Dünya genelinde özellikle de milenyum ve Z kuşağı "yalnızlık salgını"nın pençesinde. Norveç'te yapılan yeni bir araştırma bu yalnızlık hissiyle başa çıkmak için ezber bozan bir çözüm önerdi.
Health and Place dergisinde yayınlanan araştırmaya göre grup aktiviteleri yerine doğada yalnız vakit geçirmek, insanların kendilerini daha az yalnız hissetmesine yardımcı oluyor.
18 yaş üstü 2 bin 544 kişinin katıldığı araştırmada, kişilere Norveç'in en büyük gölü Mjosa çevresinde ne tür aktiviteler yaptıkları ve bunları ne sıklıkla tekrarladıkları soruldu.
Bilim insanları ayrıca katılımcılardan yaşadıkları yalnızlığı tanımlamalarını istedi. Bunun için de katılımcılara iki seçenek sunuldu. Yakın ve samimi ilişkilerin eksikliğini mi yoksa büyük bir sosyal gruptan kopuk hissettikleri soruldu.
DOĞAYLA BAĞ KURANLAR DAHA AZ YALNIZ HİSSEDİYOR
Araştırmanın sonuçlarına göre göl çevresinde daha sık vakit geçiren kişiler, doğaya ve bulundukları bölgeyle daha güçlü bir bağ hissetti. Bunun sosyal gruptan kopuk hissetmeden kaynaklanan yalnızlık hissini azalttığı belirtildi.
Bilim insanları tek başına kalmanın insanları çevrelerine odaklanmaları için zihinsel alan tanıdığını belirtti. Doğayla kurulan bu duygusal bağ ve belirli bir mekana duyulan aidiyet, kişinin kendisini dünyadan soyutlanmış hissetmesini engelliyor.
Önceki çalışmalar ormanda yürüyüş yapmanın veya doğal unsurlarla karşılaşmanın da yalnızlık hissini yaklaşık yüzde 28 oranında azaltabildiğini göstermişti.
Z KUŞAĞI DAHA AZ DIŞARI ÇIKIYOR
Araştırmada yalnızlık hissini en yoğun yaşayan kişilerin aynı zamanda doğayla en az bağlantı kuran kişiler olduğuna dikkat çekildi.
Bir ankete göre Z kuşağı, X kuşağına kıyasla dışarıda yüzde 25 daha az zaman geçiriyor. Bunun nedenleri arasında kötü hava koşulları, zaman yetersizliği ve yalnız kalmak istememe gibi faktörler gösterildi.
Uzmanlar ise yalnızca 15 dakikalık yürüyüşün bile D vitamini seviyesini artırarak ruh sağlığı üzerinde olumlu etki yaratabileceğini belirtiyor.
Bilimsel araştırma: Yalnızlık hafızayı kötüleştiriyorSağlık