Emekliye seyyanen zam ve refah payı oranları deşifre oldu. SGK uzmanı 2 büyük öneriyi açıkladı
Milyonlarca SGK, Bağ-Kur ve memur emeklisinin merakla beklediği yeni yıl maaş zammı detaylandı. Sosyal Güvenlik Uzmanı Emin Yılmaz, enflasyon farkı, seyyanen zam, refah payı ve kademeli artış dahil olmak üzere masadaki kritik senaryoları kuruşu kuruşuna hesaplayarak olası maaş tablolarını deşifre etti.
Türkiye genelindeki 18 milyonu aşkın emekli vatandaş, yeni dönemde maaşlarına yapılacak olan zam ve iyileştirme düzenlemelerine kilitlendi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak aylık enflasyon verileri yakından takip edilirken, bir yandan da kök maaş sorununu çözecek, satın alma gücünü artıracak seyyanen zam ve refah payı formülleri ekonomi yönetiminin masasında değerlendiriliyor.
Mynet'te yer alan bilgilere göre, Sosyal Güvenlik Uzmanı Emin Yılmaz, canlı yayında yaptığı kapsamlı analizlerle 2026 yıl sonu enflasyon beklentilerini, SGK, Bağ-Kur ve memur emeklilerinin zam oranlarını, seyyanen zam alternatiflerini ve bütçeye getireceği yükü tüm ayrıntılarıyla hesapladı. Sosyal güvenlik mevzuatı gereğince işçi, bağ-kur ve memur emeklilerine her yıl ocak ve temmuz aylarında olmak üzere iki kez maaş farkı veriliyor.
Bu farkların temelini altı aylık Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri oluşturuyor. 2026 yılının ilk yarısında gerçekleşen enflasyon doğrultusunda emekli maaşlarına yüzde 17,76 oranında zam yansıtılmıştı. İkinci yarının ilk üç aylık döneminde ise yüzde 5,56’lık enflasyon farkı netleşerek cebe girdi. Gözler yılın ikinci yarısını tamamlayacak olan ekim, kasım ve aralık ayı verilerine çevrildi.
Yarın kamuoyuna duyurulacak ekim ayı enflasyon rakamlarına ilişkin öngörüsünü paylaşan SGK Uzmanı Emin Yılmaz, aylık artışın yüzde 2,11 ile yüzde 2,40 bandında gerçekleşmesini beklediğini belirtti. Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi ve yıl sonu tahminleri ışığında yapılan simülasyonlarda, 2026 yılının ikinci altı aylık dönemi için toplam enflasyon oranının yüzde 10,08 seviyesinde gerçekleşeceği hesaplanıyor.
Bu rakam, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için ocak ayında uygulanacak doğrudan zam oranını ortaya koyuyor. Memur ve memur emeklilerinin zam oranı ise toplu sözleşme şartları ve enflasyon farkı ile belirleniyor. 2026’nın ikinci yarısı için yüzde 7’lik toplu sözleşme zammı alan memurlar, 2027’nin ilk yarısında yüzde 5’lik toplu sözleşme artışına hak kazanacak.
Enflasyonun yüzde 10,08 seviyesinde tamamlanması durumunda, aradaki puan farkı ve toplu sözleşme tekniğiyle memur ve memur emeklilerine gelecek toplam zam oranı yaklaşık yüzde 8 olarak hesaplanıyor. Yüzde 8’lik olası artışın maaşlara yansıması ise şu şekilde şekilleniyor: En Düşük Memur Emeklisi Aylığı: Halen 31 bin 526 TL olan en düşük memur emekli aylığı, yüzde 8’lik artışla 34 bin 054 TL seviyesine tırmanacak. Bekar Memur Çalışan Maaşı: Mevcutta 66 bin 187 TL olan bekar memur maaşı, zam sonrası 71 bin 495 TL’ye yükselecek. Evli Memur Çalışan Maaşı: 70 bin 257 TL seviyesinde bulunan evli memur maaşı ise 75 bin 891 TL bandına ulaşacak.
Hükümetin ekonomi kurmayları ve kabine toplantıları sonrasında şekillenen alternatif adımları değerlendiren Yılmaz, emekli maaşlarında 8 ayrı örnek üzerinden çalışma yapıldığını açıkladı. İlk senaryoda, taban aylıkların enflasyon altında ezdirilmemesi amacıyla en düşük emekli aylığına enflasyon oranında artış yapılması yer alıyor. Mevcutta 23 bin 552 TL olan en düşük emekli aylığına yüzde 10,8'lik fark (2 bin 374 TL) eklendiğinde, taban maaşın 25 bin 926 TL'ye çekilmesi en güçlü ihtimaller arasında bulunuyor.
İkinci ve en çok konuşulan büyük alternatif ise seyyanen zam formülü olarak öne çıkıyor. 2023 yılında kamu çalışanlarına verilen 8 bin 077 TL'lik seyyanen artışın memur katsayısı güncellemeleriyle bugün 25 bin TL seviyelerine ulaştığı, ancak bu hakkın emeklilere yansıtılmadığı hatırlatıldı. Seyyanen zammın maaş seviyesinden bağımsız olarak herkese eşit miktarda yansıtılması ilkesine dayandığını vurgulayan Yılmaz, ekonomi yönetiminin iki farklı rakam üzerinde etki analizi yaptığını belirtti.
10.000 TL Seyyanen Zam Senaryosu: Tüm emeklilere aylık 10 bin TL eşit seyyanen fark verilmesi durumunda, 18 milyon emekliyi kapsayan bu adımın genel bütçeye yıllık maliyeti 2,16 trilyon TL olarak hesaplanıyor. 15.000 TL Seyyanen Zam Senaryosu: Seyyanen artışın 15 bin TL olarak uygulanması halinde ise bütçeye getireceği ek yükün 3,24 trilyon TL seviyesine ulaşacağı öngörülüyor.
Seyyanen zam kararı alınmaması durumunda gündeme gelecek en önemli enstrüman refah payı artışı olacak. Yüzde 10'luk temel enflasyon farkının üzerine yüzde 5 ile yüzde 20 arasında değişen refah payı puanlarının eklenmesi ihtimali simüle edildi. En düşük emekli maaşı olan 23 bin 552 TL baz alınarak yapılan refah payı hesaplamaları şu sonuçları veriyor:
Yüzde 5 Refah Payı (Toplam %15 Zam): En düşük emekli maaşı 27 bin 084 TL'ye yükseliyor.
Yüzde 10 Refah Payı (Toplam %20 Zam): En düşük emekli maaşı 28 bin 262 TL'ye ulaşıyor.
Yüzde 15 Refah Payı (Toplam %25 Zam): En düşük emekli maaşı 29 bin 440 TL seviyesine çıkıyor.
Yüzde 20 Refah Payı (Toplam %30 Zam): En düşük emekli maaşı 30 bin 617 TL'ye ulaşıyor.
Uzman değerlendirmelerine göre refah payındaki en güçlü ve rasyonel senaryo toplam zam oranının yüzde 20 ile yüzde 30 aralığında (28 bin 262 TL – 30 bin 617 TL) tutulmasıdır. Refah payı uygulamasının yüksek maaş alanlar ile düşük maaş alanlar üzerindeki parametrik etkileri Maliye ekiplerince ayrı ayrı analiz ediliyor.
Maaş adaletini sağlamak adına masada bulunan diğer alternatifler ise prim gün sayısına göre kademeli artış modelidir. 3.600 prim günü ile emekli olan vatandaş ile 9.000 prim günüyle emekli olan vatandaş arasındaki maaş dengesini korumak amacıyla, alt gruptaki kök maaşlara daha yüksek, yukarıya çıktıkça azalan oranlı kademeli zam uygulanması planlanıyor.
Bunun yanı sıra çalışan emekli ile çalışmayan emekli ayrımı, 65 yaş üstü ve engelli emeklilere pozitif ayrımcılık yapılması da seçenekler arasında yer alıyor. Geliri belirli bir seviyenin altında kalan en alt gelir grubundaki emeklilere ise sosyal yardım mekanizmaları veya "vatandaşlık maaşı" entegrasyonu ile ekstra nakdi destek verilmesi gündemdeki yerini koruyor.