Akdeniz’deki küçük ada ülkesi Malta, son 10 yılda ABD ve İngiltere merkezli büyük film ve dizi yapımlarının Avrupa’daki en gözde çekim merkezlerinden biri haline geldi.

Ülke, cazip vergi teşvikleri, gelişmiş film altyapısı ve farklı coğrafyaları canlandırmaya elverişli tarihi dokusu sayesinde son üç yılda her yıl 30’dan fazla film ve televizyon prodüksiyonuna ev sahipliği yaptı.

2023 ve 2025 yıllarında ülkede çekilen yapım sayısı rekor kırdı. Malta’da çekilen yapımlar arasında Jurassic World Rebirth, Gladiator II, The Magic Faraway Tree ve ay sonunda vizyona girmesi beklenen Jason Statham imzalı aksiyon filmi Mutiny de bulunuyor.

FARKLI COĞRAFYALARI TEMSİL ETMEYE UYGUN

Malta, sinemada ve televizyonda çok farklı bölgelerin yerine kullanılıyor. BBC'nin Two Weeks in August dizisinde Yunanistan’ı, The Travel Writer filminde 1980’lerin Sicilya’sını, The Madame Blanc Mysteries dizisinde Fransa’nın güneyini, Guy Ritchie’nin yakında çıkacak Viva la Madness filminde ise Karayipler’i canlandırıyor.

Ülke, bazı yapımlarda kendi tarihini de doğrudan ekrana taşımaya hazırlanıyor. Netflix’in Enola Holmes dizisinin üçüncü sezonunda Viktorya dönemi Londra’sının ardından İngiliz yönetimindeki Malta’ya geçilecek.

Yönetmen Stephen Poliakoff’un The Order adlı dizisinin çekimlerinin ise gelecek yıl başlaması planlanıyor. Yapım, Malta’nın 1565’te Osmanlı güçlerinin kuşatmasına uğramasının arifesinde geçiyor.

EN BÜYÜK AVANTAJI MALİ TEŞVİK

Malta’nın film sektöründeki yükselişinin arkasındaki en önemli faktörlerden biri finansal teşvikler. Ülke, 2005 yılında nakit geri ödeme sistemini uygulamaya koydu ve son 10 yılda teşvikleri önemli ölçüde artırdı.

2025’te Malta’da çekilen 36 büyük prodüksiyonun tamamı yüzde 40 nakit geri ödeme hakkından yararlandı.

Malta Film Komiseri Johann Grech, haziran ayında düzenlenen Mediterrane Film Festivali’nde 2028’de sona erecek teşvik sisteminin daha da geliştirilmesini ve 80 milyon euroluk bir stüdyo kompleksi kurulması için özel yatırım çekilmesini hedeflediklerini açıkladı. Grech, film sektörünün Malta ekonomisi için giderek daha önemli bir unsur haline geldiğini belirterek, teşviklere yatırılan her 1 euronun sektör tarafından dört katı ekonomik değer ürettiğini savundu.

TEPKİLER DE VAR

Ancak Malta’nın uluslararası prodüksiyonlar için cazibe merkezi haline gelmesi, ülkenin kendi sinemasının geri planda kalmasına ilişkin eleştirileri de beraberinde getiriyor.

Artan prodüksiyonlar Malta’nın altyapısı üzerinde de baskı oluşturmaya başladı. Kent, kasaba ve köylerin düzenli olarak film setlerine dönüşmesi nedeniyle yol kapatmaları ve park kısıtlamaları yerel halkın tepkisini çekiyor.

Geçen ay Valletta’da çekilen bir filmle bağlantılı ekipmanların, St George’s Square’de 100 yıllık bir heykel ve tarihi kaidenin devrilerek zarar görmesine yol açması da öfkeye neden oldu.