İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan ve “Walkie Talkie” binası olarak bilinen yapı, 2013 yılında kaldırımda park edilmiş araçları “eritmesiyle” biliniyor. Binadan yansıyan ışınlar sebebiyle halıların “kömürleştiği” hatta sokakta yumurta pişirilebildiği düşünülürken, bu ışınların bir insanın üzerine düşmesi durumunda ne olabileceği merak konusu oldu.

Imperial College London’ın sitesinde paylaşılan bilgilere göre, binanın iç bükey ve son derece yansıtıcı cephesi, güneş ışınlarını yakalayıp yoğunlaştırarak sokağa yansıtmaya yardımcı oluyor ve güneşin hareketiyle birlikte değişen yoğun bir radyasyon ve ısı ışını oluşturuyor.

BİLGİSAYAR SİMÜLASYONU İLE YENİDEN OLUŞTURDULAR

Arabaları eriten binada korkutan gerçek. İnsanlar büyük tehlike atlatmış - Resim : 1

Profesör Guillermo Rein ve ekibi, binanın yansıttığı ışınlara dair bilgisayar simülasyonları gerçekleştirdi. Rein, “Hava ve iklim koşulları farklı olsaydı, bu ölüm ışınının ne kadar zararlı olabileceğini bilmek istedim” diye konuştu.

Imperial College London’ın Makine Mühendisliği Bölümü’ne mensup olan ekip, bilgisayar simülasyonları kullanarak binanın ve çevresindeki binaların geometrisini yeniden oluşturdu.

Ekip, bunun yanı sıra ışının oluşmasına yol açan koşulları tam olarak canlandırmak için o dönemdeki Londra iklimini simüle ettiler. Bölgedeki bulut oluşumu, hava durumu ve güneşin gökyüzündeki konumu gibi unsurlar da simülasyona dahil edildi.

GÜNEŞ VE BULUTLARIN KONUMU KRİTİK

Arabaları eriten binada korkutan gerçek. İnsanlar büyük tehlike atlatmış - Resim : 2

Araştırmacıların yaptığı simülasyon, binanın, ışınların en yoğun olduğu anda Londra’daki herhangi normal bir caddede ölçülecek radyasyonun 15 katına kadar radyasyon yaydığını ve bir insanın cilt hasarı görmeden yarım saat boyunca dayanabileceği miktarın 2 katına ulaştığını gösterdi.

Buna göre, ışınlar en güçlü oldukları anda çatıları hedef alıyordu, günün geri kalanında ise gücü bulutlar tarafından engelleniyordu. Araştırmaya göre, güneş gökyüzünde farklı bir konumda olsaydı ya da bulutlar daha az olsaydı, insanlar zarar görebilirdi.

“TAMAMEN ŞANS ESERİ KİMSEYE ZARAR VERMEDİ”

Profesör Rein, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Tamamen şans eseri, ışın kimseye ciddi bir zarar vermedi. Simülasyonlar, en kötü senaryoda yoğunluğun insanların cildine ve gözlerine zarar verebileceğini ya da yakındaki dairelerdeki eşyaları yakabileceğini gösterdi” ifadelerini kullandı.

Rein, ışınların yolunun sokak seviyesine düşmemiş olmasının en kötü senaryonun önlenmesine yardımcı olduğunu bildirdi.

Yaşanan erime ve yanma olaylarının ardından tasarımcı, daha fazla hasarı önlemek için binanın orijinal cephesini değiştirdi ve gölgelik ekledi.

Profesör Rein’ın araştırması, mimarların özellikle kalabalık şehirlerde yansıtıcı binalar tasarlarken daha dikkatli planlama yapmalarına yardımcı olabilir.