Orta Doğu’da tansiyon yükseliyor. Uzmanlar, Basra Körfezi’nde atılacak her adımın bölgesel savaşı tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. ABD basınından Fox News, Trump’ın 30 Ocak’a kadar (bugün) İran’a fiili bir deniz ablukası uygulanması için donanmaya talimat verdiğini öne sürdü. Haberde ABD Donanması’na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi ile ona eşlik eden muhriplerin İran’a yaklaştığı, Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi’nde ise üç Amerikan muhribinin daha görev yaptığı bildirildi. Öte yandan Boeing C-17 nakliye uçakları ile KC-135 yakıt ikmal uçaklarının bölgedeki uçuş yoğunluğundaki artış dikkat çekti. İran sınırına yakın bölgelerde savunma analistleri tarafından “Demir Yumruk” olarak da adlandırılan F-16, F-15E Strike Eagle ve A-10 Thunderbolt II uçaklarının konuşlandırıldığı, THAAD ve Patriot hava savunma sistemlerinin güçlendirildiği bildiriliyor. İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri unsurlarının da bölgeye sevk edilme ihtimali bulunuyor.

‘ZAMAN DARALIYOR’

Washington yönetiminin ise İran’daki iç karışıklıklar üzerinden askeri personele “halkın yanında durmaları” çağrısında bulunduğu da iddia edildi. Trump geçtiğimiz çarşamba günü sosyal medyadan da “Zaman daralıyor” mesajını paylaşmış, İran’ın nükleer program konusunda anlaşmaya yanaşmaması halinde, son derece sert bir askeri yanıt verileceğini söylemişti.

ABD SAMİMİ DEĞİL

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, CNN’e yaptığı açıklamada Trump’ın muhtemel bir savaş başlatmasının sonuçlarını kontrol edemeyeceğini belirtti. Galibaf, ABD’nin barış görüşmelerine samimi yaklaşmadığını ifade etti.

İRAN: GÜVENCE ŞART

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de ABD ile yapılacak olası anlaşmayla ilgili değerlendirmesinde, “Eşitlik temelinde, baskı ve tehdit içermeyen, İran’ın barışçıl nükleer teknolojiye sahip olma hakkını güvence altına alan bir anlaşma olmalı” dedi.

KREMLİN’DEN UYARI

Öte yandan Kremlin’den ABD’ye uyarı geldi. Kremlin İran’a karşı güç kullanmanın bölgede kaosa yol açabileceğini ve çok ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.

Avrupa Birliği (AB), İran Devrim Muhafızları Ordusunu terör listesine aldığını duyurdu. AB Dış İlişkiler Temsilcisi Kaja Kallas, bu kararın kararlı bir adım olduğunu vurgulayarak, “Kendi halkından binlerce kişiyi öldüren her rejim, kendi sonunu hazırlamaktadır” ifadelerini kullandı.

İşte masadaki 7 senaryo

ABD’nin İran’a olası askeri müdahalesi, sınırlı saldırılardan bölgesel savaşa ve küresel enerji krizine uzanan yedi farklı senaryoyu gündeme getiriyor.

1-REJİM DEĞİŞİKLİĞİ

ABD İran’ın nükleer altyapısını nokta atışı operasyonlarla hedef alır. Zayıflamış rejim devrilir ve ülke zamanla demokratik bir yönetime geçer.

2-REJİM AYAKTA KALIR

“Venezuela modeli” olarak tanımlanan bu senaryoda, güçlü ama sınırlı ABD müdahalesi rejimi devirmeden geri adım atmaya zorlar.

3-ASKERİ YÖNETİM GELİR

ABD saldırılarının ardından oluşacak kaosta, İran’ın büyük ölçüde Devrim Muhafızları kökenli bir askeri yönetim tarafından idare edilmesi ihtimali gündeme gelebilir.

4-İRAN MİSİLLEME YAPAR

İran, ABD donanmasıyla başa çıkabilecek güçte olmasa da mağaralarda ve dağlık alanlarda gizlenmiş balistik füzeler ve İHA’larla Körfez’deki ABD üslerini hedef alabilir.

5-HÜRMÜZ’E MAYIN

İran’ın, Hürmüz Boğazı ve çevresinde deniz mayınları kullanması ihtimali değerlendiriliyor.

6-ABD GEMİSİ HEDEF ALINABİLİR

İran donanmasının, asimetrik savaş yöntemleri kapsamında yüksek patlayıcılılarla donatılmış İHA’lar ve hızlı torpido botlarıyla toplu saldırılar düzenlemesi de olasılıklar arasında görülüyor.

7-HÜKÜMET ÇÖKER

En riskli senaryolardan biri olarak görülen bu durumda, İran devlet yapısının dağılmasıyla ülke genelinde ciddi bir otorite boşluğu ortaya çıkabilir.