İngiltere'de dışarıdan bakıldığında sıradan bir yapı gibi görünen Brighton Waste House'un duvarlarının içine yaklaşık 20 bin diş fırçasından tonlarca kot kumaşına, DVD kutularından disketlere kadar çöpe gitmekten kurtarılan binlerce malzeme yerleştirildi.

20 BİN DİŞ FIRÇASIYLA EV YAPTILAR: DUVARLARINDAN ÇIKANLAR ŞAŞIRTIYOR

İngiltere'nin Brighton kentinde bulunan iki katlı bir yapı, dışarıdan bakıldığında çağdaş mimariye sahip sıradan bir bina izlenimi veriyor. Ancak Brighton Waste House'u diğer yapılardan ayıran asıl özellik, duvarlarının ardında saklı.

İnşasında klasik yapı malzemelerinin yanı sıra normal şartlarda çöpe gidecek binlerce ürün değerlendirildi. Eski diş fırçaları, kot kumaşları, DVD kutuları, disketler ve daha birçok atık, binanın farklı bölümlerinde yeniden işlev kazandı.

Brighton Üniversitesi'nin verilerine göre yapıda kullanılan malzemelerin yüzde 85'ten fazlası atık veya ihtiyaç fazlası malzemelerden oluşuyor. Projenin amacı da atık olarak görülen ürünlerin çağdaş ve düşük enerjili bir yapıda yeniden değerlendirilebileceğini göstermekti.

Diş fırçalarından kendilerine ev yaptılar: Atıkları sanat eserini çevirdiler - Resim : 1

DUVARLARINDA 20 BİN DİŞ FIRÇASI VAR

Binanın en şaşırtıcı ayrıntılarından biri duvar boşluklarında bulunuyor.

Brighton Waste House'ta yaklaşık 20 bin eski ve kullanılmış diş fırçası duvar boşluklarına yerleştirildi. Bunların önemli bir bölümünün Gatwick Havalimanı'nda birinci sınıf ve business class yolcularına verilen ve tek kullanımın ardından atılan diş fırçalarından oluştuğu belirtiliyor.

Üstelik diş fırçaları yalnızca dikkat çekici bir tasarım unsuru olarak kullanılmadı. Yapı, bu tür sıra dışı atıkların yalıtım performansının incelendiği bir araştırma alanına dönüştürüldü.

2 TON KOT, BİNLERCE DVD KUTUSU VE DİSKET

Diş fırçaları binanın içindeki sıra dışı malzemelerden yalnızca biri.

Yapıda yaklaşık 2 ton kot kumaşı, 4 bin DVD kutusu ve 4 bin disket de kullanıldı. Üniversitenin proje kayıtlarında ayrıca eski video kasetleri, halı karoları, bisiklet iç lastikleri, plastik ürünler ve farklı inşaat atıkları da bulunuyor.

Kot kumaşları, DVD'ler ve video kasetleri gibi malzemeler duvar boşluklarına yerleştirilerek yalıtım açısından nasıl performans gösterdiklerinin incelenmesine imkân sağladı. Yapının belirli noktalarında oluşturulan şeffaf bölmeler sayesinde duvarların içerisindeki sıra dışı malzemeler görülebiliyor.

AHŞAP İSKELETTE BİLE ATIK MALZEMELER KULLANILDI

Geri dönüşüm yaklaşımı yalnızca duvarların içini dolduran malzemelerle sınırlı tutulmadı.

Binanın yapımında başka şantiyelerden çıkan kontrplak levhalar, kesilmiş ahşap parçaları ve farklı inşaat malzemeleri yeniden değerlendirildi.

Atılmış tuğlalar, kontrplaklar, keresteler, vinil afişler, polistiren parçaları ve bisiklet iç lastikleri de yapının farklı bölümlerinde kendilerine yeni kullanım alanı buldu. Hatta eski kahve fincanları ve kahve atıklarından mutfak tezgâhı üretildi.

YORGANLAR YALITIM MALZEMESİNE DÖNÜŞTÜ

Brighton Waste House tamamlandıktan sonra da yeni malzemelerin denendiği bir yapı olmayı sürdürdü.

2018 yılında gerçekleştirilen çalışmalarda Brighton Üniversitesi'nin öğrenci yurtlarından çıkan eski yorganlar toplandı. Kullanım ömrünü tamamlayan yorganlar çöpe gönderilmek yerine yalıtım malzemesi olarak binaya dahil edildi.

Böylece normal şartlarda atık haline gelecek tekstil ürünlerinin yapı içerisinde farklı bir işleve kavuşturulup kavuşturulamayacağı da uygulamalı olarak gösterildi.

İSTİRİDYE KABUKLARINDAN DUVAR KAROSU YAPTILAR

Binaya daha sonra eklenen malzemeler arasında istiridye kabukları da bulunuyor.

Brighton'daki bir restorandan temin edilen atık istiridye kabukları öğütüldü. Kabuklar, yakındaki Preston Barracks projesinden elde edilen atık agregalarla bir araya getirilerek duvar karolarına dönüştürüldü.

Böylece yemek sonrası çöpe gidecek kabuklar dahi binanın bir parçası haline getirildi.

ÖĞRENCİLER DE İNŞAATINDA ÇALIŞTI

Waste House'un arkasındaki isim, mimar ve Brighton Üniversitesi akademisyeni Duncan Baker-Brown.

2013-2014 döneminde inşa edilen projede yalnızca profesyoneller çalışmadı. Üniversite öğrencileri, mesleki eğitim gören gençler, çıraklar ve farklı gönüllüler de yapım sürecine katıldı. Brighton Üniversitesi, toplamda 250'den fazla öğrencinin projeye katkıda bulunduğunu belirtiyor.

Yapı Haziran 2014'te kapılarını açtı.

SADECE SERGİLENMİYOR, HÂLÂ KULLANILIYOR

Brighton Waste House'un dikkat çekici taraflarından biri de deneysel bir proje olarak inşa edilip daha sonra terk edilmemesi.

Yapı, Brighton Üniversitesi bünyesinde ekolojik tasarım araştırmalarının yürütüldüğü “yaşayan laboratuvar” ve eğitim alanı olarak kullanılmaya devam ediyor. Atık malzemelerin yapı içerisinde nasıl performans gösterdiği de araştırmaların konularından birini oluşturuyor.

Binanın farklı noktalarındaki şeffaf bölmeler ise ziyaretçilerin duvarların içinde bulunan diş fırçalarını, kotları ve diğer atıkları doğrudan görmesine imkân sağlıyor.

Böylece Brighton Waste House, bir zamanlar çöpe gitmesi beklenen binlerce ürünün doğru şekilde yeniden değerlendirildiğinde bir yapının parçasına dönüşebileceğini gösteren kalıcı bir deney alanı olarak varlığını sürdürüyor.