1990’ların başında dünyanın dehşetle izlediği Bosna Savaşı sırasında kuşatma altındaki Saraybosna’da, “Saraybosna safarisi” olarak anılan kan dondurucu iddialar yeniden gündeme geldi.
İddialara göre aralarında İngiliz, İtalyan ve Almanların da bulunduğu varlıklı yabancılar, Bosnalı Sırp güçlerinin kontrolündeki tepelerden sivillere ateş etmek için yüksek meblağlar ödedi.
Savaş döneminde Bosnalı Sırp tank biriminde gönüllü olduğunu söyleyen 63 yaşındaki Aleksandar Licanin, The Times’a yaptığı açıklamada, yabancıların gündüz kadın ve çocukları hedef aldığını, akşamları ise kafe ve restoranlarda kutlama yaptığını söyledi.
Licanin, “Akşam 6-7 gibi kafeye gider, sabaha kadar şarkı söyleyip gülerlerdi. İnsan öldürmeyi kutluyorlardı” dedi.
'ÇOCUKLARI VE HAMİLE KADINLARI VURMAK DAHA PAHALIYDI'
1992-1995 yılları arasında süren Saraybosna kuşatmasında 11 bin 500’den fazla kişi yaşamını yitirdi.
İddialara göre bazı yabancılar, Bosnalı Sırp keskin nişancı mevzilerinden ateş etmek için 88 bin sterline kadar ödeme yaptı. Çocukları veya hamile kadınları vurmanın ise daha pahalı olduğu öne sürüldü.
Licanin, yabancıların özellikle kentin Yahudi Mezarlığı çevresindeki hakim noktalardan ateş ettiğini iddia etti. Söz konusu bölgenin, Bosnalı Sırp milis lideri Slavko Aleksic’in kontrolünde olduğu belirtildi.
Aleksic’in Aralık ayında hayatını kaybettiği, ölmeden önce yabancı keskin nişancıların varlığını reddettiği aktarıldı.
İTALYA'DA SORUŞTURMA BAŞLATILDI
İtalya’da savcılar, İtalyan avcıların söz konusu olaylara karışmış olabileceği iddiaları üzerine soruşturma başlattı. Bu hafta 80 yaşındaki bir kamyon şoförü sorgulandı, şüpheli suçlamaları reddetti. Üç kişinin daha ifadeye çağrılması bekleniyor.
Hırvat araştırmacı gazeteci Domagoj Margetic de Kasım ayında benzer iddiaları gündeme taşıdı. Margetic, bazı belgelerin eski milis arşivlerinden çıktığını öne sürdü. Ancak belgelerin sahte olduğu yönünde suçlamalar da bulunuyor.
SIRBİSTAN LİDERİ DE SUÇLANIYOR
Licanin ayrıca, bugün Sırbistan Cumhurbaşkanı olan Aleksandar Vucic’in o dönemde yabancılara tercümanlık yaptığını iddia etti.
Vucic ise iddiaları reddederek, savaş sırasında bölgede gazeteci olarak bulunduğunu ve milislerle bağlantısı olmadığını söyledi. Sırp yetkililer, “insan safarisi” iddialarını ülkenin itibarını zedelemeye yönelik dezenformasyon olarak nitelendirdi.
Otuz yıl boyunca sessiz kaldığını söyleyen Licanin, İtalya’daki soruşturma nedeniyle konuşmaya karar verdiğini belirterek “Gerçek ortaya çıksın istedim. Bildiklerimi İtalyan yargıçlara anlatmaya hazırım” dedi.
Savaş sonrası odunculuk yaparak hayatını sürdürdüğünü ifade eden Licanin, yaşadıklarının etkisini hâlâ taşıdığını söyledi: “Eşim geceleri kabus gördüğümü söylüyor. Ama ben sabah hatırlamıyorum. Saraybosna’ya gelen yabancıların ise hasta zihinlere sahip olduğunu düşünüyorum. Bahse girerim kabus görmüyorlardır.”