Yeni bir araştırma, boşanmış ya da hiç evlenmemiş ebeveynlerin yetişkin çocuklarında ruhsal sıkıntı ve depresyon tanısının daha sık görüldüğünü ortaya koyarken, bu ilişkinin önemli bir bölümünün ebeveynlerin ruhsal hastalıkları ve madde kullanımından kaynaklanabileceğine işaret etti.
Psychiatry Research dergisinde yayımlanan çalışmada, Kanada'daki Tyndale Üniversitesi'nden Mary Kate Schilke ve meslektaşları, 2021-2024 yılları arasındaki Davranışsal Risk Faktörü Gözetim Sistemi verilerini kullanarak 128 bin 264 yetişkinin ruh sağlığı ile ebeveynlerinin evlilik geçmişi arasındaki ilişkiyi inceledi.
Araştırmacılar, ebeveynleri boşanmış yetişkinlerin yüzde 13,6'sının, ebeveynleri hiç evlenmemiş olanların ise yüzde 16,3'ünün son bir ay içinde sık sık ruhsal sıkıntı yaşadığını bildirdiğini belirledi. Ebeveynleri evli kalmış kişilerde bu oran yüzde 8,5 olarak kaydedildi.
Benzer şekilde, ebeveynleri boşanmış yetişkinlerin yüzde 19,2'si, ebeveynleri hiç evlenmemiş olanların ise yüzde 18,7'si hayatlarının bir döneminde depresyon tanısı aldığını bildirdi. Ebeveynleri evli kalanlarda bu oran yüzde 14,1'di.
Ancak araştırmacılar, ebeveynlerdeki ruhsal hastalıklar hesaba katıldığında söz konusu ilişkinin önemli ölçüde zayıfladığını ortaya koydu. Ebeveynlerin madde kullanımı da hesaba katıldığında benzer şekilde ilişkinin zayıfladığı görüldü.
Araştırmanın kıdemli yazarı Toronto Üniversitesi'nden Esme Fuller-Thomson, bulguların çocukların gelecekteki ruh sağlığının ebeveynlerinin medeni durumundan çok, büyürken karşılaştıkları zorluklardan etkilendiğine işaret ettiğini söyledi.
Fuller-Thomson, ebeveynlerdeki ruhsal hastalıkların ve madde kullanımının azaltılmasına yönelik çabaların yalnızca ebeveynlere değil, gelecek nesillerin ruh sağlığına da fayda sağlayabileceğini belirtti.