Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, BirGün gazetesine konuştu. Özel, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin CHP hakkındaki mutlak butlan kararını hukuka aykırı bulduğunu söyledi. Kararın Yargıtayda bozulmasını beklediğini belirten Özel, bu beklentisinin CHP'ye dönüşle ilgili olmadığını ifade etti.

"YÜZDE 97 ORANINDA ELİMİZDE TUTTUK"

Özel, karar öncesinde hukuki değil siyasi bir hazırlık yürüttüklerini anlattı. "Hukuksuz bir karara yönelik hukuki hazırlık yapılamaz. Ama biz bu kararın geleceğini öngörerek siyasi hazırlığımızı yapmıştık" dedi.

Sürecin ilk gününden itibaren partideki dikine hiyerarşiye öncelik verdiklerini kaydeden Özel, şunları söyledi:

"İl başkanları, ilçe başkanları ve milletvekili grubu bizi mi tanıyacak, butlanla geleni mi tanıyacak diye baktık. Her bir aşamayı konuştuk ve tasarladık arkadaşlarımızla. Butlanla gelen yönetimin gayrimeşru olacağını, asla muhatap kabul edilmemesi gerektiğini ve partinin dikine hiyerarşisinin korunması gerektiğini savunuyorduk. Aynen de böyle oldu. Neticede devlet gücünü kullanarak binadan zorla çıkartıldık. Ancak parti hiyerarşisini yüzde 97 oranında elimizde tuttuk."

"YURTTAŞ KARARI VERDİ"

Özel, mutlak butlan yönetimini, CHP'ye yönelik ve "yargı darbesi" olarak nitelendirilen operasyona alet olmakla suçladı. YENİ Parti Genel Başkanı, "Yurttaş kararı burada verdi. Kimin meşru olduğunu, kimin meşru olmadığını gördü. Haksızlıktan medet uman taraftan yana değil, haklının yani bizim yanımızda durdu" diye konuştu.

"SUSTURULAMAZ NOKTALARA ULAŞTI"

Özel, karar sonrası İzmir'den başlattığı ziyaretlerin 22 kente ulaştığını belirtti. Bu süreçte YENİ Partiye yönelik talebin giderek yükseldiğini savunan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her şey kendiliğinden olgunlaştı. YENİ Parti'yi kurduk. İsmi ne olsun diye tartışmadık bile. YENİ Parti, halk tarafından teşvik edilen, bütçesi halk tarafından oluşturulan bir yapı oldu. Butlan yönetimine ve görev kabul edenlere tepkinin bu kadar üst düzeyde olacağını beklemiyordum. Kırgınlık, kızgınlık bekliyordum ama tepki bir süre sonra susturulamaz noktalara ulaştı. Yine de biz ısrarla tepkileri bir kontrol altında tutmaya çalıştık. Butlan yönetimi, tepkilerin zamanla soğuyacağını bekledi ama şimdi üç ay geçti, tepkiler hâlâ aynı. Butlan yönetimince atanan il başkanlarının ilçelerin anahtarlarını verecek ilçe başkanı bulamadığı bir süreç yaşanıyor."

"TÜRKİYE'DE GÖRÜLMEMİŞ BİR HUKUK SKANDALIYDI"

Özel'e, kararın bozulması hâlinde CHP'ye dönüp dönmeyeceği soruldu. Özel bu soruyu şöyle yanıtladı:

"Mutlak butlan kararı, Türkiye'de görülmemiş bir hukuk skandalıydı. Bu kararın Adalet Bakanlığından adeta dikte ettirilen bir karar olduğunu daha önce anlattım. Aynı zamanda bu kararla ilgili CHP içinden birtakım iş birlikçilerin olduğunu da belirttim. Çok siyasi, çok çalışılmış, Adalet Bakanlığına teslim edilmiş, Adalet Bakanlığından gönderilmiş bir kararla karşı karşıyayız. Bu kararı imzalayanların da savunamayacağı bir karar bu. Şimdi, hukukta büyük bir sökük var. Yargıtayın bu söküğü dikmesi gerekiyor. Eğer dikilmezse kamu düzeni diye bir şey kalmayacak."

Özel, beklentisinin partisinin rotasını değiştirmeyeceğini de vurguladı:

"Türkiye'deki hukuk düzeni adına Yargıtayın ilgili dairesinin buna 'dur' diyeceğini ümit ediyorum. Bu ümidim CHP'ye dönmeye dair değil. Biz yeni bir yola çıktık ve bu yeni yolda yürüyoruz. Ama CHP gibi bir partinin tüm varlıklarıyla, kurumsallığıyla, logosuyla işgal altında kalmasına, talana uğruyor olmasına ve tüm varlıklarının adeta yağmalanıyor olmasına yüreğim razı gelmiyor. Butlan yönetimi CHP'den uzaklaştırılmalı ve CHP sağlıklı bir yapıya ulaştırılmalı."

ÜYE SEÇİMİ MODELİ TÜZÜĞE İŞLENECEK

Özel, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığı için kurulan dayanışma sandıklarına dikkat çekti. Bu sandıklarda CHP üye sayısının yedi katı oy kullanıldığını aktaran Özel, aynı yöntemi partide kalıcı hâle getireceklerini söyledi:

"Bir kere bu kazanımdan geri dönemezdik. İmamoğlu'nun adaylığı önündeki hukuki engeller kalkmazsa aday değiştirmek durumunda kalırsak aynı güçte adayı aynı yöntemle belirlemek zorundayız. Aynı şekilde ilçe ve il başkanımızı hatta genel başkanı da üye arkadaşlarımız seçecek. Bu model büyük heyecan uyandırdı. Bu konunun tüzüğümüze işlenmesi için de gerekli çalışmaları yapıyoruz. Hem Siyasi Partiler Kanununun gereğini yerine getireceğiz hem de üyeyi seçim süreçlerinde söz sahibi yapacağız. Bu model, inanılmaz derecede sahiplenildi ve kalıcılaşacağını düşünüyorum. Önümüzdeki dönem Siyasi Partiler Kanununda yapılacak değişikliklerle tüm siyasi partilerin de uygulayacağı bir kazanıma dönüşeceğini düşünüyorum bu modelin. İl ve ilçe başkanlarıyla genel başkanlık için birden fazla aday da olabilir. Kanun gereği elbette delegeler de olacak ama delegeler, bütün üyeler adına teknik zorunluluğu yerine getirecek. Bu aslında daha önce uygulanmış bir gelenek. Eskiden konferans yapılıyordu, bu bir ÖDP ve SOL Parti geleneği aslında. Partinin finansman kısmı için de öyle düşünebiliriz. Aidatın bir aidiyete dönüştüğü, finansmanı sağlayan kişilerin sorumlu olduğu ve bu kişilere hesap verilmesi çok önemli. Aslında bu demokrasinin en önemli bir gereği."

İMAMOĞLU ELEŞTİRİLERİNE YANIT

Özel, "Ekrem İmamoğlu unutuluyor mu" yönündeki eleştirileri haksız bulduğunu söyledi. Kimsenin geride bırakılmadığını belirten Özel, "İmamoğlu'nu da diğer arkadaşlarımızı da uğradıkları hukuksuzluklara karşı ne sokakta ne meydanlarda ne de mahkemelerde geride bırakmadık" ifadelerini kullandı.

KONGRE SÜRECİ VE YEDİ SAYFALIK YÖNERGE

Özel, kongre süreçlerinde kurucu kadroların mutlaka görev alacağını bildirdi. Partinin kapsayıcılığı için yedi sayfalık bir yönerge hazırlandığını anlatan Özel, şöyle konuştu:

"İl ve ilçelerde sadece bize oy veren kesimleri tatmin eden listeler yapılmaması konusunda arkadaşlarımızı uyardık. Esnafsız, işçilerin temsil edilmediği listeler olmamasını istedik, kapsayıcı olunmasını istedik. Bizim bulunduğumuz yer, merkezdir. Bu, partiyi soldan merkeze çekmek demek değildir. Bütün demokratlarla birlikte, tek adam rejimine karşı verilecek ortak mücadeleden söz ediyoruz. Tüm toplumsal muhalefetin adalet, eşitlik, özgürlük talebinde birleşeceği yeni bir merkez olarak tarif ediyoruz YENİ Parti'yi. Partinin bulunduğu yerden daha sağa gitmesini değil ama partinin bulunduğu yeri güçlendirip bütün demokratları da birlikte mücadeleye davet etmesini istiyoruz. Önümüzdeki seçimlerde muhalefetle muhalefetin yarışmayacağını umuyoruz. İlk seçimler, 'Demokrasi mi yoksa otokrasi mi' seçimi olacak. YENİ Parti büyümek istiyor. Bu yüzden bütün demokratlara kapısını açık tutuyor. YENİ Parti, kendisinin dışındaki muhalefet partilerini yok ya da hor görmüyor. Muhalefete patronluk etmek gibi bir derdimiz yok."

"BU PARTİNİN FİNANSÖRÜ MİLLET"

Özel, anketlerde partisinin en az itiraz edilen ve ikinci tercih olarak en çok işaretlenen parti olduğunu öne sürdü. Üye sayısının 18 günde 600 bini aştığını aktaran Özel, "Yüz binlerce üyemiz aidat sorumluluğunu eksiksiz yerine getiriyor. Arkadaşlarımıza da söyledim. Ayaklarımızda hiçbir pranga yok. Bu partinin finansörü millet. Bu özgüvenle hareket edeceğiz" dedi.

İBB UYARISI

Belediye meclislerindeki dengenin bozulmasının AK Partinin işine yaradığı değerlendirmeleri de Özel'e soruldu. Butlan CHP'sinin meclis üyelerinin bazı bölgelerde iktidar partisiyle hareket ettiğini savunan Özel, şunları söyledi:

"Etimesgut ve Menderes'te yaşananlar bir suçüstü hâlidir. Bu tablo İBB'ye de sıçramaz diyemeyiz. Olmaz dediğimiz her şeyi olduran bu anlayış için 'İBB'nin AKP'ye geçmesini göze alamazlar' diyemeyiz. Yapabilirler, onların hiçbir şeylerine kefil olamayız."

BİLDİRGEDE DÖRT SÜTUN

Özel, Türkiye'nin en yakıcı sorununu ekonomi olarak tanımladı. Partide süren hükûmet programı çalışmalarına ilişkin bilgi veren Özel, "Güçlü bir adalet vurgusu olacağını söyleyebilirim. Sosyal adalet, gelir adaleti, vergi adaleti ve mahkemeler önündeki adalet. Dört ana sütun üzerine oturacak, güçlü bir adalet taahhüdü olacak" ifadesini kullandı.