İstanbul’da 20 bin bina çökmek üzere. Korkunç gerçek açıklandı. Liste şoke etti
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Temmuz 2020 ile Temmuz 2026 arasında vatandaşların başvuruları üzerine 40 bin binayı incelendi. Yapılan değerlendirmelerde bu yapıların yaklaşık yarısının “yüksek” veya “çok yüksek” risk grubunda bulunduğu belirlendi. Verilerde özellikle 1999 öncesinde inşa edilen binalara dikkat çekildi.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yılında İstanbul’daki yapıların deprem karşısındaki durumu yeniden gündeme geldi. İBB’nin Hızlı Tarama yöntemi kapsamında yaptığı çalışmalar, bazı ilçelerde risk oranlarının diğer bölgelere göre belirgin şekilde daha yüksek olduğunu gösterdi.
Karar gazetesinden Selin Işık'ın haberine göre, İBB ekipleri, vatandaşlardan gelen başvurular doğrultusunda altı yıllık dönemde 40 bin binada inceleme gerçekleştirdi. İncelenen yapıların yaklaşık 20 bininin yüksek veya çok yüksek risk kategorisinde yer aldığı belirtildi.
İBB verileri, riskli yapıların önemli bölümünün 1999 yılından önce inşa edildiğini gösterdi. Bu nedenle eski yapı stokunun tespit edilmesi ve gerekli dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması, İstanbul’un deprem hazırlıkları açısından önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı.
İncelemelerde ilçe bazındaki sonuçlar da dikkat çekti. Yüksek riskli yapıların oranında ilk sırada Avcılar yer aldı. İlçede incelenen binaların yüzde 19,07’sinin yüksek risk kategorisinde olduğu belirlendi.
İkinci sırada ise yüzde 14,59 ile Zeytinburnu yer aldı. Bağcılar’da bu oran yüzde 8,34, Küçükçekmece’de yüzde 7,80, Fatih’te yüzde 5,65 ve Esenyurt’ta yüzde 5,03 olarak kaydedildi.
Diğer ilçelerdeki oranlar ise Bahçelievler’de yüzde 3,79, Silivri’de yüzde 3,40, Bakırköy’de yüzde 3,27 ve Esenler’de yüzde 3,27 olarak açıklandı. Bu rakamlar, aynı kent içerisinde ilçeler arasında risk dağılımının önemli ölçüde farklılaştığını ortaya koydu.
İBB’nin Hızlı Tarama çalışmalarına vatandaşların ilgisi de ilçelere göre değişiklik gösterdi. En fazla başvuru Kadıköy’den gelirken, en az başvuru Sultanbeyli’den yapıldı.
6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından İstanbul’da bina incelemesi taleplerinde önemli artış yaşandı. Ancak bir süre sonra başvuru sayılarında yeniden düşüş görüldü.
Vatandaşların dijital ortamda ve yazılı olarak yaptığı başvurular kapsamında bugüne kadar İstanbul genelinde 142 bin binanın ziyaret edildiği bildirildi. Hızlı Tarama yöntemi için yapılan toplam başvuru sayısının ise 173 bin 189’a ulaştığı açıklandı.
İBB’nin Hızlı Tarama Yöntemleri ile Bina İncelemesi Projesi, 23 Temmuz 2020’de düzenlenen tanıtım toplantısıyla resmen başladı. İlk uygulamalar Avcılar ve Silivri’de pilot bölgeler üzerinden gerçekleştirildi.
Aradan geçen altı yıllık süreçte yapılan başvurular ve gerçekleştirilen incelemeler sonucunda 40 bin bina için detaylı değerlendirme ortaya konuldu. Temmuz 2026 verilerinin de dahil edildiği çalışmalarda, incelenen yapıların yaklaşık yarısının D ve E sınıfında, yani yüksek ve çok yüksek risk grubunda olduğu belirtildi.
Türkiye genelinde yaklaşık 6 milyon bağımsız birimin risk altında olduğu ifade edilirken, kentsel dönüşüm ihtiyacının en yoğun olduğu kent İstanbul olarak öne çıkıyor.
İstanbul’un ülke genelindeki yaklaşık 2 milyon acil dönüşüm ihtiyacının yaklaşık 600 bin bağımsız bölümünü barındırdığı belirtiliyor. Bu tablo, olası bir büyük deprem öncesinde yapı stokunun yenilenmesi ve riskli binaların dönüştürülmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili açıklamasında, 2012’de başlayan süreçten bu yana 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını bildirdi. Dönüşümü devam eden 291 bin bağımsız bölümle birlikte toplam 1 milyon 298 bin bağımsız bölümün dönüşüm kapsamına alındığı ifade edildi.
İBB’nin incelemeleri sonucunda öncelikli durumda bulunan yapılardan 2 bin 330’unun yıkımının gerçekleştirildiği belirtildi. Söz konusu binalarda toplam 22 bin 527 bağımsız birimin bulunduğu açıklandı.
Bunun yanında 612 binada resmi işlemlerin başlatıldığı bildirildi. Bu yapıların da yıkılmasıyla dönüşüme alınan bağımsız birim sayısının 28 bin 263’e yükselmesi bekleniyor.
Yürütülen çalışmalar kapsamında riskli yapıların boşaltılmasıyla yaklaşık 100 bin kişinin tahliye sürecinin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bu süreç, İstanbul’da deprem riski taşıyan yapıların tespit edilmesinin yanı sıra dönüşüm çalışmalarının da hız kazanması gerektiğine işaret ediyor.
İBB verilerinde bazı ilçelerde yüksek riskli bina oranlarının oldukça düşük olduğu görüldü. Şile yüzde 0 oranıyla en düşük orana sahip ilçe olarak öne çıktı. Çekmeköy’de oran yüzde 0,06, Beykoz’da yüzde 0,08 olarak açıklandı.
Başakşehir ve Sarıyer’de yüzde 0,27, Sancaktepe’de yüzde 0,30, Adalar’da yüzde 0,32, Çatalca ve Sultanbeyli’de yüzde 0,36, Beşiktaş’ta ise yüzde 0,37 oranında yüksek riskli yapı tespit edildi.
Diğer ilçelerdeki oranlar şöyle sıralandı:
Ümraniye: yüzde 0,48
Ataşehir: yüzde 0,52
Arnavutköy: yüzde 0,57
Şişli: yüzde 0,58
Eyüpsultan: yüzde 0,64
Beylikdüzü: yüzde 0,73
Tuzla: yüzde 0,88
Kartal: yüzde 0,89
Üsküdar: yüzde 0,91
Kağıthane: yüzde 0,94
Pendik: yüzde 0,95
Kadıköy: yüzde 1,10
Beyoğlu: yüzde 1,17
Sultangazi: yüzde 1,21
Maltepe: yüzde 1,23
Gaziosmanpaşa: yüzde 1,56
Bayrampaşa: yüzde 2,09
Güngören: yüzde 2,33
Büyükçekmece: yüzde 2,58
İBB’nin açıkladığı sonuçlar, İstanbul’da yapıların deprem riskinin ilçe ve bina bazında farklılık gösterdiğini ortaya koyarken, özellikle eski yapı stokunun incelenmesi ve riskli binaların dönüşüme alınmasının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.