NALAN GÜNEŞ / NEFES

Meme kanseri görülme oranlarında dikkat çeken bir değişim var mı?

Türkiye’de kadınlarda görülen kanserlerin dörtte birini meme kanseri oluşturuyor. Klinikte genç yaşta tanı alan hastalarla da karşılaşıyoruz. Meme kanseri riski hâlâ yaşla birlikte belirgin olarak artıyor. Yaşam tarzındaki değişiklikler, obezite, fiziksel hareketsizlik, alkol tüketimi, üreme alışkanlıklarının değişmesi ve toplumların yaşlanması gibi birçok faktör hastalığın görülme sıklığını etkiliyor.

Meme kanserinin en önemli risk faktörleri neler? Genetik yatkınlık ne kadar belirleyici?

Kadın olmak ve ileri yaş, meme kanseri açısından en güçlü iki risk faktörüdür. Bunun yanında ailede meme veya over kanseri öyküsü, kişinin daha önce meme kanseri geçirmiş olması, bazı yüksek riskli meme lezyonları, yoğun meme dokusu, genç yaşta göğüs bölgesine radyoterapi alınması, obezite (özellikle menopoz sonrası) alkol tüketimi, fiziksel hareketsizlik ve bazı hormonal faktörler riski artırabilir. Bununla birlikte önemli bir gerçeğin altını çizmek gerekir: Meme kanseri olan kadınların büyük bölümünde belirgin bir aile öyküsü yoktur. Ailede hiç meme kanseri olmaması, kişinin risk taşımadığı anlamına gelmez. Genetik yatkınlık ise hastaların bir bölümünde son derece önemlidir.

Kişinin kendi kendine meme kontrolü yapması ne kadar önemli?

Erken tanı gerçekten hayat kurtarır. Kadınlara kendi memelerini tanımalarını öneriyorum. Ancak kendi kendine meme kontrolünü mamografinin alternatifi olarak görmemek gerekir. Kişi memesinin normal görünümünü ve yapısını bilmeli; yeni gelişen bir kitleyi, meme başında çekilmeyi, ciltte çöküntüyü veya farklı bir görünümü fark edebilmelidir.

Rutin mamografi taramalarına ne zaman başlanmalı?

Türkiye’de herhangi bir yakınması olmayan 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi önerilmektedir. Anne, kız kardeş veya kız çocuk gibi birinci derece akrabalarda genç yaşta meme kanseri olan yüksek riskli kadınlarda mamografiye daha erken yaşta başlanması gerekebilir.

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, NEFES’e konuştu: 'Ailemde yok bana olmaz’ demeyin - Resim : 1
Elle kontrol edin!

Kadınlar memelerinde hangi değişikliklerde doktora başvurmalı?

Yeni ortaya çıkan ve geçmeyen bir kitle en bilinen bulgudur ama tek bulgu değildir. Meme başında yeni gelişen içe çekilme, özellikle tek taraflı ve kendiliğinden gelen kanlı meme başı akıntısı, meme cildinde çekinti veya çökme, portakal kabuğu görünümü, açıklanamayan kızarıklık veya ödem, memenin şeklinde yeni ortaya çıkan asimetri ve koltuk altında yeni bir kitle mutlaka değerlendirilmelidir. ‘Memede kitle yoksa kanser de yoktur’ düşüncesi yanlıştır.

Meme kanseri riskini azaltmak için günlük hayatta alınabilecek önlemler var mı?

Meme kanserini yüzde 100 engelleyen bir yöntem yoktur. Sağlıklı vücut ağırlığını korumak, düzenli fiziksel aktivite yapmak, alkol tüketmemek veya mümkün olduğunca azaltmak, sigaradan uzak durmak ve dengeli beslenmek önemlidir. Vitamin, antioksidan veya bitkisel takviyelerin ‘kanseri engellediği’ düşüncesiyle kontrolsüz kullanılmasını önermiyoruz; bazıları kullanılan ilaçlarla etkileşebilir.

Doğum yapmak ve emzirmek meme kanseri riskini etkiliyor mu?

Üreme özellikle emzirme anne açısından meme kanseri riskini azaltıyor. Mütevazı bir azalmayla ilişkili olduğunu gösteren bilimsel veriler de bulunmaktadır.

Meme kanseri hakkında yanlış inanışlar neler?

Her kadının memesinin mutlaka tamamen alınacağı veya her hastanın kemoterapi görmek zorunda olduğudur. Bir diğer sık yanlış inanış, “Ailemde meme kanseri yok, bana olmaz” ve “Biyopsi yapılırsa kanser yayılır” düşüncesidir.

Her meme kanseri hastasının kemoterapi alması gerekiyor mu?

Kesinlikle hayır. Kemoterapi kararını tümörün büyüklüğü, lenf nodlarının durumu hastalığın evresi, tümörün derecesi ve özellikle biyolojik alt tipi belirler.

Meme Kanseri Farkındalık Ayı hakkında neler söylemek istersiniz?

Ekim ayını yalnızca pembe kurdelelerle sınırlamamak gerektiğini düşünüyorum. Meme kanserinden korkmak yerine onun hakkında bilgilenmeliyiz. Bizim mesajımız çok net: Ertelemeyin. Şikayetiniz varsa değerlendirin, tarama yaşındaysanız mamografinizi yaptırın.

Erkeklerde de meme kanseri görülebiliyor...

Tüm meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 0,5-1’i erkeklerde ortaya çıkmaktadır. Erkek meme kanserinde kalıtsal genetik yatkınlık özellikle önemlidir.

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, NEFES’e konuştu: 'Ailemde yok bana olmaz’ demeyin - Resim : 2
Mamografi taramalarını ihmal etmeyin.

Günümüzde meme kanseri tedavisindeki en güncel yaklaşımlar neler?

Endoskopik ve robotik meme cerrahisi bu alandaki önemli gelişmelerden biri. Kanser hücresine ilacı daha doğrudan ulaştırabilen yeni nesil tedaviler, bağışıklık sistemini tümöre karşı harekete geçiren immünoterapiler ve hedefe yönelik ilaçlar giderek daha fazla kullanılıyor.

Meme kanseri cerrahisinde memenin korunması veya eş zamanlı meme rekonstrüksiyonu (yeniden meme yapımı) hastanın psikolojik iyileşme sürecini nasıl etkiliyor?

Meme yalnızca bir organ değildir; kadın için beden algısı, kadınlık, sosyal yaşam ve cinsellikle çok yakından ilişkili olabilir. Uygun erken evre hastalarda meme koruyucu cerrahi ve radyoterapi, mastektomiyle aynı uzun dönem sağkalım sonuçlarını sağlayabilir. Mümkün olan hastada memenin korunmasını önemli buluyoruz. Mastektominin gerekli olduğu durumlarda ise uygun hastalarda deri veya meme başı koruyucu teknikler, kişinin beden bütünlüğünü korumasına ve psikolojik olarak sürece uyum sağlamasına yardımcı olabilir. Ancak burada da tek doğru seçenek yoktur. Bazı hastalar rekonstrüksiyon ister, bazıları istemez. Önemli olan, doğru kararı hastayla birlikte vermektir.

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, NEFES’e konuştu: 'Ailemde yok bana olmaz’ demeyin - Resim : 3