Cilt bakımında kullanılan sabunun türü, özellikle yaş ilerledikçe daha fazla önem kazanıyor. Genç yaşlarda sorun oluşturmayan bazı temizleyiciler, 40 yaşından sonra ciltte kuruluk, gerginlik, kaşıntı ve pullanmaya yol açabiliyor. Bunun temel nedenlerinden biri, yaşla birlikte cildin nem tutma kapasitesinin azalması ve koruyucu bariyerin daha hassas hale gelmesi olarak gösteriliyor.

Amerikan Dermatoloji Akademisi (AAD), yaş ilerledikçe cildin daha kuru ve hassas hale gelebildiğini belirtiyor. Kuruluğu azaltmak için nazik, parfümsüz ve nemlendirici özellik taşıyan temizleyicilerin tercih edilmesi öneriliyor. Özellikle çok sıcak suyla uzun süre duş almak ve sert sabunlar kullanmak cildin doğal yağlarını azaltarak kuruluğu artırabiliyor.

40 YAŞINDAN SONRA CİLT NEDEN DAHA ÇOK KURUYOR?

Cilt, yaş ilerledikçe suyu tutma konusunda gençlik dönemindeki kadar başarılı olmayabiliyor. Özellikle 60 yaş civarında kuru cilt oldukça yaygın hale geliyor. Bunun yanında soğuk ve kuru hava, sıcak duş, bazı ilaçlar ve cilt hastalıkları da kuruluğu artırabiliyor.

Bu nedenle 40'lı yaşlardan itibaren kullanılan temizleyicinin yalnızca kiri ve teri uzaklaştırması değil, cildin doğal bariyerini mümkün olduğunca koruması da önem taşıyor.

1. SENDİT SABUNLAR

Cilt kuruluğu yaşayan kişiler için öne çıkan seçeneklerden biri sendit (syndet) temizleyiciler oluyor. Sendit ürünler, klasik sabunlardan farklı olarak sentetik yüzey aktif maddeler kullanılarak hazırlanıyor ve formülasyonlarına göre cildin doğal pH değerine daha yakın olacak şekilde düzenlenebiliyor.
Bilimsel derlemelerde, yaşlanmış ciltte alkali temizleyicilerden kaçınılması ve daha nazik temizleyicilerin kullanılması öneriliyor. Senditlerin, klasik sabunlara kıyasla cilt bariyerinde daha az bozulmaya yol açabildiği bildiriliyor.

Bu nedenle özellikle kuru, hassas veya kolay kızaran ciltlerde ürün seçerken ambalaj üzerinde “syndet”, “nazik temizleyici”, “hassas cilt” ve “parfümsüz” gibi ifadelere dikkat edilebilir.

2. GLİSERİNLİ SABUNLAR

Gliserin içeren temizleyiciler de kuru cilt bakımında tercih edilebilecek seçenekler arasında yer alıyor. Gliserin, ciltte suyun tutulmasına yardımcı olan nem çekici bir bileşen olarak biliniyor.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Bir sabunun yalnızca “gliserinli” olarak tanıtılması, her cilt için mutlaka uygun olduğu anlamına gelmiyor. Ürünün toplam formülü, parfüm içeriği, temizleyici maddeleri ve pH değeri de önem taşıyor.
Dolayısıyla 40 yaşından sonra sabun seçerken yalnızca tek bir içeriğe değil, ürünün genel formülasyonuna bakmak gerekiyor.

3. NEMLENDİRİCİ ÖZELLİKLİ KREM SABUN VE TEMİZLEYİCİLER

Özellikle kuru ciltler için hazırlanan nemlendirici özellikli krem sabunlar ve vücut temizleyicileri de klasik sabunlara alternatif olabilir. Amerikan Dermatoloji Akademisi, yaşlı ciltte gliserin, hyalüronik asit ve lanolin gibi nemlendirmeye yardımcı bileşenler içeren nazik, parfümsüz ürünlerin tercih edilebileceğini belirtiyor.

Ancak “nemlendirici” ibaresinin tek başına yeterli olmadığı unutulmamalı. Hassas veya çok kuru ciltlerde parfümsüz ve cilt bariyerini mümkün olduğunca koruyan ürünler tercih edilmesi daha uygun olacaktır.

BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR NE DİYOR?

Sabun seçiminin cilt bariyeri üzerindeki etkisi bilimsel araştırmalarda da incelendi. Yaşlı ve kuru cilde sahip kişiler üzerinde yapılan bir araştırmada, alkali sabun ile sendit temizleyicilerin etkileri karşılaştırıldı. Çalışmada cildin nem düzeyi, yüzey lipitleri, pH değeri ve transepidermal su kaybı gibi ölçümler değerlendirildi. Araştırmacılar, cilt bariyerinin durumu ile nem düzeyi ve cilt pH'ı arasında ilişki bulunduğunu bildirdi.

Başka bir karşılaştırmalı çalışmada ise klasik kalıp sabun ile sendit temizleyici 10 hafta boyunca incelendi. Klasik sabun kullanan grupta cilt pH'ında artış görülürken, katılımcılar klasik sabunu sendit ürüne kıyasla daha fazla tahriş edici olarak değerlendirdi.

Daha geniş kapsamlı bir sistematik derleme de yaşlılarda sendit veya daha nazik yüzey aktif maddeler içeren temizleyicilerin standart sabun ve su kullanımına kıyasla cilt kuruluğunu azaltmaya yardımcı olabileceğini ortaya koydu.

SABUNUN KENDİSİ KADAR DUŞ ŞEKLİ DE ÖNEMLİ

Cildi korumak için yalnızca doğru sabunu seçmek yeterli olmayabilir. Uzmanların önerileri arasında duş süresini kısa tutmak ve çok sıcak sudan kaçınmak da bulunuyor.
Amerikan Dermatoloji Akademisi, kuru cilde sahip kişilerin duş veya banyoyu yaklaşık 5-10 dakika ile sınırlamasını ve ılık su kullanmasını öneriyor. Duştan sonra cildi havluyla sert biçimde ovalamak yerine hafifçe kurulamak ve nemlendiriciyi cilt henüz hafif nemliyken uygulamak da önem taşıyor.

PARFÜMLÜ VE ÇOK KÖPÜREN SABUNLARA DİKKAT

Özellikle hassas ve kuru ciltlerde yoğun parfüm içeren ürünler tahrişi artırabilir. AAD, kuru ve hassas ciltlerde “fragrance-free” yani parfümsüz ürünlerin tercih edilmesini öneriyor. “Kokusuz” anlamındaki “unscented” ifadesinin ise aynı anlama gelmeyebileceği ve bazı ürünlerde kokuyu maskelemek amacıyla farklı kimyasallar bulunabileceği belirtiliyor.

Ayrıca çok fazla köpürmesi bir temizleyicinin daha iyi olduğu anlamına gelmiyor. Aşırı temizlik ve sert yüzey aktif maddeler, cildin doğal yağlarını uzaklaştırarak duş sonrasında gerginlik ve kuruluk hissine neden olabilir.

SABUN SEÇERKEN ETİKETTE NELERE BAKILMALI?

40 yaşından sonra temizleyici seçerken şu özelliklere dikkat edilebilir:

• Parfümsüz veya düşük irritasyonlu olması,
• Kuru ve hassas ciltlere uygun olarak belirtilmesi,
• Sendit veya nazik temizleyici formülüne sahip olması,
• Gliserin gibi nemlendirmeye yardımcı bileşenler içermesi,
• Çok sıcak suyla birlikte kullanılmaması,
• Cildi yıkadıktan sonra yoğun gerginlik hissi bırakmaması.

Öte yandan her cildin aynı olmadığı unutulmamalı. Egzama, sedef hastalığı, ileri derecede kuruluk veya sürekli kaşıntı gibi sorunlar varsa yalnızca sabun değişikliğiyle yetinmek yerine dermatoloji uzmanına başvurmak gerekiyor. Aşırı kuruluk bazı cilt hastalıkları veya başka sağlık sorunlarıyla ilişkili olabilir.

CİLT BARİYERİNİ KORUMAK İÇİN 40 YAŞINDAN SONRA RUTİN DEĞİŞEBİLİR

40 yaşından sonra cilt bakımında amaç, cildi “gıcır gıcır” temizlemekten çok koruyucu bariyerin devamlılığını sağlamak olmalı. Bunun için nazik bir temizleyici kullanmak, sıcak sudan kaçınmak, duş sonrasında uygun bir nemlendirici uygulamak ve güneşten korunmak temel adımlar arasında yer alıyor.

Kısacası, kuru cilt sorunu yaşayan kişiler için klasik, yüksek alkali sabunlar yerine sendit temizleyiciler, uygun formüle edilmiş gliserinli ürünler ve nemlendirici özellikli krem temizleyiciler daha uygun seçenekler olabilir. Ancak ürünün yalnızca üzerinde yazan “doğal”, “nemlendirici” veya “hassas cilt” ifadelerine bakarak karar vermek yerine içerik ve formülasyonun tamamını değerlendirmek gerekiyor.