TARIK IŞIK / NEFES

CHP’de tartışmaların göbeğine bu hafta İzmir oturdu. “Her geçen gün rutinleşen Ekrem İmamoğlu davasının önüne geçti” bile diyebiliriz. İzmir önce Buca ve Seferihisar Belediyelerinde yapılan operasyonla gündeme geldi. Ardından mutlak butlan ile başlayan süreçte Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun kadrosundaki İzmir ağırlığı ortaya çıktı. İzmir Milletvekilleri Mahir Polat Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı, Rıfat Nalbantoğlu da Genel Sekreter oldu. Urla sevgisi ile tanınan Cemal Canpolat ile Devrim Barış Çelik, Merkez Yönetim Kurulu’na (MYK) girdi. CHP örgütlerinde uzun süredir Kadın Kolları MYK üyeliği görevini üstlenen İzmirli siyasetçi Ayten Gülsever de CHP Kadın Kolları Genel Başkanı oldu. Bu atamayla birlikte Gülsever, İzmir’i temsil eden güçlü Genel Merkez yöneticilerinden biri haline geldi.

18 Haziran akşamı Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay CHP’den istifa etti. Hatırlatmakta fayda var; özellikle son bir yıldır kulislerde Tugay’ın CHP’den ayrılacağı zaten dillendiriliyordu. Hatta geçen yıl temmuz ayında Tugay, “Bu iddiaları dile getirenlerin art niyetli olduğunu düşünüyorum. Tanımadığım, yaptığımız hiçbir şeyden haberi olmayan insanların boş boş iddiaları bunlar” demişti. O dönemde Tugay’ın AK Parti’ye geçeceği konuşuluyordu.

***

Tugay’ın istifasının bir gün öncesine dönelim. Dananın kuyruğu eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile eski CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’ün tutuklu yargılandığı kooperatif davasında koptu. Heval Savaş Kaya, 17 Haziran’daki duruşmada Tugay’ı açık açık suçladı. “İnşaatlar yürümesin” diye kasten hareket edildiğini savunarak şunları söyledi:

“Bu dönemde bir kurultay süreci yaşadık. Tunç Soyer ve biz Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Cemil Tugay ise Özgür Özel’i desteklemişti. Özel kazanınca Tugay’ı aday gösterdi. Cemil Tugay, kendisinin Karşıyaka Belediye Başkanı olmasında emeği bulunmasına rağmen Soyer ile arasına politik bir mesafe koydu. Kendisi Soyer’i duygusal ve ruhsal olarak aşamamış, kompleks haline getirmiş. Belli ki aynı kompleksleri bana karşı da yaşamış. Göreve geldikten sonra ilk işi İZBETON AŞ’ye denetçi göndermek oldu. Suç bulamayınca FETÖ’cü gibi suç uydurmaya başladılar. Meseleleri üzüm yemekmiş. Kim nerede, kiminle ne kadar üzüm yiyor bilmiyorum ama ben tüm yargılamalardan Allah’ın izniyle çıkacağım.”

***

Tugay, aynı gün sosyal medya hesabından Kaya’ya cevap verdi:

“Kooperatif süreçlerine ilişkin İZBETON tarihinde olmadığı kadar sayıda Sayıştay denetçisi ve sonra hiç olmadığı şekliyle mülkiye başmüfettişi inceleme yapmıştır, hâlihazırda da yapılmaktadır. Üstelik sadece İzmir değil ülke genelinde tüm CHP’li belediyelere bu tür bir yönelim söz konusuyken, konuyu İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Cemil Tugay üzerinden değerlendirmeye çalışmak ve bütün bunların sebebi olarak göstermeye çalışmak, hakarete ve ithamlara maruz bırakmak, ‘tutukluluk ruh hâli’ ile açıklanamaz. Heval Savaş Kaya kurultay ve diğer siyasi süreçlerden bahsetmiştir. Mahkeme salonları siyasi kurultayların devamı değildir. Bir yargılamada cevap aranması gereken soru; kimin kimi desteklediği, kimin kime küstüğü ya da kimin kime gönül koyduğu değildir. Sorulması gereken soru çok basittir: Kamu kaynakları kullanılırken mevzuata uyulmuş mudur? Kamunun zarara uğrama ihtimali doğmuş mudur? Kararlar yetki ve usul kurallarına uygun mudur? Bu soruların cevabı siyasi analizlerle değil, dosyadaki delillerle verilir.”

***

Yine aynı gün CHP MYK’da İzmir İl Başkanı Çağatay Güç görevden alınarak yerine eski Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü atandı. Kooperatif davası 16 Ekim’e ertelendi ama siyasi sonuçları ertelenmedi. Heval Savaş Kaya tarafından sıkıştırılan Cemil Tugay, siyasi kan davalısı Utku Gümrükçü İl Başkanı olarak atanınca Genel Merkez’i aradı. “Ya o ya ben” dedi. Ancak Kılıçdaroğlu tercihini Gümrükçü’den yana koyunca Tugay’ın gündemine CHP’den istifa bir kez daha geldi. Diğer nedenlerden biri de İmamoğlu ve Özel’e yakınlığından dolayı Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından ihraç ihtimaliydi. Tugay istifa ettiği gün iki önemli telefon görüşmesi daha yaptı. Biri Özgür Özel, diğeri “İstanbul”. İstanbul’la yaptığı görüşme gün boyu devam eden tereddüde son noktayı koydu. İzmir Tugay’a tam destek veriyor mu? İzmir’de CHP’nin belediye başkan sayısı 28. Ancak sadece dördünün Tugay’a destek verdiği belirtiliyor. Şimdilik iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar meclis üyesi Tugay’la birlikte istifa etti.

***

Bu yazıyı yazdığım sırada Meclis Muhabirimiz Mahir Bağış, Özgür Özel’in bir kurmayından edindiği iddialı bir kulisi paylaştı. Özel’in kurmayı Tugay’ın istifasını “Yeni parti için ilk kurşunu Cemil Başkan İzmir’den sıktı.” şeklinde yorumlamış. Sonrasında da “Burada elbette bir metafor kullanıyoruz. Yoksa kimseyi Yunan yerine koyup düşmanlaştırmıyoruz” demiş. Bir CHP’linin Hasan Tahsin’in 15 Mayıs 1919 sabahı, Konak Meydanı’nda işgalci Yunan Evzon Alayı’na canı pahasına sıktığı ilk kurşunu “metafor” görecek kadar hafife almasını çok garipsedim. Cemil Tugay, Kemal Bey’in restini gördü. CHP’den istifa ederek yeni partinin de yolunu açtı. Ancak Tugay’ın bir dönem AK Parti’yle de flört ettiğini unutmamak gerek. Kavgada bile söylenmeyecek sözler vardır. O sözler bir gün sahibini mahcup edebilir.