de iddiaları yalanladı. Eşinin ortadan kaybolmasının sağlık sorunları ve kişisel nedenlerle ilgili olabileceğini belirten McCasland’ın eşi, olayın gizli programlarla ilişkilendirilmesini gerçekçi bulmadığını ifade etti.

Uzmanlar da bu tür iddialara temkinli yaklaşıyor. Araştırmacı Mick West, ABD’de gizli projelerde çalışan yüz binlerce kişi bulunduğunu hatırlatarak, bu büyüklükte bir toplulukta belirli sayıda ölüm ve kaybolma vakasının istatistiksel olarak olağan olduğunu vurguladı.

Yetkililer bazı vakalarla ilgili soruşturma yürütse de, birçok olayın bireysel ve açıklanabilir nedenlere dayandığı belirtiliyor. Aileler de komplo teorilerinin, hayatını kaybedenlerin anısına zarar verdiğini ve yas sürecini daha da zorlaştırdığını dile getiriyor.