Ege’de ağaçlardan para damlıyor. Köylüler toplamaya başladı. Kilosu 50 bin
İzmir'in Çeşme ilçesinde coğrafi işaretli damla sakızı ağaçlarında yıllık hasat heyecanı tavan yaptı. Çizilen ağaçlardan damlayan ve kilosu 50 bin liradan alıcı bulan bu şifalı mucize; sağlık, gıda ve kozmetik sektörünün gözbebeği durumunda.
Türkiye'nin turizm cenneti İzmir Çeşme, sadece masmavi denizi ve rüzgârıyla değil, toprağından fışkıran yeşil altınıyla da ekonomi gündemine damga vuruyor. Bölgenin karakteristik simgelerinden olan ve coğrafi işaret tesciliyle koruma altına alınan damla sakızı ağaçlarında hummalı hasat maratonu aralıksız sürüyor. Yaz aylarının başında gövdeleri özenle çizilen ağaçlardan süzülen sakız damlaları, kuruduktan sonra tek tek toplanarak altın değerinde bir gelire dönüşüyor.
Günümüzde işlenmemiş haliyle kilosu 50 bin lira seviyelerinde alıcı bulan bu nadide ürün, Ege köylüsünün ve yerli üreticinin en önemli geçim kaynakları arasında ilk sırada gösteriliyor. Damla sakızı üretiminin oldukça zahmetli, sabır ve yüksek el işçiliği gerektiren bir süreçten geçtiği biliniyor. Üretim takvimi her yıl haziran ayının son günleri ile temmuz ayının ilk haftasında ağaç gövdelerine atılan özel çentiklerle başlatılıyor.
Çizilen kabuklardan dışarı sızan ve reçine formunda süzülen saydam damlalar, yaklaşık 2 ila 2,5 ay boyunca ağaç gövdesinden ve dibine serilen temiz topraktan aşağıya doğru akmaya devam ediyor. Eylül ayının ortalarına gelindiğinde sonbahar güneşinin etkisiyle sertleşip kuruyan sakız damlaları, üreticiler tarafından büyük bir hassasiyetle toplanıyor. Tarlalardan ve ağaç diplerinden toplanan ham sakızlar, evlerde veya işleme tesislerinde işçiler tarafından eleklerden geçirilerek toz ve yapraklardan arındırılıyor.
Aralık ayına kadar süren 1,5 aylık titiz temizlik aşamasının ardından pürüzsüz hale getirilen sakızlar; gıda, ilaç, kimya ve kozmetik sanayisinde kullanılmak üzere pazara sunuluyor. Türkiye'de damla sakızı üretimi yakın geçmişe kadar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Cumhuriyet Dönemi'nden itibaren bakım yetersizliği ve arazi dönüşümleri sebebiyle sayıları bin adede kadar gerileyen sakız ağaçları için 2020 yılında dev bir seferberlik başlatıldı.
Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çeşme Sakız Üreticileri Derneği'nin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar neticesinde, son 5 yıllık süreçte Çeşme topraklarına yaklaşık 50 bin yeni sakız fidanı dikildi.Çeşme genelinde bin dönümlük alanda üretimin sürdüğünü belirten bölge üreticilerinden Hasan Ege Tütüncüoğlu, turizm bölgesi olması nedeniyle tarımsal arazi bulmakta zorlandıklarını dile getiriyor. Tütüncüoğlu, mevcut durumda yıllık üretimin 100 kilogram seviyesinde bulunduğunu aktardı.
Tütüncüoğlu, yeni dikilen fidanların 5 yıl içinde tam verime geçmesiyle birlikte rekoltenin 1,5 ila 2 ton seviyesine fırlayacağını ve Türkiye'nin yurt dışından yaptığı damla sakızı ithalatının büyük oranda kesileceğini müjdeliyor. Damla sakızı ağacı (Pistacia lentiscus var. Chia), dünyada yalnızca Ege Denizi'nin iki yakasında; yani İzmir'in Çeşme ilçesi ile Yunanistan'ın Sakız Adası'nda (Chios) verimli şekilde yetişen endemik bir türdür.
Ürünün kalitesini ve içerdiği zengin enzimleri doğrudan etkileyen unsurlar ise bölgenin nem oranı, denizden esen imbat rüzgârı, yıllık güneşlenme süresi ve toprağın kireçli yapısıdır. Konu üzerine harita mühendisleri ve akademik çevreler tarafından yapılan hassas arazi analizleri, Çeşme'nin kendi mikroklimaları arasında bile verim farkı bulunduğunu kanıtlıyor. Örneğin Çeşme Çiftlikköy bölgesinde ekolojik uygunluk oranı yüzde 81 seviyelerindeyken, Alaçatı ve civar mahallelerde bu oran yüzde 76 ila yüzde 78 aralığına gerileyebiliyor.
Bu durum, coğrafi işaret tescilinin ürün üzerindeki benzersiz değerini bir kez daha ortaya koyuyor. Yüzyıllardır geleneksel tıp dünyasında ve Osmanlı saray mutfağında ilk sıralarda yer alan damla sakızı, modern tıp araştırmalarına da konu olan güçlü bir antioksidan ve antibakteriyel kaynağıdır. Şifalı reçinenin insan sağlığına sunduğu başlıca faydalar şu şekilde sıralanmaktadır: Mide ve Sindirim Sistemi Dostudur: Gastrit, reflü ve mide ülserine neden olan Helicobacter pylori bakterisiyle mücadelede son derece etkilidir. Mide asidini dengeleyerek hazımsızlığı giderir.
Ağız ve Diş Sağlığını Korur: Doğal bir antiseptiktir. Çiğnendiğinde ağız içi bakterileri yok eder, diş eti iltihaplarını önler ve kötü ağız kokusunu ortadan kaldırır. Solunum Yollarını Rahatlatır: Üst solunum yolu enfeksiyonlarında, astım ve bronşit şikayetlerinde balgam söktürücü ve nefes açıcı özellik gösterir. Cilt Sağlığı ve Kozmetikte Hücre Yenileyicidir: Anti-aging özelliği sayesinde yaşlanma karşıtı krem ve sabunların ana maddesidir. Cilt lekelerini azaltır ve dokuları yeniler.
Kolesterol ve Şekeri Dengeler: Düzenli kullanımda kan şekerini düzenlemeye ve kötü kolesterol (LDL) seviyelerini düşürmeye yardımcı olur. Damla sakızı ağacı, maki familyasına ait çalı formunda başlayıp zamanla bodur bir ağaca dönüşen, her mevsim yeşil kalan dayanıklı bir türdür. Ancak yüksek kalitede reçine elde edebilmek için bakım süreçlerinin aksatılmaması şarttır: Toprak Seçimi ve Budama: Süzek, kireçli ve fazla su tutmayan sarp arazileri sever. Ağacın alt dalları her yıl düzenli olarak budanarak gövdenin güneş alması ve çizim işlemlerinin kolay yapılması sağlanmalıdır.
Toprak Yüzeyinin Hazırlanması: Temmuz ayındaki çizim işleminden hemen önce, ağaç diplerindeki otlar temizlenir ve kireçli beyaz toprak veya kalsiyum carbonate tozu serilir. Bu işlem, yere düşen sakız damlalarının kirlenmesini engeller. Sulamaya Karşı Tutum: Yetişkin sakız ağaçları kuraklığa son derece dayanıklıdır. Aşırı sulama ağacın reçine salgılamak yerine yaprak ve dal uzatmasına sebep olacağından, yaz aylarında dip sulamasından kaçınılmalıdır.
Hastalıkla Mücadele: Ağaç kabuklarında oluşabilecek mantar enfeksiyonlarına karşı kış aylarında bordo bulamacı uygulaması yapılmalı, gövde zararlı böceklere karşı korunmalıdır. Sakız ağacı genel Akdeniz iklim kuşatmasında doğal olarak yetişebilse de, ticari değere sahip aromatik reçine (damla sakızı) salgılayan özel çeşidi dünyada son derece kısıtlı bir coğrafyada konumlanmıştır. Türkiye'de Bulunduğu Şehirler: Verimli damla sakızı üretimi ve coğrafi tescil tamamıyla İzmir (Çeşme, Urla, Karaburun) hattındadır.
Bunun yanı sıra iklim elverişliliği nedeniyle Muğla (Datça, Bodrum), Aydın (Kuşadası) ve Balıkesir (Ayvalık) kıyı şeridinde de peyzaj veya deneme bahçeleri şeklinde tekil sakız ağaçlarına rastlanmaktadır. Ancak reçine kalitesi ve üretim kapasitesi bakımından Çeşme rakipsiz konumdadır. Dünyada Bulunduğu Bölgeler: Küresel pazarın en büyük üreticisi Yunanistan'ın Sakız Adası (Chios) bölgesidir. Adanın güneyinde yer alan "Mastihochoria" (Sakız Köyleri) dünya üretiminin büyük kısmını elinde tutmaktadır.