Bilim insanlarının küresel ölçekte felaket risklerine ilişkin araştırmaları inceleyerek yaptığı yeni araştırmaya göre bir ülke, nükleer savaş, salgın hastalıklar, asteroit çarpması, süpervolkanik patlamalar ve büyük çaplı altyapı çöküşleri gibi tehditler karşısında dünyanın en dirençli yeri olarak öne çıktı.

Global Challenges dergisinde yayımlanan araştırmada, küresel felaket risklerine ilişkin yüzlerce çalışma ve rapor incelendi.

Araştırmacılar bu riskleri üç ana kategoride değerlendirdi:

- Ani Güneş Işığı Azalması (ASRS): Büyük volkanik patlamalar, nükleer savaş veya asteroit çarpması sonucunda Güneş ışığının Dünya'ya ulaşmasının engellenmesi.

- Küresel Kritik Altyapı Kaybı (GCIL): Elektrik, ulaşım ve gıda üretimi gibi temel sistemlerin; siber saldırılar, pandemiler, jeomanyetik fırtınalar veya yüksek irtifa elektromanyetik darbeleri nedeniyle çökmesi.

- Küresel Felaket Boyutunda Biyolojik Risk (GCBR): Doğal veya insan kaynaklı, kıtalar veya dünya genelinde kitlesel ölümlere ve ağır toplumsal bozulmaya yol açabilecek biyolojik tehditler.

TÜM FELAKETLERE DİRENÇLİ TEK ÜLKE

Araştırmaya göre ülkelerin bu tür krizlere karşı dayanıklılığını artıran başlıca unsurlar arasında ekonomik refah, düşük eşitsizlik, güçlü sanayi, istikrarlı kurumlar, demokratik yönetim, merkezi olmayan yapı, çeşitlilik ve coğrafi izolasyon bulunuyor.

Bu özelliklerin birçoğunu taşıyan Avustralya, özellikle uzak konumu, geniş tarımsal üretimi, enerji kaynakları, güçlü sanayi ve madencilik sektörü sayesinde öne çıktı.

Araştırmacılar, Avustralya'nın üç ana küresel felaket kategorisinin tamamına karşı dirençli olduğu doğrudan belirtilen tek ülke olduğunu ifade etti.

Ancak ülkenin ada niteliğindeki coğrafi izolasyonu aynı zamanda bir zayıflık yaratıyor. Avustralya yakıt, ilaç ve gübre gibi bazı kritik ürünlerde uluslararası ticarete bağımlı durumda. Küresel ticaret sistemlerinin çökmesi halinde bu bağımlılık ciddi sorunlara yol açabilir.

Araştırmanın başyazarı Florian Ulrich Jehn, Avustralya'nın iklim değişikliğinin sonuçları açısından önemli sorunlarla karşı karşıya olmasına rağmen genel değerlendirmede güçlü bir konumda bulunduğunu belirtti.

DİĞER DİRENÇLİ ÜLKELER

Avustralya'nın ardından Yeni Zelanda, Japonya, İsviçre ve Arjantin de küresel felaketlere karşı görece dirençli ülkeler arasında gösterildi.

Ancak araştırmacılar bu ülkelerin her birinin belirli tehditlere karşı ciddi kırılganlıkları olduğunu belirtiyor. Örneğin İsviçre dışındaki söz konusu ülkelerin uzun kıyı şeritleri bulunuyor ve bu nedenle tsunami riskine açıklar. Ayrıca Güneydoğu Asya ve Güney Amerika'daki büyük volkanik patlamalar da bazılarını etkileyebilir.

Bilim insanlarına göre “Dünya'da küresel felaketlerden tamamen korunabilecek hiçbir yer yok".

Araştırmacılar buna rağmen Avustralya ve Yeni Zelanda gibi dayanıklı ülkelerin gelecekte gıda stokları ve tohum bankalarına ev sahipliği yapmak, sanayi altyapısını korumak ve küresel krizlere yönelik uluslararası müdahaleyi koordine etmek açısından önemli merkezler haline gelebileceğini düşünüyor.