MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) tarafından yapılan yeni bir araştırma, depremlerin alışılagelmişin dışında bir davranış sergileyerek "bumerang" etkisi yaratabileceğini ortaya koydu.

Genellikle bir fay hattı boyunca tek bir yönde ilerleyen kırılmalar, nadir durumlarda yön değiştirerek saniyeler içinde halihazırda sarstığı bölgeyi ikinci kez vurabiliyor.

Basit Fay Hatlarında Gizli Tehlike

Geçmişte bu tür "geriye doğru yayılan" depremlerin yalnızca karmaşık, çok parçalı veya kıvrımlı fay sistemlerinde gerçekleşebileceği düşünülüyordu. Ancak MIT araştırmacıları Yudong Sun ve Camilla Cattania’nın yürüttüğü simülasyonlar, tamamen düz ve basit bir fay hattının bile doğru koşullar altında bu bumerang etkisini üretebileceğini kanıtladı.

Araştırmacılar, bu karmaşık davranışın doğada sanılandan çok daha yaygın olabileceğini ve mevcut sismik verilerde gözden kaçmış olabileceğini belirtiyor. Özellikle 2011 Tohoku (Japonya) ve 2023 Türkiye-Suriye depremleri gibi büyük felaketlerin bu tür bir bumerang davranışı sergilemiş olabileceğine dair ipuçları bulunuyor.

Sürtünme ve "İkinci Geçiş" Mekanizması

Araştırmaya göre, bir depremin yön değiştirmesinin anahtarı fay üzerindeki sürtünme kuvvetinin değişiminde yatıyor. Normalde bir kırılma başladığında sürtünme düşer ve kayma kolaylaşır; ancak bumerang depremlerde sürtünme önce azalıyor, sonra geçici olarak artıyor ve ardından tekrar düşüyor.

Kırılma bir yöne doğru ilerlerken, arkasındaki bölgede stres birikmeye devam ediyor.
Belirli fiziksel koşullar oluştuğunda, bu biriken stres ikinci bir kırılmayı tetikleyerek sarsıntıyı başlangıç noktasına doğru geri gönderiyor.

Bu durum, büyük depremlerin sadece küçük depremlerin ölçeklendirilmiş hali olmadığını, temelde farklı kırılma dinamiklerine sahip olabileceğini gösteriyor.

Hasar Modelleri Değişebilir

Depremin yönü, yer sarsıntısının şiddetini doğrudan etkiler; çünkü sarsıntı genellikle kırılmanın ilerlediği yönde daha güçlü hissedilir. Eğer bir deprem bumerang etkisiyle geri dönerse, bir bölgeyi adeta "süpürüp" geçtikten saniyeler sonra tekrar şiddetli bir şekilde sarsabilir.

Profesör Camilla Cattania, bu durumun binaların dayanıklılığı ve hasar modelleri açısından kritik olduğunu vurguluyor: "Sarsıntı, kırılma yönünde güçlenir ve binalar buna daha fazla tepki verir. Bu nedenle bumerang olaylarının nerede gerçekleşebileceğini anlamak, gelecekteki tehlikeleri öngörmek için hayati önem taşımaktadır."

Bu bulgular, harita üzerinde basit görünen fay hatlarının bile aslında çok daha karmaşık fiziksel süreçlere sahip olabileceğini ve mühendislerin afet planlamalarında bu "ikinci geçiş" riskini göz önünde bulundurmaları gerektiğini ortaya koyuyor. Araştırma sonuçları AGU Advances dergisinde yayımlandı.