Sosyal medya uygulamalarında el yapımı ürünler sattığını söyleyen bazı hesaplar, vatandaşların karşısına dikkat çeken hikayelerle çıkıyor. Geçim sıkıntısı yaşadığını veya küçük atölyesinde ayakta kalmaya çalıştığını anlatan hesapların arkasındaki gerçek her zaman aynı değil.
ABD merkezli teknoloji sitesi The Verge tarafından incelenen hesaplarda, yapay zekayla oluşturulmuş kadınlar el yapımı kemer tokaları sattıklarını anlattıkları videolarla dikkat çekiyor. Gözyaşları içinde işlerini kurtarmak için destek isteyen kadınlar, insanlara seslenerek ürünlerini satmaya çalışıyor. Söz konusu senaryolar, farklı insanlar ve ürünler kullanılarak tekrar ediliyor.
Bu noktada, satışın merkezinde sadece ürün değil tüketicinin kurduğu duygusal bağ da bulunurken izleyici, karşısında bir reklam karakteri değil, zor durumda olan gerçek bir üretici bulunduğunu düşündüğünde satıcının kimliğini araştırmadan alışveriş yapabiliyor.

“DOLANDIRICILAR ARTIK GERÇEKTE OLMAYAN İNSANLARI DA OLUŞTURABİLİYOR”
Bilişim Uzmanı Osman Demircan, duruma ilişkin yaptığı açıklamada “Bu dolandırıcılık yönteminin temelinde sosyal mühendislik yatıyor” ifadelerine yer vererek “Ancak geleneksel dolandırıcılıktan bu yöntemi ayıran önemli bir farkı var. Dolandırıcılar artık yalnızca sahte ürün veya sahte internet sitesi oluşturmuyor; yapay zeka kullanarak gerçekte var olmayan insanları ve onların yaşam hikâyelerini de oluşturabiliyor” açıklamasında bulundu.
“Örneğin, sosyal medyada el emeği ürünler satarak çocuklarına bakmaya çalışan bir annenin videosuyla karşılaştığınızı düşünün. Kadın ağlayarak ekonomik zorluklarını anlatıyor ve ürettiği ürünleri satın almanızı istiyor. Oysa videodaki kadın da atölyesi de tamamen yapay zekayla oluşturulmuş olabilir” diyen Demircan, “İlk aşamada kullanıcının duygularına hitap edilerek güven kazanılıyor. Ardından sahte yorumlar, beğeniler ve müşteri değerlendirmeleriyle bu güven pekiştiriliyor. Son aşamada kullanıcı bir alışveriş sitesine veya ödeme bağlantısına yönlendiriliyor.” ifadelerini kullandı.
Burada 3 farklı tehlikenin söz konusu olduğuna dikkat çeken Demircan, “Kullanıcı, gerçekte el yapımı olmayan, seri üretim bir ürüne yüksek fiyat ödeyebilir. Parasını göndermesine rağmen ürününü hiç alamayabilir. Daha tehlikelisi, sahte ödeme sayfasına girdiği kredi kartı bilgilerini, kişisel verilerini veya hesap bilgilerini dolandırıcılara kaptırabilir. Bu bilgiler daha sonra başka dolandırıcılık girişimlerinde de kullanılabilir.” dedi.

“BU GERÇEKÇİ HİKAYELERE İNANMAK ÇOK KOLAY”
Demircan konuyu ülkemiz açısından değerlendirdiğinde, “Sosyal medya üzerinden sahte ürün satışı, taklit hesaplar ve ödeme dolandırıcılığı zaten karşılaştığımız tehditler arasında. Burada dikkat çekmek istediğim nokta, dolandırıcıların artık gerçek bir işletme kurmasına, ürün üretmesine, hatta kamera karşısına geçmesine bile gerek kalmayabilmesi. Yapay zeka sayesinde bütün bunların dijital bir taklidini oluşturmak ve oluşturulan bu gerçekçi içeriklere inanmak çok kolay” sözlerini sarf etti.

TÜKETİCİLER NELERE DİKKAT ETMELİ?
“Artık yalnızca fotoğraflara ve videolara bakarak bir sosyal medya hesabının gerçek olduğunu kesin biçimde söylemek mümkün değil. Yapay zeka, gerçek insanlardan ayırt edilmesi oldukça zor görüntüler oluşturabiliyor” ifadelerini kullanan Demircan, sözlerinin devamında şu ifadelere yer verdi:
“Yine de bazı işaretler dolandırıcılık ihtimalini ortaya çıkarabilir. Örneğin, videodaki kişinin dudak hareketleriyle sesi arasında uyumsuzluk bulunması, ellerinin veya kullandığı aletlerin görüntüsünde tutarsızlıklar görülmesi ve aynı atölye görüntülerinin farklı hesaplarda kullanılması şüphe uyandırmalı. Ancak bunların bulunmaması, videonun gerçek olduğunu da maalesef kanıtlamıyor.”
“İkinci önemli nokta hesap geçmişi. Birkaç gün önce açılmış, çok sayıda ürün paylaşmış ve binlerce takipçisi olmasına rağmen gerçek müşteri deneyimleri bulunmayan hesaplara dikkat etmek gerekiyor. Özellikle yorumlara güvenerek kesinlikle alışveriş yapılmamalı. Çünkü günümüzde yapay zekayla yüzlerce farklı müşteri yorumu üretmek mümkün. Bu yorumlar farklı kişiler tarafından yazılmış gibi görünse de aynı dolandırıcılık organizasyonunun parçası olabilir.”

BU HESAPLARA DİKKAT EDİLMELİ!
Tüketicilerin ürün görsellerini Google Lens gibi tersine görsel arama araçlarıyla mutlaka kontrol etmesi gerektiğine de dikkat çeken Demircan, “El yapımı olarak satılan bir çantanın veya takının aynı görseli başka sitelerde, özellikle seri üretim ürünlerin satıldığı platformlarda bulunuyorsa ürünün özgünlüğü sorgulanmalı. Bu durum tek başına dolandırıcılığı kanıtlamaz ancak önemli bir uyarı” sözlerini iletti.
Demircan, açıklamasının devamında “Ayrıca satıcının iletişim bilgileri, ticari kimliği, iade koşulları ve ödeme yöntemi kontrol edilmeli. Özellikle sürekli acele ettiren, yalnızca kişisel IBAN’a ödeme isteyen veya alışverişi güvenilir platformların dışına taşımaya çalışan hesaplara karşı çok dikkatli olunmalı.” ifadelerini kullandı.

“DOLANDIRICILAR SAHTE KAMPANYALAR DÜZENLEYEBİLİR"
Hürriyet’ten İsmail Sarı’nın haberine göre, kendisine yöneltilen “Peki sosyal medya üzerinden satış yapan küçük üreticiler, işletme kimliğinin taklit edilmesi ve sahte ödeme bağlantılarına karşı hangi önlemleri almalı?” sorusuna yanıt veren Demircan, “Türkiye’de Instagram ve TikTok üzerinden satış yapan küçük üreticiler açısından en önemli tehlikelerden biri, sosyal medya hesaplarının aynı zamanda işletmenin vitrini ve müşteri iletişim kanalı olması. Bir üreticinin hesabı ele geçirildiğinde yalnızca takipçilerini kaybetmesinden söz etmiyorum. Dolandırıcılar bu hesaptaki müşteri yazışmalarına ulaşabilir, müşterilerden ödeme isteyebilir veya işletme adına sahte kampanyalar düzenleyebilir” dedi.
Demircan, sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı:
“Üstelik çoğu zaman saldırganın hesabı ele geçirmesi de gerekmiyor. Gerçek işletmenin profil fotoğrafını, kullanıcı adına benzeyen bir ismi ve ürün görsellerini kullanarak sahte bir hesap açması da yeterli olabiliyor. Böylece müşteriler gerçek üreticiden alışveriş yaptıklarını düşünürken paralarını dolandırıcıya gönderebiliyor. Hesap ele geçirmede kullanılan yöntemlerin başında oltalama saldırıları geliyor. Örneğin, işletme sahibine Instagram’dan gönderilmiş gibi görünen bir mesajda telif hakkı ihlali nedeniyle hesabının kapatılacağı söyleniyor. Mesajdaki bağlantıya girerek itiraz etmesi isteniyor. Kullanıcı sahte giriş ekranına hesap bilgilerini yazdığında saldırgan bu bilgileri ele geçirebiliyor.”
“Küçük üreticilerin mutlaka güçlü ve benzersiz parolalar kullanması, iki aşamalı doğrulamayı etkinleştirmesi ve mümkünse geçiş anahtarı veya kimlik doğrulama uygulamalarını tercih etmesi gerekiyor. Hesap kurtarma amacıyla kullanılan e-posta adresinin de aynı şekilde korunması önemli. Bunun yanında işletmeler, müşterilerini korumak için resmî ödeme kanallarını açıkça belirtmeli. Hesaplarında hangi internet sitesi üzerinden satış yaptıklarını duyurmalı ve farklı ödeme yöntemlerine veya bağlantılara yönlendiren mesajlara karşı müşterilerini uyarmalı.”
'Evden çalışarak zengin olun' vaadinde büyük tuzak. Uzmanlar uyardıEkonomi
Valizinizi uçağa teslim ederken iki kez dikkat edin. Havalimanında akılalmaz tuzakDünya