Antalya’da bir ailenin uyuşturucuyla verdiği mücadele, sarsıcı bir hukuk ve vicdan hikayesine dönüştü. Hukuk fakültesi 3. sınıf öğrencisi, savcı olma hayali kuran, 22 yaşındaki A. İ. I. uyuşturucu batağına saplanınca hem kendi hayatı hem de ailesinin hayatı altüst oldu. Aylar içinde saldırganlaşan çocukları bir gece anne ve babasına bıçak çekince aile hayatlarının en zor kararını verdi ve oğullarını şikayet etti. Talihsiz genç şimdi cezaevinde.
BİZE BIÇAK ÇEKTİ
NEFES’e konuşan anne M.K. yaşadıklarını şöyle anlattı: “Uyuşturucuya üniversite ortamında alıştı. Birden değişti. Onu tanıyamaz olduk. Gerçeklikten koptu, kendi evimizde nefes alamıyorduk. Uyku uyamıyorduk. Defalarca yardım istememize rağmen etkili bir tedavi mekanizmasına ulaşamadık. Bir gece bize bıçak çekti ve sonra da tutuklandı. Davacı biz, davalı oğlumuz. Bir annenin söyleyebileceği en acı sözler bunlar ama oğlumun en azından cezaevindeyken uyuşturucuya ulaşamayacağını biliyorum.”
HASTANEYE ALINSIN
Baba G. I. ise bağımlılıkla mücadelede Türkiye’de ciddi bir boşluk olduğuna dikkat çekti. Bazı AB ülkelerinde çocukların erken yaşlardan itibaren düzenli kontrollerden geçtiğini, belirten baba, “Bizde de böyle önlemler olmalı. Özellikle 18 yaşını dolduran gençler kendi rızaları olmadan tedaviye alınamıyor. Bağımlı bir çocuk ‘istemiyorum’ dediğinde herkesin eli kolu bağlanıyor” diye konuştu. Aile, Ankara’da Özgür Köy AMATEM’de oğulları için yatak ayarlandığını ancak tutuklama süreci nedeniyle bu imkandan yararlanamadıklarını da anlattı. Son olarak Antalya Şehir Hastanesi Psikiyatri AMATEM’de zorunlu kapalı yatış kararının da tutuklulara hizmet sağlanmadığı gerekçesiyle reddedildiğini söyleyen aile “3 Şubat’ta görülecek duruşma var. Cezaevinden doğrudan hastaneye sevk edilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Zorunlu tedaviler yasal olmalı
Oğullarını uyuşturucudan kurtarmak için çabalayan aile, “Bu mücadeleyi sadece oğlumuz için değil, bu batağa sürüklenen milyonlarca genç için veriyoruz” dedi. Anne M.K yetkililerden zorunlu tedavinin yasal hale getirilmesini, büyük rehabilitasyon merkezlerinin kurulmasını ve bağımlılıkla mücadelenin cezaevi değil, sağlık temelli bir yaklaşımla ele alınmasını talep etti. “Bir tane daha çocuğu kurtarabilirsek yeter” diyen anne ve baba, mücadelelerinin Türkiye’de uyuşturucu gerçeğine dair güçlü bir uyarı olmasını istedi.