15 Ekim 2025'te evinde geçirdiği kalp krizi sonrası hastaneye kaldırılan ve uzun süre yoğun bakımda tedavi gören şarkıcı Fatih Ürek, 30 Ocak'ta 59 yaşında hayatını kaybetmişti. Ürek, İstanbul Üsküdar'daki Karacaahmet Mezarlığı'nda düzenlenen cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlanmıştı.

Sanatçının vefatının ardından Bodrum'da yaklaşık 170 milyon lira değerinde bir malikane, Ataşehir'de 5 daire, bankadaki nakit varlığı, yaklaşık 6 milyon liralık otomobili ile pırlanta ve mücevherlerden oluşan geniş bir servete sahip olduğu yönünde iddialar gündeme gelmişti. Fatih Ürek'in mirası ise kız kardeşleri Selvi Ürek ile Nurgül Fırat arasında paylaştırıldı.

Fatih Ürek'in vasiyeti gerçek olmadı! Ailesi nedenini açıkladı - Resim : 1

OKUL VASİYETİ HAYATA GEÇİRİLEMİYOR

Fatih Ürek'in, daha önce katıldığı bir televizyon programında dile getirdiği "Adıma okul yaptırılsın" vasiyetinin yerine getirilemediği ortaya çıktı.

Sanatçının ablası Selvi Ürek, vasiyetin uygulanamamasının temel nedeninin geride kalan borçlar ve aile içinde bu konuda ortak bir karar alınamaması olduğunu ifade etti.

"SERVET İDDİALARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR"

Bir YouTube programına konuk olan Selvi Ürek, kamuoyuna yansıyan mal varlığı haberlerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Kardeşinin sanıldığı kadar büyük bir servete sahip olmadığını belirten Ürek, "Bir gazeteci servetini abartarak anlattı. Kardeşimin şanı, şöhreti ve itibarı korunsun diye 'Beş dediyse öyle kalsın' diyerek ses çıkarmadım. İki evi var, henüz satmadık. Kredi, kredi kartı ve avans borçları çoktu. Biriktirdiği altın ve dövizle borçlarını kapatmaya çalıştık. Çalışanlarının sigortaları ve vergileri de ödendi. Şu an çok az bir borcu kaldı. Okul yaptırmak istemişti, ancak kardeşlerim ve yeğenlerim bu fikre çok sıcak bakmıyor. Onlar da normal memur insanlar, öyle bir paramız yok" ifadelerini kullandı.

VASİLİK GÖREVİ AİLE DOSTUNA VERİLDİ

Selvi Ürek, miras sürecinde aile içinde herhangi bir yanlış anlaşılmanın önüne geçmek amacıyla vasilik görevini aileye yakın bir iş insanına verdiklerini de açıkladı.

Konuya ilişkin açıklamasında, "Çok fazla takısı yoktu çünkü sürekli değiştiriyormuş. Biz kardeşleri olarak da onlara dokunmadık. Vasi olarak ise Fatih'in çok yakın, iş kadını olan bir aile dostunu tayin ettik. Kardeşlere laf gelmesin diye böyle bir karar aldık. Kardeşler arasında da vasilik konusunda tam anlamıyla güven oluşmamıştı. Bu nedenle Fatih'in çok sevdiği aile dostunu vasi olarak belirledik" dedi.