İran savaşı nedeniyle küresel enerji akışlarının sarsıldığı ve ekonomilerin baskı altında kaldığı dönemde, yükselen petrol fiyatları, Suudi Arabistan’ın enerji gelirlerinde milyarlarca dolarlık artış sağladı.
Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalara rağmen petrol ihracatını sürdürebilen Riyad yönetimi, artan gelirleri ekonomik ve lojistik yatırımlarını hızlandırmak için kullanıyor.
PETROL GELİRLERİ ARTTI
Mart başından bu yana savaşın etkisiyle enerji fiyatları yükselirken, Suudi Arabistan’ın petrol ihracat gelirleri Orta Doğu’daki çatışmaların ilk tam ayında 24,7 milyar dolara çıkarak son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Bu artışta, Hürmüz Boğazı’nın ticarete büyük ölçüde kapanmasına rağmen ülkenin Kızıldeniz’e uzanan Doğu-Batı boru hattını devreye alması etkili oldu.
ALTERNATİF ROTA OLDU
Bu süreçte artan petrol gelirleri, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın ekonomik dönüşüm programına finansal alan açarken, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz üzerinden alternatif ticaret ve enerji koridorlarını güçlendirme stratejisini de destekledi.
Böylece ülke, Asya, Afrika ve Avrupa arasında daha merkezi bir lojistik hat haline gelme hedefini hızlandırdı.
Bu dönemde sadece enerji taşımacılığı değil, kara lojistiği de öne çıktı. Ülkenin geniş otoyol ağı sayesinde binlerce kamyon gübre ve tüketim mallarını Körfez ülkelerinden Kızıldeniz limanlarına taşıdı. Böylece Suudi Arabistan, Asya, Afrika ve Avrupa arasındaki tedarik zincirlerinde daha merkezi bir rol üstlenmeye başladı.
Suudi Arabistan ise kuzeybatıdaki dev NEOM projesinin bazı bölümlerini lojistik merkezine dönüştürmeyi planlıyor. Yeni strateji kapsamında NEOM Limanı’nın, Avrupalı şirketlerin BAE, Kuveyt ve Irak pazarlarına erişiminde önemli bir dağıtım noktası olması hedefleniyor.