Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne şehri açıklarında batan gemide seyahat eden ve Hatay'da ikamet eden Kürşat Bahadır, su almaya başlayan teknede yaşanan can pazarını ve yolcuları kurtarmak için harcadığı çabayı dile getirdi. Teknede su seviyesinin yükselmesiyle yolcuların çıkışlara yöneldiğini fakat kapıların kilitli olduğunu belirtip "Onun haricinde camın altında ölüler vardı, boğulmamak için yüzmeye çalışanlar ve demirlere tutunanlar vardı" ifadelerini kullanan Bahadır, felaketin boyutunu gözler önüne serdi.
Girne limanından Mersin'e gitmek üzere hareket eden ve bir süre sonra sulara gömülen gemideki yolcular dehşet dolu dakikalar geçirdi. Hatay'ın Reyhanlı ilçesinden olan ve olay anında diğer insanlara yardım etmek için çabalayan Kürşat Bahadır, tanık olduğu korkunç anları paylaştı.
"KAPILAR KAPALI OLDUĞU İÇİN KİMSE DIŞARIYA ÇIKAMADI, İNSANLAR KAPILARI KIRMAYA ÇALIŞTI"
Tekneye su dolmaya başlamasıyla birlikte çıkış kapılarına koşan yolcuların büyük bir panik yaşadığını kaydeden Kürşat Bahadır, şu ifadeleri kullandı:
“Gemi hareket etmeye başladıktan sonra dalgalara vurdukça koltukların altından ve sırtımızı dayadığımız alandan sular çıkmaya başladı. İnsanlar artık geri dönmek istedi. Makine sorumlusu, kaptanla görüşeceğini söyledi. Ardından dalga vurunca sol tarafı vurdu ve makine sorumlusu geminin arka tarafına doğru koşmamızı söyledi. Herhangi bir yelek vesaire dağıtılmadı, yerlerinin gösterimi yapılmadı. Herkes batmayan tarafa doğru koşmaya başladığı zaman geminin içinde izdiham oldu. Kapılar kapalı olduğu için kimse dışarıya çıkamadı, insanlar kapıları kırmaya çalıştı. Gemiye yan yattıktan sonra insanlar yatan tarafa doğru kaymaya başladı ve ondan sonra kimse kendini yukarıya çekemedi. Arkamdan gelen 2 kadının, kapıyı kır ve kurtar bizi demesi üzerine kapıyı kırdıktan sonra onlarla beraber güverteye çıkmıştı”
"BEKLEYENLERİ BIRAKMAK İSTEMEDİĞİMİZ İÇİN CAMI KIRMAYA ÇALIŞTIM"
Batan teknede mahsur kalan kişileri hayatta tutabilmek adına yoğun bir çaba sarf ettiğini belirtip camın arkasında yardım bekleyen insanlara ulaşmak için uzun süre uğraştığını aktaran Bahadır, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz yukarıya çıktıktan sonra çoğu insan daha camların altında yaşıyordu ve kurtarılmayı bekliyordu. Ölenler de vardı ama kurtarılmayı bekleyenleri arkamızda bırakmak istemediğimiz için camı kırmaya çalıştım. Camın altında bir anne 2 evladına sarılmış halde 'Lütfen çocuklarımı kurtarın' diyordu. O esnade karınlarına kadar su gelmişti. Biz onları gördükten sonra camı kırmaya çalıştık ama kıramadık ama duyduğum kadarıyla anne ve çocuğu kurtarıldı. Çok mutluyum anne ve evladı kurtarıldığı için. Onun haricinde camın altında ölüler vardı, boğulmamak için yüzmeye çalışanlar ve demirlere tutunanlar vardı. Kayıp olanlardan bir amca vardı, o amcayı elime zincirle bağlamaya çalışmıştım. Elime zincirle bağladıktan sonra 'Korkma amca ben senin yanındayım, seni bırakmayacağım' şeklinde şeyler söyledim. Ortalama 30 dakika kendisini boğulmaması için yukarıda tutmaya çalıştım. En son dalganın sert vurmasıyla kayıp, geminin batan tarafına doğru sürüklendi."